'Devlet ile Kandil arasında doğrudan temas' iddiası

Numedya’da yayımlanan Tuncay Doğan imzalı köşe yazısında, devlet ile Kandil arasında doğrudan temasın olduğunu iddia edildi. Yazıda, MİT’in Kandil’le temas yürüttüğü, devlet heyetinin hem Kandil’de hem de İmralı’da görüşmeler yaptığı iddia edildi

'Devlet ile Kandil arasında doğrudan temas' iddiası

Artı Gerçek - Kürt sorununun çözümü kapsamında başlatılan süreç ile ilgili 'duraksadığı' yorumları yapılırken, Kandil ile devletin 'doğrudan temas halinde olduğu' iddia edildi.

Numedya’da yayımlanan Tuncay Doğan imzalı köşe yazısında, DEM Parti İmralı Heyeti’nin 27 Mart’ta gerçekleştirdiği son İmralı görüşmesinin ardından kamuoyunda “süreç bitti mi”, “rafa mı kaldırıldı” tartışmalarının yapıldığı ancak son günlerde ortaya çıkan bilgilerin müzakerelerin sürdüğünü gösterdiği ifade edildi.

Doğan, özellikle son günlerde yayımlanan haberlerin Ankara ile Kandil arasında doğrudan ya da dolaylı temasların yoğunlaştığına işaret ettiğini belirtti.

Yazıda, ilk dikkat çekici bilginin 13 Mayıs’ta Yeni Yaşam gazetesinde Dr. Hayri Hazargöl imzasıyla yayımlanan yazıda yer aldığı aktarıldı. Söz konusu yazıda, devlet ile Kandil temsilcileri arasında yalnızca dolaylı temasların değil, Kandil dışında yüz yüze görüşmelerin de yapıldığına dair bilgiler bulunduğu ifade edildi.

Bu iddianın, Türkiye gazetesinde Yücel Kayaoğlu imzasıyla yayımlanan “MİT, Kandil’le temasa geçti: 10 gün içinde ortaya yol haritası çıkacak” başlıklı haberle yeniden gündeme geldiği kaydedildi.

Yazıdaki ilgili bölüm şöyle:

"Özellikle son üç gün içinde yayınlanan iki ayrı haber, Ankara ile Kandil arasında doğrudan ya da dolaylı temasların yeni bir düzeye doğru ilerlemekte olduğunu gösterdi.

İlk dikkat çekici bilgi, 13 Mayıs’ta Yeni Yaşam gazetesinde Dr. Hayri Hazargöl imzasıyla yayınlanan “Siyasi irade tanınacak mı?” başlıklı yazıda yer aldı. Hazargöl yazısında, devlet ile Kandil temsilcileri arasında yalnızca dolaylı temasların değil, Kandil dışında yüz yüze görüşmelerin de yapıldığına dair bilgiler aldıklarını aktardı.

Bu iddia, iki gün sonra Türkiye gazetesinde Yücel Kayaoğlu imzasıyla yayınlanan “MİT, Kandil’le temasa geçti: 10 gün içinde ortaya yol haritası çıkacak” başlıklı haberle fiilen doğrulanmış oldu.

DEVLET HEYETİ HEM İMRALI’DA HEM DE KANDİL’DE TEMASLAR YÜRÜTÜYOR

Kayaoğlu’nun haberine göre devlet adına bir heyet Kandil’de görüşmeler yürütüyor ve bu görüşmeler sonucunda örgütün hazırlayacağı yol haritası Ankara’ya taşınacak. Haberde, devletin kendi hazırlıklarıyla Kandil’den gelecek önerilerin “eşleştirileceği”, ortaklaşılabilecek başlıkların belirlenmesinin ardından da adım adım ilerleyen bir takvimin devreye sokulacağı belirtiliyor.

Haberde dikkat çeken bir diğer unsur ise müzakerelerin yalnızca Kandil’le sınırlı olmadığının açık biçimde yazılması. Buna göre Abdullah Öcalan ile İmralı’da da yüksek düzeyli siyasi temaslar sürüyor.

Bu bilgi önemli. Çünkü uzun süredir kamuoyunda tartışılan temel meselelerden biri, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolü ve siyasi temsil düzeyinin ne olacağı sorusuydu. Devletin güvenlik merkezli ve kontrollü ilerleyen bir model üzerinde çalıştığı görülürken, Kürt tarafı ise Öcalan’ın yalnızca görüşülen bir aktör değil, süreci yöneten siyasi muhatap olarak kabul edilmesini istiyor.

Kürt tarafı, umut hakkı ve Öcalan’ın rolünü teknik bir mesele olarak ele almadığını, Öcalan’a yaklaşımın aynı zamanda Kürt halkının kolektif haklarından tutalım bu tarihi sorunun hukuk ve siyasi çerçevede çözümü doğrultusunda bir gösterge olacağını defalarca deklare etti.

DEVLETİN DÜŞÜNDÜĞÜ PLANIN İP UÇLARI

Türkiye gazetesindeki haber, daha çok devletin düşündüğü çerçeveye dair ipuçları veriyor. Buna göre süreç; idari düzenlemeler, yasal değişiklikler ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri üzerinden ilerleyecek. Silah bırakan kadroların ise bulundukları ülkelere göre farklı hukuki prosedürlere tabi tutulması planlanıyor.

KÜRT TARAFI ŞARTLARINI ORTAYA KOYDU: YOL HARİTASI HAZIRLARIZ AMA…

Ancak süreci yakından takip eden Kürt kaynakları, Ankara’nın yaklaşımının tek başına yeterli olmadığını söylüyor ve asıl sorunun halen havada kaldığını belirtiyor. Gerekli hukuki ve yasal düzenlemeler yapılacak mı yapılmayacak mı?

Kürt tarafına yakın kaynaklara göre devlet heyeti, Kandil’deki Hareket Yönetimi’nden bir yol haritası taslağı hazırlanmasını istedi. Ancak Kandil’in buna verdiği yanıt, kolay halledilebilecek teknik düzenlemelerden ziyade, sürece yön verecek siyasi mekanizmayı ve sonrasındaki yasal düzenlemeler konusunu netleştirmeyi esas alıyor.

Kandil, “Öcalan özgür koşullarda süreci yönetmeli. Hazırlanacak yol haritası İmralı’da kendisiyle tartışılmalı. Bunun için gerekli yasal ve siyasi zemin oluşturulursa ortak bir plan ortaya çıkabilir” görüşünde. Muhataplara bu konu net olarak ifade edilmiş.

Bu yaklaşım, aslında Kürt hareketinin uzun süredir dile getirdiği temel talebin yeniden teyidi anlamına geliyor bir nevi. Yani mesele yalnızca silah bırakma ya da teknik entegrasyon başlıkları değil; Kürt sorunu gerçekten çözülmek isteniyor mu ve Abdullah Öcalan’ın süreçteki siyasi ve hukuki statüsü netleştirilecek mi?

Kürt tarafı, Öcalan’ın “başmüzakereci” rolünün resmileştirilmesini ve süreci “özgür çalışma koşulları” içinde yürütebileceği bir mekanizmanın kurulmasını istiyor. Bu nedenle Kandil’in devlet heyetine verdiği mesaj, bir yol haritasını reddetmekten çok, bunun hangi siyasi zeminde hazırlanabileceğine odaklanıyor."

*Yazının tamamı için tıklayınız.

kandil Devlet süreç kürt sorunu