Kılıçdaroğlu'ndan parti içine sert mesaj
'Sen hiçbir şey olamazsın, senin bu partide yerin de yoktur kardeşim.'
HABER MERKEZİ-Tüzük Kurultayı’nda konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Hiç kimsenin bu süreçte can ve mal güvenliği yok. Gayri meşru bir referandumla anayasa değiştirildi. Demokratik hukuk devletinin işlevsiz hale getirilmek istendiği görülüyor" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Olağanüstü Tüzük Kurultayı'nda konuştu. Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde yapılan kurultayda konuşan Kılıçdaroğlu, "Hiç kimsenin bu süreçte can ve mal güvenliği yok. Gayri meşru bir referandumla anayasa değiştirildi. Demokratik hukuk devletinin işlevsiz hale getirilmek istendiği görülüyor" dedi.
Kılıçdaroğlu'nun partisinin tüzüğüne ilişkin yaptığı konuşmadan satır başları şöyle:
YÜZDE 33 CİNSİYET KOTASI ÇAĞRISI
Kadınlara saygınız varsa yasayı değiştirip en az yüzde 33'lük cinsiyet kotası getirelim. Yüreğiniz yetiyorsa yüzde 33 cinsiyet kotasını parlamentoda yasalaştıralım. Davaya inanan insanların ortak özelliği geleceğini düşünmemelidir. 'Ben milletvekili olacak mıyım' diyen diva insanı olamaz. Genel başkan olduğumda en büyük hedef parti reformuydu. Yeni bir siyaset anlayışını yerleştirmeye çalıştım.
Tüzüğe en az yüzde 85 ön seçim şartını ben koydurdum. 2 kez üst üste kontenjan adayı olanların, üçüncü kez aday olamayacaklarına ilişkin tüzüğe ben koydum. Daha önce ön seçim mi vardı? İlk kez 55 seçim çevresinde önseçim yaptık. Daha önce ön seçim mi vardı? Delege avcılığı ile siyaset yapanların bu ülkeye faydası yoktur. Ben milletvekili adayı belirleme meraklısı değilim. Adayı en iyi belirleyecek olan örgütün kendisidir. Aday belirleme meraklısı olsaydım 2012'de ön seçimi getirmezdim. Örgüt, parti iktidar olmamasına karşı partiyi yıllardır ayakta tutuyor. Örgüte güvenmeyeceksiniz de kime güveneceksiniz? 55 yerde önseçim yapılınca ben de rahat ettim.
"KAPI BURADA ÇIKIP GİDEBİLİRLER"
'Ben yoksam parti de yok' diyen arkadaşlar. Kapı burada çıkıp gidebilirler. Parti kimsenin babasının malı değildir. Parti hepimizindir. Türk milletindir, Kuvayı Milliyecilerindir. Avukat bürolarında kurulan parti değildir, savaş meydanlarında kurulan bir partidir. 1980 sonrası lümpenleşen bir yapı vardı. O yapıyı yok edinceye kadar mücadele edeceğim. Her partili bir dava insanı olacak. "Ben ne olacağım?" diye yola çıkanlar partiye ihanet ediyorlar. Kim seçimler öncesi mahallelerde sandık koymazsa partide tutmayacağım. Üye gelip delege seçecek. Kimse ipotek koyamaz. Bürolarda oturup delege yazmak yok. Delegenin çift kişilikli olmaması lazım. Hem ona imza veriyor, hem buna imza veriyor, olmaz. Ahlaki değildir. Genel başkan olmak kolay değil. Aile hayatımız bitti, 24 saat çalışıyoruz.
YÜZDE 20 GENÇ KOTASI
Gençlik kotası yoktu. Ülkenin yarısı genç. Yüzde 10 yaptık, şimdi de yüzde 20'ye çıkartıyoruz. Geldiğim günden bu yana üye reformunu yapmak benim içinde bir ukdeydi. Ben şunu istiyorum: Parti üyesi parti militanıdır, nokta. Parti üyeliği dişe diş mücadele göstermelidir. Üyeleri atacakmışız partiden, niye atalım?
İnternet üyeliğini 3 yıllık çaba sonunda getirebildim. "Efendim, partiye üye olurlar", olsun. Örgütün görüşünü alıyoruz. Teknolojik altyapı, hiçbir partide olmayan teknolojik altyapıyı yaptık. Üye var, adresi, telefonu belli değil. Üye sistemini düzeletecekseniz, telefon açtığımda karşımda üye olmalı. Ben o üyenin, yeni yılında, bayramında bayramını kutlayabilmeliyim. O yüzden üyelikte reform yapacağız. Sandıklarda çalışan, emek veren üyelerin liyakat esasına göre ödüllendirilmesini getiren bir düzenleme yapacağız.
Partinin eğitim almış, sandıklarda çalışan üyelerinin liyakat esasına göre ödüllendirilmesini sağlayan düzen getireceğiz. Gönüllü olarak partiye destek verenlerle parti üyelerini birbirinden ayırıyoruz. Etkin bir üye yapısının yanında güçlü bir yönetim istiyorum. Bizim disiplinli bir örgüte ihtiyacımız var. Tek ses çıkaracak. Bundan önce karışmıyordum. Bundan sonra izin almadan çıkıyorsa, bu partide yeri yoktur. Partide gençler daha fazla olmalı, sesleri daha gür çıkmalı. Kadınlar daha fazla görünür olmalı.
‘HANEDAN DEVLETİNE DÖNÜŞÜYOR’
Hanedanı ile birlikte bir tek adam rejimi. Kuvvetler ayrılığı ilkesi yok edilmiş tek adam rejiminin tutsağı haline getirilen bir Türkiye'de yaşıyoruz. Özgür iradesi ile dış politikasını belirleyen bir Türkiye değil, egemen güçlere göre politikasını belirleyen bir Türkiye'den bahsediyorum.
Toplumu ayrıştırarak, bölerek, kendi güvencesi altına almak istediği bir Türkiye gerçeği ile karşı karşıyayız. En kritik kararlarda, devleti yönetenlerin aldatıldık itirafları ile karşı karşıya geldiğimiz bir Türkiye gerçeği ile karşı karşıyayız. İki yakası bir araya gelmeyen Türkiye ekonomisini tefecilere peşkeş çeken bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Toplanan vergilerin hesabının verilmediği, sorulduğunda da suçlu konuma düşürülen bir Türkiye gerçeği ile karşı karşıyayız. Bu rejimin adı hanedan, tek adam rejimi. Düzenin adı da haramiler düzeni. Haramilerin saltanatını yıkmadıkça yatağımızda rahat uyuyamayacağız. Bizim boynumuzun borcudur haramilerin saltanatını yıkmak. Çünkü biz Kuvayı Milliyeciyiz."