Meral Akşener’den ‘asgari ücret’ ve 'İstanbul Sözleşmesi' tepkisi: Artık biraz da siz bedel ödeyin kardeşim

Meral Akşener’den ‘asgari ücret’ ve 'İstanbul Sözleşmesi' tepkisi: Artık biraz da siz bedel ödeyin kardeşim
Akşener, Bakan Işıkhan'ın asgari ücrete yılda bir kez zam yapılacağını yönündeki açıklamasına tepki gösterdi. Akşener, Erdoğan'ın İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı hakkında 'Kadın hakları açısından olumsuz bir yanı olmadı' sözleri için de konuştu.

Artı Gerçek - İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan'ın asgari ücrete yılda bir kez zam yapılacağını yönündeki açıklamasına tepki gösterdi. İktidara seslenen Akşener, "Artık biraz da siz bedel ödeyin kardeşim" ifadesini kullandı.

Akşener, Erdoğan'ın İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı hakkında 'Kadın hakları açısından olumsuz bir yanı olmamıştır' sözlerine ise "Madem öyle o zaman İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmemizin nasıl bir etkisi olduğunu çık onu da açıkla" diyerek tepki gösterdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin haftalık grup toplantısında konuştu.

Konuşma öncesinde partiye yeni katılan bazı isimleri tanıtan Akşener, konuşmasının bir kısmında ise kürsüyü bir süreliğine de EYT ve Emekliler Federasyonu Genel Başkanı Arzu Lastikçi'ye devretti.

İYİ Parti Genel Başkanı, iktidarın konuşmasında merkez bankasının faiz kararlarına değindi.

AKP iktidarın geçmişte faiz artışı yapan Merkez Bankası Başkanı'nı görevden aldığını hatırlatan Akşener, "İktidar 'faizi yükselt ki, enflasyon düşsün’ modeline dönüyor" ifadelerini kullandı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın asgari ücrete yılda bir kez zam yapılacağı yönündeki açıklamasına da tepki gösteren Akşener, iktidara "Madem bir yerlerden kısacaksınız, o zaman bir zahmet kendinizden kısın. Biraz da siz tasarruf edin, artık biraz da siz bedel ödeyin kardeşim" sözleri ile tepki gösterdi.

Yerel seçimlere dair net mesajlar vermeyen Akşener, "Bu iktidara karşı, hiçbir başarı gösterememiş olanlar bugün kendi sebep oldukları başarısızlığın faturasını, İYİ Parti’ye kesmeye çalışıyorlar" diye konuştu.

ERDOĞAN'A İSTANBUL SÖZLEŞMESİ TEPKİSİ

Akşener'in konuşmasının satırbaşları şu şekilde:

Sayın Erdoğan ise, çıkıp 'İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemizi kadın hakları ve şiddetle mücadeleye, en küçük olumsuz bir etkisi olmamıştır.” diyerek açıklama yapıyor. Gerçekten inanılır gibi değil… Bu sorumsuz açıklama karşısında; ben de buradan, kendisine seslenmek istiyorum. Madem öyle; o zaman İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemizin; kadınlar üzerinde, nasıl olumlu bir etkisi oldu, çık, onu da açıkla. Her gün, yeni bir kadın, cinayete kurban giderken Ak Parti iktidarı olarak, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek cinayetleri durdurabildiniz mi; onu da açıkla. Her gün yeni bir kadın, şiddete maruz kalırken İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek,bu şiddete mani olabildiniz mi, onu da açıkla. Her gün, yeni bir aile içi vahşete şahit olurken İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek, aile içi huzuru sağlayabildiniz mi, onu da açıkla. Kadınlar, her gün bir yenisi eklenen, korkularla yaşarken, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek, kadınları koruyabildiniz mi onu da açıkla.

'İKTİDAR 'FAİZİ YÜKSELT Kİ ENFLASYON DÜŞSÜN' MODELİNE DÖNÜYOR'

Bildiğiniz gibi, geçtiğimiz hafta, Merkez Bankası, faiz oranını, yüzde 40 seviyesine çıkardı. Hatırlayın; bundan 2 buçuk yıl önce, dönemin Merkez Bankası Başkanı; faizleri yüzde 19’a çıkardığı için, görevden alınmıştı. Dün yüzde 19 faiz, kabul edilemez bulunuyordu. Bugün yüzde 40 faiz, adeta alkışlanıyor… “Nereden nereye” değil mi? Biz ise, İYİ Parti olarak;Dün neredeysek, bugün de, aynı yerdeyiz! O günün şartlarında iktidarı, defalarca uyarmıştık. ‘Merkez Bankası’nın işine karışmayın’ demiştik. İktidarı akla ve bilime davet etmiştik.'Faiz sebep enflasyon sonuçtur’ saçmalığından vazgeçin’ demiştik. Dün tüm bu ikaz ve eleştirilerimizi, duymazdan, görmezden gelen iktidar görünen o ki, bugün; yine kendisine yakışan bir tutarsızlıkla; ‘Faizi yükselt ki, enflasyon düşsün’ modeline dönüyor.

'BİRİLERİ ZENGİLEŞMEYE DEVAM EDİYOR'

Ekonomimiz, dikiş tutmuyor. Enflasyonda, rekordan rekora koşuyoruz. Pula dönen, Türk lirasının değeri, her gün biraz daha düşüyor. Gıdadan, temel ihtiyaçlara kadar, tüm ürünlerin fiyatı, her gün katlanıyor. Kiralar, 10 katına çıkarken artık emekli maaşıyla kiralanabilecek, ev bile bulunmuyor. Bunun lamı cimi yok. Hakikat, tüm çıplaklığıyla önümüzde duruyor. Eğer bugün, ülkemizde, geçim sıkıntısı varsa bu, Ak Parti’nin eseridir. Eğer bugün, insanlarımız en temel ihtiyaçlarını almak için, 40 kere düşünmek zorunda kalıyorsa bu, Ak Parti’nin eseridir.

Eğer bugün kiracılar, ev sahipleriyle, davalık oluyorsa ama bu vahim tabloda bile, ne hikmetse; ülkemizde hâlâ birileri, zenginleşmeye, aynen devam ediyor. İşte, 85 milyonun rızkını çalıp lüks içinde yüzen, küçük bir azınlığa veren ve hukukta cezası olmayan, bu soygunun adı enflasyondur! Enflasyon oranında zam alınca enflasyona karşı korunduğunu zannedersin ama aslında yoksullaşırsın.

'BİRAZ DA SİZ BEDEL ÖDEYİN KARDEŞİM'

Geçen hafta, yeni bir rezalete daha imza attılar. Çalışma Bakanı çıktı ve asgari ücretin, artık yılda bir defa belirleneceğini söyledi. Üstelik bunu, ‘Çalışanlarımızı enflasyona, ezdirmemek için yapmalıyız’ dedi. Şu utanmazlığa bakar mısınız? Türk-İş verilerine göre, Kasım'da açlık sınırı 14 bin 25 lira, bekar bir çalışanın "yaşama maliyeti" ise aylık 18 bin 239 lira olmuş. Dört kişilik bir aile için 45 bin 686 liraya ulaşan yoksulluk sınırı, 11 bin 402 liralık asgari ücretin dört katını aşmış. Temmuz ayındaki asgari ücret bugün 4 ay sonra açlık sınırının %20 altına inmiş, ailenin yoksulluk sınırı asgari ücretin 3,3 katı iken bugün 4 katını aşmış. Asgari ücretli açlığa mahkum, ailesi de yoksulluğa mecbur hale getirilmiş. Böyle bir tablo karşısında çıkmışlar asgari ücreti yılda bir defa belirleyeceklerini söyleyebiliyorlar. İşte utanmazlık budur...

Yüksek enflasyon dönemlerinde ücret ve maaş ayarlamaları, ne kadar sık yapılırsa çalışanlar ve emekliler, enflasyona karşı, o kadar korunmuş olur. Ama biz, tam olarak bu nedenle ‘Böylesine yüksek bir enflasyonda asgari ücreti, memur maaşlarını, emekli aylıklarını yılda 2 defa, güncellemek yetmez bu sayı, dörde çıkartılmalı’ derken sayın Bakan, bunun, bir de asgari ücretliler için yılda bir defaya düşürüleceğini söylüyor. Böyle bir insafsızlık olabilir mi? Enflasyonun karşısında, ne kadar zam alırsa alsın; daha 1 aya kalmadan, maaşlar erirken; şimdi, 1 yıl boyunca, milletimiz ne yapacak? Her şeye, her ay zam gelirken 12 ay boyunca, aynı maaşla, nasıl idare edecek? Böyle bir vicdansızlık olabilir mi? Madem, bir yerlerden kısmanız gerekiyor. O zaman, bir zahmet, kendinizden kısın! Biraz da, siz tasarruf edin! Biraz da, siz kemer sıkın! Artık biraz da, siz sorumluluk alın! Artık biraz da, siz bedel ödeyin! Bu milletin boğazından da artık elinizi çekin!

'BAŞARISIZLIĞIN FATURASINI İYİ PARTİ'YE KESMEYE ÇALIŞIYORLAR'

Ülkemizde siyasetin yaşadığı tıkanıklığa karşı yeni, hür ve müstakil bir zemin inşa etmek için tüm gücümüzle mücadele etmeye, devam edeceğiz. Kutup siyasetine sıkıştırılıp; birbirinin, karşısına dikilen milletimiz için bir çıkış yolu olmaya devam edeceğiz. Kimse kusura bakmasın. Birilerinin keyfini kaçırmaya, rahatını bozmaya, heveslerini kursaklarında bırakmaya, aynen devam edeceğiz.

Bu iktidara karşı, hiçbir başarı gösterememiş olanlar bugün kendi sebep oldukları başarısızlığın faturasını, İYİ Parti’ye kesmeye çalışıyorlar. Kurdukları, 'Al gülüm, ver gülüm' çarkına, çomak sokulsun istemiyorlar. İşte bu yüzden de dün, yüzde 60 borazanlığı yapanlar bugün çıkıp utanmadan, İYİ Parti analizleri kasıyorlar. Ancak şunu unutuyorlar ki onların attığı çamur, bize yapışmaz. Onların sürdüğü balçık, İYİ Parti güneşini sıvayamaz. Onların estirdikleri fırtınalar, bizden, toz dışında bir şey alamaz! Çünkü biz, milletimize asla yalan söylemedik. Biz asla, beytülmale el uzatmadık. Biz asla, hırslarımıza teslim olmadık!. Biz asla, koltuk sevdasına, esir olmadık. Biz asla, milletimizin çağrısına, kulak tıkamadık. Biz asla onlar gibi bozulmadık, çürümedik. Harama 'ne ala', batıla 'eyvallah' demedik." (HABER MERKEZİ)

Öne Çıkanlar