Tülay Hatimoğulları: Süreçte frene değil gaza basmalıyız

Süreci değerlendiren DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Bölgedeki gelişmelere baktığımızda frene basmak değil, gaza basmamız gereken bir evreden geçiyoruz. 1.5 yıla yakındır devam eden diyalogla ümit ediyoruz ki bir karşılıklı bir sonucu birlikte elde ederiz" dedi

Tülay Hatimoğulları: Süreçte frene değil gaza basmalıyız

Artı Gerçek- Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi (PES) ve İlerici İttifak’ın (PA) ortak düzenlediği Küresel İlerici Seferberlik’in (Global Progressive Mobilisation) iki gün sürecek toplantısı bugün, İspanya’nın Barcelona kentinde başladı.

Toplantıya DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da katıldı. Hatimoğulları, dünyanın farklı ülkelerinden 4 bini aşkın ilerici lider, aktivist, akademisyen, sendikacı ve siyasi parti temsilcisinin katıldığı toplantıya ilişkin "Biz esas siyasi mesajımızı ve konuşmamızı yarın gerçekleştirmiş olacağız. Bugün çok sayıda kesimlerle yani birçok kıtadan siyasi parti temsilcileriyle bir arada olup biraz önce konuştuğumuz bu konuları istişare etme şansımız oldu. Ümit ediyorum ki bu toplantı dünyada solun ve sosyalistlerin daha güçlü şekilde bir araya gelip barış için, kadın için, eşitlik ve adalet için daha güçlü bir sesi ortaya koyabilecekleri bir çalışmayı tetikler. Ona vesile olur diye ümit ediyorum" dedi.

'GÜLİSTAN DOKU’NUN AKIBETİ UCU NEREYE VARIRSA VARSIN AÇIĞA ÇIKMALI'

Hatimoğulları, yeniden başlatılan Gülistan Doku soruşturması ve soruşturma kapsamında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in açığa alınmasına ilişkin şunları söyledi:

“Ümit ediyoruz ki adım, gerçekten olumlu olarak nihayetlenir. Ucu nereye varırsa varsın; dönemin Dersim Valisi, onun oğlunun olduğu söyleniyor, birçok polis memurunun bu işin içinde olduğu söyleniyor. Bunun daha üstünde kim varsa hepsine bu soruşturmanın ulaşması ve neticelenmesi gerekiyor. Gülistan Doku'nun akıbetinin ciddi anlamda açığa çıkması toplum vicdanını, kadınları rahatlatacaktır. Belki biz Gülistan'ı geri getiremeyeceğiz ama yeni Gülistan vakalarının yaşanmasını engellemenin yolu, adaletin hakiki şekilde tecelli etmesi. Buradan çağrımızı yapmak isteriz: Ucu nereye varırsa varsın; vali, valinin üstü, kimse bunun sorumluları, cinayeti işleyen, bunu bilip saklayan, delilleri karartan, olayların üstünü örten, karanlıkta kalması için çabalayan her kim varsa hepsinin açığa çıkarılması ve yargılanması gerekiyor."

'YASANIN BİR AN ÖNCE ÇIKMASINI ÖNEMSİYORUZ'

"Komisyonda rapor yazım aşaması tamamlandı. DEM Parti tarafından sürecin işleyişine ilişkin, 'Süreç yürüyor ama yavaş' eleştirisi yapılıyor. Bu noktadan sonra süreci ne hızlandırır?” sorusuna Hatimoğulları şu yanıtı verdi:

“Bakın, bugün dünyanın birçok ülkesinden, kıtasından sosyalistler, solcular, sosyal demokratlar bir arada. Biraz önce bahsini ettiğimiz dünyanın kötü gidişatının önüne geçmek için bir toplumsal ve siyasal sorumlulukla hareket etmek üzere hepimiz buradayız. Ve bize ne görev düşer, neyi nasıl örgütleyip, neyi nasıl başarabileceğimizi konuşmak için buradayız. Bugün İran Savaşı bir kez daha şunu gösterdi bize: Dünya nükleer tehdit altında. Dolayısıyla bölgenin kaynayan kazan olduğu bir yerde, OrtaDoğu'da savaşın ateşinin her yeri sardığı ve daha güçlü sarma ihtimali olan bir yerde Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemle çözülmesi, Türkiye için en hayırlı olacak olan şeydir ve en acil ve en elzem adımlardan biridir. Bu konunun altını çok sıklıkla çizdik. Burada bir kez daha çizmiş olmak isterim. Evet, bir komisyon oluştu. Bir komisyonun oluşmasını memnuniyetle karşılamıştık. Komisyon raporunu parlamentoya sundu. Ve şimdi beklenti parlamentonun artık yasa yapım sürecine geçmesi. Özellikle PKK'nin silahsızlandırılmasıyla ilgili, bunu geliştirecek, arttıracak, sonuçlandıracak olan çok temel bir yasa var. Bir çerçeve yasadan bahsediyoruz, bir özel yasa. Bu yasanın en geniş şekilde, en kapsamlı şekilde bir an önce çıkması, bunu biz önemsiyoruz. Bunun yanı sıra Sayın Öcalan'ın bir baş aktör ve baş müzakereci olarak hala konumu tanımlanmış değil, yasal ve hukuki olarak. Bunun tanımlanması önemli ve elzemdir.

DEMİRTAŞ, YÜKSEKDAĞ, ATALAY VE İMAMOĞLU İÇİN ÇAĞRI

Bunun yanı sıra tabii ki her ifade ettiğimiz ve gerçekleşene kadar da dilimizde tüy bitse de tekrarlamaya devam edeceğimiz birkaç husus var. Bunlardan birisi kayyım meselesi. Türkiye'de biz bu süreci görüşürken başta Kürt halkı, muhalif kesim olmak üzere onların bu sürece ikna olması için somut adımlar atılmalı. Bu adımlar yasa yapmayı gerektiren adımlar değil. Mesela kayyumun geri çekilmesi ve seçilmiş belediye başkanları ve eş başkanların görevlerine iadesi. Bunun yanı sıra Ekrem İmamoğlu ve diğer seçilmiş belediye başkanlarının şayet yargılanacaklarsa, tutuksuz yargılanması toplumu rahatlatacak ve gerçekten bir barış ve demokratik sürecinden bahsettiğimizde toplumdaki inandırıcılığımız o zaman daha çok artar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) çok önemli bir kararı var. Birisi Kobani Davası ile ilgili Sayın Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve arkadaşları için; bir diğer karar da Osman Kavala ve arkadaşları Can Atalay'ı ve bütün Gezi tutuklularını kapsayan AİHM kararı. Bu iki kararın hayata geçmesi, toplumun vicdanını da rahatlatacak ve bu sürece olan inancı ve bağlılığı daha fazla arttıracaktır.

'FRENE BASMAK DEĞİL, GAZA BASMAMIZ GEREKEN BİR EVREDEN GEÇİYORUZ'

Bu bakımdan biz bu somut adımların atılmasını her fırsatta bıkmadan, usanmadan dile getireceğiz. Çünkü biz bu sürecin başarıya ulaşmasını istiyoruz. Barış ve demokratik toplum sürecinin başarıya ulaşması, sadece Kürtler için iyi olmayacak. Bütün Türkiye halkları için ve Türkiye için acil, elzemdir. Bölgedeki gelişmelere baktığımızda frene basmak değil, gaza basmamız gereken bir evreden geçiyoruz. Ümit ediyoruz ki bu konuda verdiğimiz bu mücadele ve bu kararlılık bir karşılık bulur. Yürütülen istişareler, bugüne kadar bir buçuk yıla yakındır devam eden diyalog ümit ediyoruz ki karşılıklı bir sonucu birlikte elde ederiz.” (ANKA)

dem parti Gülistan Doku Tuncay Sonel süreç yasa selahattin demirtaş Figen Yüksekdağ can atalay Ekrem İmamoğlu kayyım kayyımlar