Buğday ithal edip tarlalara TOKİ dikiyoruz

Buğday ithal edip tarlalara TOKİ dikiyoruz
Yayınlanma:
Güncelleme: 10 Mayıs 2022 12:46
A+ A-
Araştırma enstitüsünün arazisine TOKİ konutları dikilmesne tepki gösteren Tohum Platformu, ‘Tohumun büyümediği yerde binalar karın doyurmaz’ dedi.

Gıda fiyatları her gün artmaya devam ederken iktidar Konya'daki Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nün (BDUTAE) Atatürk döneminden bu yana ıslah edilen çok değerli tarım arazisinin önemli bir bölümü TOKİ'ye devretti. Tohum Platformu, BDUTAE'nin Türkiye tarımına 150 milyar lirayı bulan bir katkı sağladığını bildirdi. Konya'da 100 yıldan uzun zamandır tarımın araştırma geliştirme merkezi olan, tohumculuğun kalbi durumundaki Bahri Dağdaş Enstitü arazisinin önemli bir bölümünün üzerine inşaat yapılmak üzere TOKİ'ye verilmek istenmesine Tohum Platformu'ndan sert tepki geldi.

‘TOHUMUN BÜYÜMEDİĞİ YERDE BİNALAR KARIN DOYURMAZ’

Sözcü’de yer alan habere göre çok sayıda bilim insanının yer aldığı platformdan yapılan açıklamada, BDUTAE'nin Türkiye ve Ortadoğu'nun tarım üssü, Türk tarımının omurgası olduğu bildirildi. Böyle bir merkezin yeniden kurulması için 100 yıldan daha fazla zamana ihtiyaç olduğuna işaret edilen Tohum Platformu şu açıklamayı yaptı: “Kayaların üzerine ev yapılır, yerin altında konut inşa edilir, ileri teknolojiyle havada asılı ev bile yaparsınız. Ancak toprak yoksa vatan da yok. Tohumun büyümediği yerde binalar karın doyurmaz."

‘TARIM SİSTEMİ BOZULAN OSMANLI İÇTEN İÇE ERİDİ YOK OLDU’

Karardan vazgeçilmemesi halinde geri dönüşü olmayan yerlere gidileceğini de belirten Tohum Platformu, “Küresel ısınma ve iklim krizini avantaja çevirmek için karbon çiftliği kurmamız gereken yerlere beton çiftlikleri kurarsak bir daha geri dönüşü olmayan yerlere gideriz. Toprağa, tohuma bu vatan için canını vermişlere hesabını veremeyiz. Unutmayın, Tımarlı Sipahi Sistemi yani tarım sistemi bozulan Osmanlı içten içe eridi yok oldu" uyarısında bulundu. Açıklamada, “Gıda savaşlarının pusuda beklediği bir anda, ekilmedik bir karış toprak bırakılmasın denilen bir dönemde böyle bir cevher üç beş tane plaza için heba edilebilir mi?" diye soruldu.