Hatimoğulları Van'da konuştu: 'Süreçte bazı tıkanıklıklar yaşanıyor'
Van’da 1 Mayıs mitinginde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, emperyalist savaş politikalarına karşı enternasyonalist barış hareketini savundu. Hatimoğulları, sürece de değinerek, 'bazı tıkanıklıklar yaşanıyor' dedi
Artı Gerçek - Van’da “Emek, Barış, Özgürlük, Adalet, Eşitlik, Demokrasi İçin 1 Mayıs’ta Alanlardayız” şiarıyla düzenlenen mitingde konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, savaş politikalarına karşı barış çağrısı yaptı.
Hatimoğulları, kapitalist sistemin krizlerini savaşla aşmaya çalıştığını söyleyerek, bunun bedelinin halklara ödetildiğini vurguladı.
Hatimoğulları, “Çözüm nettir. Savaş ittifakına karşı halkların barış ittifakı tek çözümdür. Emperyalizmin savaşlarına ve sömürü düzenine karşı en önemli çözüm, enternasyonalist barış hareketini bütün dünyada örebilmektir” dedi.
Doruk Maden işçilerinin direnişine de değinen Hatimoğulları, işçilerin açlık grevini Ankara’ya taşıyarak önemli bir kazanım elde ettiğini söyledi:
“İşçi sınıfı kalmamıştır, mücadele sonuç almıyor diyenlere Doruk Maden işçileri güçlü bir cevap verdi.”
Kürt sorununun çözümü kapsamında başlatılan sürece de değinen DEM Parti Eş Genel Başkanı, "Süreçte bazı tıkanıklıklar yaşanıyor" ifadelerini kullandı.
'ENTERNASYONALİST BARIŞ HAREKETİNİ ÖRMEKTEN BAŞKA ÇAREMİZ YOK'
Hatimoğulları'nın konuşmasının devamından satır başları şöyle:
“Bize savaş, kan, gözyaşı, açlık ve yoksulluk oldu. Bugün Rusya-Ukrayna savaşının sebebi budur. Kapitalist sistemin, emperyalist güçlerin kendi aralarındaki paylaşım savaşıdır. Bugün ABD'nin, İsrail'in, İran'a saldırısı ve İran savaşının sebebi budur. Bugün bütün dünya 3. Dünya Savaşı tehdidi altındayken bunun nedeni kapitalizmin, sermayenin kendi yaşadığı krizden çıkış arayışıdır.
Bunun bedelini biz halklara ödetiyorlar. Ortadoğu'da Kürt'e ödetiyorlar, Arap’a ödetiyorlar, Türkiye'ye ödetiyorlar. Ama halklar buna karşı direniyor. Bunun en güzel örneğini Rojava'da direnen Kürt halkı göstermiştir. Çözüm nettir. Savaş ittifakına karşı halkların barış ittifakı tek çözümdür. Emperyalizmin savaşlarına ve sömürü düzenine karşı en önemli çözüm, enternasyonalist barış hareketini bütün dünyada örebilmektir. Başka da çözümümüz ve çaremiz yoktur. Buradan bir kez daha sesleniyoruz; Yaşasın işçilerin birliği, yaşasın halkların kardeşliği.
'SOKAKLARA BAKSINLAR YOKSULLUĞU GÖRSÜNLER'
Rakamlarına asla güvenmediğimiz TÜİK bile diyor ki, Türkiye’de her 3 işçiden birisi şu an çalışmıyor ve işsiz. Yani çalışma potansiyeli olan insanların 3’ünden biri şu anda işsiz. İnsanlar kiralarını ödeyemiyor. Emeklilerin aldığı maaş torununa harçlık vermeye bile yetmiyor. Açlık, yoksulluk diz boyu derken, iktidar ve yandaşları o parayı zengin ettiği kesimler, 'bunu abartıyorlar' diyor. Oysa gelsin bu sokaklarda dolaşsın, gelsin Kürdistan'ın sokaklarında dolaşsın. Açlığı ve yoksulluğu görsünler.
Bizler barış ve demokratik toplum sürecinin görüşmelerini devam ettirirken hükümetle görüşmelerde üzerinde durduğumuz en önemli konulardan biri KHK'lıların görevlerine iade edilmesiydi. Bugün insanları işsizlikle, yoksullukla terbiye etmeye kalkışan bu sistem ve bu rejimin attığı bu adımdan geri dönmesi gerekiyor.
'SÜREÇTE BAZI TIKANIKLIKLAR YAŞANIYOR'
Biliyorsunuz 1,5 yılı aşkındır Sayın Abdullah Öcalan'ın İmralı'dan yaptığı çağrıyla 'Barış ve Demokratik Toplum' süreci başlamış durumda. Ama sizler de takip ediyorsunuz. Süreçte bazı tıkanıklıklar yaşanıyor şu anda. Biz bu tıkanıklıkların aşılması için elimizden gelen her türlü çabanın içindeyiz. Şu çok net bilinmeli ki barış nehri akacak.
ÖCALAN'IN SÖZLERİNİ HATIRLATTI
Bir emekçi 'Ben sendikal hakkımı istiyorum' diyor. 'Ama sen teröristsin' diyor. Bir emekçi 'Ekmek istiyorum' diyor. Ama 'Sen teröristsin' diyor. Bir sendika 'Grev hakkını kullanmak istiyorum' diyor. Ama 'Sen teröristsin' diyor. İşte Sayın Abdullah Öcalan, geçtiğimiz sene 27 Şubat'ta İmralı’da ziyaret ettiğimizde açık ve net bir şekilde yaptığı çağrının anlamını şu şekilde ifade etti: 'Bir yandan Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümü, Kürt sorununun artık silahlı çatışmanın ötesinde siyasi ve hukuki bir zemine taşınması için bu çağrıyı yapıyorum' dedi. 'Ama aynı zamanda bütün Türkiye halkları, işçileri ve emekçileri, siyasi ve toplumsal dinamikleri şunu bilmeli ki, ben ve devletin sizlere karşı kullandığı terör parantezini onların elinden almak için de bu çağrıyı yapıyorum' dedi. Yani bu çağrıyı özellikle Türk emekçi kardeşlerim çok daha iyi bilince çıkarmalı ve hep birlikte ortak mücadeleyi buradan yürütmeliyiz" (HABER MERKEZİ)
Diyarbakır'da 1 Mayıs mitingi: 'Merminin fiyatına değil, barışın hukukuna kafa yoran politikacılara ihtiyaç var'Emek