‘19 yaşındayken de Alp’in başı dikti’

‘19 yaşındayken de Alp’in başı dikti’
Yayınlanma:
Güncelleme: 15 Ekim 2020 15:33
A+ A-
‘İşte’ diyor Birsen Kaya, ‘O günden bu yana Alp’in başı hep dik. 19 yaşındayken de Alp’in başı dikti. Orada da tavrı çok net.’

Derya OKATAN


ARTI GERÇEK- Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik son operasyonda gözaltına alınarak tutuklanan HDP MYK üyesi ve Artı Gerçek yazarı AlpAltınörs, polis aracına bindirilirken kafasını eğmeye çalışan polise "Başımı eğmeye çalışma" sözleriyle gündem olmuştu. Bu olay, Altınörs’ün 2016 yılının Eylül ayında gözaltına alındığında da polisin kafasını eğmeye çalışması karşısında kafasını dik tutmaya çalıştığı görüntüyü hatırlattı.

Peki kimdir Alp Altınörs, bu tavrının arkasındaki motivasyon nedir, 21 yıllık eşi ve yoldaşı Birsen Kaya ile konuştuk.

Birsen Kaya da uzun yıllardır siyasetin içinde olan bir isim. Bir dönem HDP Ankara İl Başkanlığı da yaptı. Bizi evinde ağırlayan Kaya ile hem Altınörs’ü ve operasyonu hem de dışarıda kalanların yaşamlarını konuştuk.

Kaya’nın verdiği bilgilere göre, Altınörs, sol siyasetle 19 yaşında tanışıyor. 90’larda gençlik hareketlerinden etkilenen Altınörs, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde okurken üniversiteyi bırakarak aktif siyasetin içerisinde yer almaya başlıyor.

Cezaevi ile tanışması uzun sürmüyor. Henüz 3 aylık bir devrimciyken İstanbul’da gözaltına alınıyor. Kaya’nın anlatımına göre, 15 gün İstanbul TEM’de, daha sonra Ankara DAL’da çok ağır işkencelerden geçiriliyor. Bazı kişiler hakkında ifade vermesi isteniyor. Ancak Altınörs işkencelere rağmen bunu reddediyor.


‘19 YAŞINDAYKEN DE ALP’İN BAŞI DİKTİ’

"İşte" diyor Birsen Kaya, "O günden bu yana Alp’in başı hep dik. 19 yaşındayken de Alp’in başı dikti. Orada da tavrı çok net. Bir sosyalist devrimci olarak o günden bugüne hep kararlı bir duruş var. Baş eğmeyen tavrı sadece bugüne ait değil. Arka planda onun hayat çizgisindeki tutarlılığı görüyoruz. Hayatı boyunca o duruşunu hep korudu. Alp tutkulu bir devrimci. O, inancını gerçekten çok içten yaşıyor. 43 yaşına gelmiş olsa bile gençliğindeki duruşu hiç değişmedi."

İşkenceli gözaltı sürecinden sonra tutuklanarak Ulucanlar Cezaevi’ne konulan Altınörs, ikinci tutukluluğunu Gezi direnişi sürecinde yaşıyor. Gaz kapsülü ile kafasından yaralanan Altınörs, üstüne 9 ay cezaevinde tutuluyor. İlk baş eğmeyen fotoğrafıyla gündeme geldiği Tokat davası operasyonunun tarihi ise Eylül 2016. HDP’yeyönelik büyük operasyonun habercisi de olan soruşturma kapsamında o dönem Genel Başkan Yardımcısı olan Altınörs, Ankara’daki evinden gözaltına alınıp Tokat’a götürülüyor. 10 Ekim katliamında yaşamını yitiren HDP’li Zakir Karabulut’un cenazesine katılması ve burada yaptığı konuşma "suç" sayılıyor. Çamlıbel Cezaevi’ndeki tutukluluğu da 9 ay sürüyor.

24 yıllık siyasi yaşamında yolu 4 kez cezaevine düşen Altınörs’ün çeşitli alanlardaki faaliyetleri göze çarpıyor. ESP MYK, HDP MYK üyeliği, Atılım gazetesinde editörlük, Ceylan Yayınları’nda yayın sorumlusu, Nazım Hikmet Marksist Bilimler Akademisi Eş Koordinatörlüğü yapan Altınörs, halen Abstrak adlı internet dergisinin editörlüğü ve Artı Gerçek yazarlığını sürdürüyor. İngilizce ve İspanyolca dillerinde tercümanlık yapan Altınörs, aynı zamanda Ankara Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü son sınıf öğrencisi. Altınörs’ün "İmkânsız Sermaye" adlı bir kitabı da bulunuyor.

‘O ZORLU YOLUN SERÜVENCİLERİNDEN BİRİ’

"Tabi Türkiye’de Mustafa Suphiler’den bugüne baktığımızda sosyalistler, komünistler çok ağır, zorlu şartlarda mücadele ettiler ve bunun bedelini ödediler. Alp de onlardan biri. Daha adları bilinmeyen binlerce devrimci var, çok ağır bedeller ödeyen, yaşamlarını yitiren… Alp de o zorlu yolun serüvencilerinden biri" diyen Kaya, Altınörs ile ilk tutuklandığı süreçte tanıştıklarını anlatıyor:

"21 yıldır birlikteyiz. Bütün siyasi hayatının yakından tanığıyım, o da benim öyle. İkimiz de sosyalist devrimciler olarak zorlu süreçlerden geçerek bugüne geldik. Bizim aşkımız da kolay oluşmuş bir aşk değil, çok badireler atlatarak, kendini hep üretmiş, güven üzerine kurulu, sonsuz bir derinliği olan hem bir yoldaşlık ilişkisi hem de aşk ve sevgi ilişkisi var."

Yazarımız Alp Altınörs, HDP'ye yönelik Kobane operasyonu kapsamında 25 Eylül sabahı gözaltına alınırken...

Sosyalist bir aydın olarak Altınörs’ün hiçbir zaman sözünü çok kıymetli görüp hayattan uzak durmadığını, siyasi fikrini işçi sınıfı ve ezilen halkların mücadelesiyle yan yana yürüyerek üretmeye çalıştığını ifade eden Kaya, "Sözü ile eylemi arasında tutarlı bir ilişki kurmak onun bakımından hep çok öncelikli oldu" diyor.

‘HDP ALDIĞI OYLARDAN, RAKAMLARDAN İBARET BİR PARTİ DEĞİL’

Birsen Kaya, Alp Altınörs ile birlikte toplam 19 kişinin tutuklandığı soruşturmaya bir anlam veremediğini ifade ediyor. "Hukuk ile açıklanabilecek bir durum değil" diyen Kaya, zaten hukukun işletilmediği bir dönemden geçildiğini ifade ediyor. Kaya’ya göre, soruşturma ‘tümüyle siyasi bir operasyon’. Amacı da HDP’yi zayıflatmak. Aynı zamanda tüm muhalefete mesaj vermek.

Bunu iktidarın çok temel stratejilerinden birisi olarak gören Kaya, "HDP sadece aldığı oy oranından, rakamlardan ibaret değil. Oy aldığı kitlenin çok çok üstünde etkisi olan bir parti. HDP temsil ettiği tüm kesimlerin kararlı bir çizgisidir. O çizgi devam ediyor. Alp de o çizgiyi savunmaya çalışıyor aslında,diğer milyonlarca insan gibi."

Kaya, HDP fikrine çok inandıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Türkiye siyasetinde hayal olanı gerçek kılmaya çok yakın bir fikir. İktidarlar kendilerini beslemek için her daim toplumsal çelişkileri kullandılar ve bunları hep kanartarak yaptılar. HDP bunun tam tersine ezilenlere yeni bir toplumsal yaşamın inşa edilebileceği, eşitlik, özgürlük, adalet gibi kavramların hayal olmaktan çıkıp gerçeğe dönüştürülebileceğini gösterdi. Türkiye topraklarında halen asgari demokratik talepler için mücadele vermeye çalışıyoruz."

‘DIŞARIDA KALANLAR DA BEDEL ÖDÜYOR’

Tutuklananlar en temel hak olan özgürlüklerinden mahrum kalıyor. Peki, dışarıda kalanların yaşamları ne oluyor?

Birsen Kaya samimiyetle yanıtlıyor:

"Çocuk olduktan sonra 3 kere tutuklandı. Önceki tutuklanmasında ben Ankara İl Başkanıydım. Sırtımdaki yük çok daha ağırdı. Şimdi de öyle. Gezi’de T. 5 aylıktı. Tabi ağır şeyler. Hapishaneler söz konusu olunca bir cezaevine girenlerin ödediği bedel var, bir de onların eşleri, dostları, yoldaşları, aileleri, çocuklarının ödediği bedel var. Ben 12 Eylül’de 5 yaşındaydım, babam tutuklandı. Geldim 45 yaşına, yine benzer bir şeyi yaşamaya devam ediyorum. Süreçler ve iktidarların adı değişmiş olsa da muamelenin hep daha fazla ve daha ağır olduğunu gördük.

Tabi çok yoruyor, çok yorucu. Çocukla cezaevine gitmek, çocuğun sorularını yanıtlamak bile tek başına çok zor. Ama ben bunu şahsıma dönük bir şey olarak algılasam, içe dönük yaşasam, mahpus yakınlarının bunun altından kalkması çok zor."

7 YAŞINDAKİ OĞULLARI HAPİSHANE OLMAYAN BİR ÜLKE ARIYOR

Kaya’nın anlatımına göre, 7 yaşındaki oğulları evin politik ortamı nedeniyle bu durumu anlasa da çok etkilenmiş. Mesela, sürekli "Suruç’ta Büşra ablayı kaybettik, şimdi de babam gitti. Babam gelene kadar mutlu olamayacağım. Babam hep yayın yapardı, babam ne yaptı ki? Niye gene benim babamı aldılar" diyormuş. Bir de internette hapishane olmayan ülkeleri araştırıyormuş.

Kaya, aynı operasyonda tutuklanan HDP eski Sözcüsü Günay Kubilay’ın 7 yaşındaki kızının durumunun çok daha ağır olduğunu belirtiyor. Annesi 2016 yılında yaşamını yitiren A.,şimdi halalarının yanında kalıyor.

Oğlundaki travmaları uzun uzun anlatan Kaya, "Arkadaşlarımızın, eşlerimizin, yoldaşlarımızın özgürlükleri çalınıyor. Çocuklarımızın da çocuklukları çalınıyor" diyor.

Birsen Kaya, hem HDP’ye hem de kendilerine yönelik dayanışmadan ise oldukça memnun. Çok sayıda kişinin arayarak destek ve dayanışma mesajlarını ilettiğini anlatıyor. Hatta dostlarının, Altınörs’ün ikinci baskısı çıkan kitabının satışı için özel çalışmalar yürüttüğünü belirtiyor.

TEK KİŞİLİK HÜCRELERDE TUTULUYORLAR

Birsen Kaya, tutuklanan HDP’lilerin cezaevi koşulları hakkında da bilgi veriyor. Buna göre, HDP’liler Sincan Cezaevi Kampüsü’nde ‘FETÖ’ sanığı askerlerin tutulduğu yeni bir blokta, tek kişilik hücrelerde kalıyor. Günde sadece bir saat havalandırmaya çıkabiliyorlar. Havalandırma dahil hiç kimse ile temasları yok.

Bu koşulların ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olanlar için uygulandığını belirterek, bu durumun geçici olmasını uman Birsen Kaya, "Hüküm giymişler gibi bir cezaevi uygulaması olmaz umarım" diyor. Kaya, son olarak bizim ziyaretimizden birkaç saat önce gerçekleşen telefon görüşmelerini aktarıyor: "Telefonla görüştük bugün. Sesi iyiydi. Herkese çok selamları var. Daha çok T. konuştu. Tabi çok heyecanlıydı. Babasına ilk sorduğu şey, ‘Baba orada Twittersız ne yapıyorsun’ oldu."

Öne Çıkanlar