Avukat ve Edebiyatçılardan Kürt yazar Menaf Osman'ın sınır dışı edilmek istenmesine tepki

Avukat ve Edebiyatçılardan Kürt yazar Menaf Osman'ın sınır dışı edilmek istenmesine tepki
30 yıl sonra tahliye edilen Kürt yazar Menaf Osman'ın sınır dışı edilmek istenmesine tepkiler büyüyor. Kürt Edebiyatçılar Derneği ve Özgürlük için Hukukçular Derneği, Osman'ın yaşam haklarının esas alınması ve sınır dışı edilmemesi çağrısı yaptı.

Artı Gerçek - 30 yılın ardından Manisa Akhisar T Tipi Kapalı Cezaevi’nden tahliye olan ancak Edirne Geri Gönderme Merkezi’ne götürülen Kürt yazar Abdulmenaf Osman'ın sınır dışı edilmesine tepkiler gelmeye devam ediyor. Kürt Edebiyatçılar Derneği ve Özgürlük için Hukukçular Derneği, yaptıkları açıklamalarda Osman'ın yaşam hakkının ihlal edilebileceğine dikkat çekerek sınır dışı edilmemeli çağrısı yaptı.

'ÜÇÜNCÜ ÜLKEYE GİTME İSTEĞİ TEMEL HAK'

Kürt Edebiyatçılar Derneği'nin yaptığı açıklamada, Osman’ın “Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu” (YUKK) 4 ve 55'inci maddeleri gereği sınır dışı edilemeyecek kişiler arasında olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, Osman’ın üçüncü bir ülkeye gitme isteğinin temel haklarından biri olduğuna vurgu yapıldı.

Osman’ın Edirne Geri Gönderme Merkezi’ne gönderilmesinin sınır dışı edilme kaygılarını arttırdığı belirtilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Çünkü Suriye'deki çatışmalı süreç devam etmektedir. Bu nedenle Kürt Edebiyatçıları Derneği olarak, söz konusu kanun, güvenlik ve yaşam hakları esas alınmazsa, sınır dışı edilmesi durumunda işkence, insanlık dışı ve onur kırıcı muamelelere maruz kalacağından endişe duyuyoruz. Bu bağlamda dernek olarak ‘onurlu bir yaşam her kesin hakkıdır’ ilkesini ve söz konusu kanunu tekrar hatırlatıp, yazar Menaf Osman'ın bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz. Başta hukuki destek olmak üzere her şekilde Menaf Osman'ın yanında olduğumuzu belirtip, bu konuda kamuoyunu, Uluslararası PEN Kulübü’nü, sivil toplum örgütlerini ve hukuk kuruluşlarını duyarlı olmaya çağırıyoruz."

ÖHD: MENAF OSMAN DERHAL SERBEST BIRAKILMALI

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Hesekê doğumlu 58 yaşındaki Abdulmenaf Osman’ın Suriye’ye teslim edilmek üzere Edirne Geri Gönderme Merkezi’ne (GGM) gönderilmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Akhisar Jandarma Karakolu’ndan Manisa İl Jandarma Komutanlığına götürülen oradan da Edirne GGM’ye gönderilen Osman’ın karşı karşıya kalacağı sorunlara işaret eden ÖHD, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Abdulmenaf Osman'ın tüm ailesi uzun yıllardır Türkiye'de yaşamakta olup kendisini görmeye gelmeleri engellenerek Akhisar Jandarma Komutanlığı’na götürülmüştür. Jandarma ile yaptığımız görüşmelerde kendisinin fiili gözaltı işlemine ilişkin bir yasal dayanak gösterilememiştir buna rağmen 40 saat jandarmada bekletilmiştir. Kendisinin İzmir Geri Gönderme Merkezine götürülmek üzere yola çıkarttığını söylenmesine rağmen, bugün kendisinin Edirne Geri Gönderme Merkezine götürüldüğünü öğrenmiş bulunmaktayız.

Abdulmenaf Osman, YUKK 4 ve 55. maddeleri gereği sınır dışı edilemeyecek kişiler arasındadır. Suriye’ye gönderilmesi halinde ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ve onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi endişelerimiz bulunmaktadır. Abdulmenaf Osman'ın YUKK 57/A da belirtilen İdari Gözetime Alternatif Yükümlülüklerden birinin uygulanarak derhal serbest bırakılması gerekliliğini hatırlatır. Sürecin takipçisi olduğumuzu tekrar ederiz.”

OSMAN'IN AVUKATI: 'SURİYE'YE GÖNDERİLMEK İSTENİLİYOR'

Müvekkilinin Edirne'ye götürülerek, sınır dışı edilmek istenildiğine dikkati çeken avukat Halil Coşkun, "Suriye’deki savaş süreci devam ediyor. Suriye'ye gönderilmesi halinde insanlık dışı muamele, hatta ölümle sonuçlanabilecek bir durumla karşı karşıya kalma riski var. Müvekkilimin Suriye’ye gönderilmemesi için il göç idaresinin almış olduğu sınır dışı etme kararına itiraz edecektim. Ancak bugün müvekkilimin Edirne'ye gönderilmesi bizlerin yapacağı hukuki girişimlerin hızlıca engellemeye yönelik olduğunu ve sınır dışı edilmek istenildiğini düşünüyorum" diye konuştu.

MENAF OSMAN KİMDİR?

Menaf Osman, Rojavalı bir Kürt. 1965 yılında Hesekê'de doğdu. İlk, orta ve liseyi bu şehirde okudu ve üniversite okumak için Şam'a gitti. Menaf Osman, eğitimini Şam Üniversitesi Jeoloji Bölümü'nde tamamladı.

1993 yılında tutuklanan yazar Menaf Osman, tutuklanmadan önce ve tutuklandığından bu yana birçok dergide yazılar yazdı. Dokuz kitabı bulunan Menaf Osman'ın Türkiye'de yayımlanan iki kitabı bulunuyor. Aynı zamanda Menaf Osman'ın "Destê Şeş Tilî (Altı Parmaklı El)" adlı oyunu Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda sahnelendi.

KİTAPLARI

Girê Şêran / Roman / Weşanên Aram / 2003

Şînok / Çîrok / Weşanên Lîs / 2011

Namûsname / Roman / Weşanên Aram / 2016

Piling, Şoreşname 1 / Roman / Weşanên Ar / 2016

Silava Bajariyan / Çîrok / Weşanên Azad

Sînor / Roman / Weşanên Aryen / 2018 (Türkiye'de yayımlandı)

Lênûska Leyla / Roman / Weşanên Aram / 2018

Sêbareya Zindanê - 1: Cuhû / Roman / Weşanên Sîtav / 2019

Sol / Çîrok / Weşanên Aryen / 2021 (Türkiye'de yayımlandı)

SÎNOR'UN TANITIMINDAN...

Menaf Osman'ın Sînor adlı romanın tanıtımında yayımlanan kesit şöyle:

"Uzun bir tartışmanın ardından sınırda son bir keşif yapmak için hep birlikte gitmeleri gerektiğine karar verdiler. Keşfetme kararı Evdil'de yeni bir hayranlık yaratmıştı. Ailesini ikiye bölen "kılıç"ı ilk kez görecekti! Halkının yarısının birdenbire Derebeyler ve diğer yarısının da Astlar haline geldiği sınır neydi? Babası ona şunları anlattı: "Oğlum, bir sabah uyandık ve gördük ki topraklarımızın ortasına bir çizgi çekilmiş ve bize sınırın o tarafına, yani sınıra gidemezsiniz diyorlar! Bu nasıl sınırdır baba, sınır nedir oğlum, topraklarımızın yarısı, arkadaşlarımızın, insanlarımızın yarısı orada kaldı, hayır oradan geçilmez dediler, orası başka bir devlet! Ulaşamayan sözler delilerin kafaları, ondan kaçmamızı istediler ama biz henüz deli olmadığımızı biliyorduk ve aklımız kafamızdaydı.Deden Soro, iki amca ve bir teyze, üç teyze ve bir kız kardeşle birlikte onların çocukları, hepsi bir gecede Derebeyi oldu, biz de aynı gece Alt Sahip olduk! .."

SOL'UN TANITIMINDAN...

Menaf Osman'ın Sol adlı romanın tanıtımında yayımlanan kesit şöyle:

"On altı kurşun varsa toprağın öptüğü vücut Şilan'dır. O zamanlar aramızda on altı yaşında olan biriydi. Resimde görünen çiçekler ve çimenler de onun kanına bulanmıştı. O çiçeğin gururu da bu varsayımı doğruluyordu. O evlerin sahibine hâlâ meydan okuyor diyorsunuz! Shilan'daki durumun devam ettiğini düşünüyorsunuz. Onun kendisi olduğunu söylüyorsun. Belki de Shilan'ın yüzü yaprakların arasında saklıydı. Eğer o kadar çok yaprağı kaldırabilseydim yüzü kesinlikle sevimli görünürdü. Silüeti gözümün önüne geldi, yeni bir acının okları üzerime çarptı, kemikleri dizlerime çarptı, sanki o olay, onları öldüren o savaş dün olmuş gibi! Paltosu atkı ve şapkanın içinde kaybolan küçük bir palto, duruşu vakur ve heybetli, kalesi elinden ve sırtındaki çantasından hiç ayrılmayan Kubi'dir. Yürüyüşü yavaş, dudaklarında bir gülümseme ve dudakları rüzgarda uçuşuyor. Aniden yeri sarsan ve onu olduğu yerde durduran sakızın sesi. Dudaklarındaki donuk gülümseme, yere düşüşü, toprağa dokunuşu ve bakışları acısını hâlâ dindiren son anlarım..."

TİYATRO OYUNU

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda sahnelenen "Destê Şeş Tilî (Altı Parmaklı El)" adlı oyunun yazarı Menaf Osman.

Oyunun konusu ise şöyle anlatılıyor:

"Destê Şeş Tilî oyunu, kayıplarının ardından kalanların arayış ve bekleyiş hikâyelerinin anlatısıdır.

Yeri ve zamanı belli olmayan ölü bir mekân; gizli bir güç ile bu hikâyeleri kendine doğru çeker. Her gün şafak vaktinde torunu ile birlikte o mekâna gelen anne (Asê) kayıp oğlunu, torun kayıp babasını bekler. Wesîla ise annesinin telkiniyle kayıp kardeşinin mezarı olarak kodladıkları o mekânı her gün sular ve yaşlı annesinin yerine ağlar.Ölü mekân kayıp birini (Kejo) doğurur. Asê oğlu sanır, Wesîla kardeşi ile benzerlikler kurar.Oralardan ayrılamayan hafızasız Kejo, bir çift yeşil gözün (Keyo) arayışındadır. O mekan bir gün yeşil gözlerin sahibi Keyo’yu da hesaplaşma için oraya çeker."

NE OLMUŞTU?

3 Mart 1993 tarihinde Batman'da gözaltına alınan Osman hakkında Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından “Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak” iddiasıyla müebbet hapis cezası verilmişti. 3 Mart’a tahliye olması gereken Osman, pişmanlık dayatmalarını kabul etmediği için İdare ve Gözlem Kurulu tarafından tahliyesi altı ay daha ertelenmişti.

Osman’ı cezaevi önünde, ailesi, Ege Tutuklu ve Hükümlü Aileleri İle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (EGE TUHAYDER), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) yöneticileri karşılamak istemişti ancak Hesekê doğumlu olan Osman, Manisa Geri Gönderme Merkezi’ne (GGM) gönderilmek üzere Akhisar Jandarma Karakolu’na götürülmüştü. Jandarma karakolunda bekletilen Osman, ailesiyle görüştürülmemişti. (HABER MERKEZİ)

Öne Çıkanlar