Her dört çocuktan biri okula aç gidiyor: 'Beslenme hakkı öğrenciye devlet tarafından sağlanmalıdır'

Her dört çocuktan biri okula aç gidiyor: 'Beslenme hakkı öğrenciye devlet tarafından sağlanmalıdır'
Yayınlanma:
Güncelleme: 11 Eylül 2022 13:57
A+ A-
Devlet okullarında öğrencilere ücretsiz öğle yemeğinin koşulsuz verilmesi çağrısında bulunan Öv-Der Başkanı Önder, velilerin sıkıntı içinde olduğunu belirterek MEB'e çağrıda bulundu.

Yağmur KAYA


+GERÇEK- Yaşam pahalılığının her geçen gün arttığı Türkiye’de ekonomik kriz en çok çocukları etkileniyor. En temel gıda olarak bakabileceğimiz peynir, et ve süt gibi ürünlerin fiyatı neredeyse her hafta artıyor.  70 TL’yi bulan peynir, 130 TL’yi bulan et ya da litresi 12 TL’yi bulan süt fiyatlarıyla Türkiye’de ailelerin önemli bir çoğunluğunun okul öncesi ve okul çağındaki çocuklarını yeterli düzeyde beslemeleri mümkün değil. Çok daha uygun fiyata alınan gıdaların ise besin katkısı da oldukça şüpheli. Çocuk yoksulluğunu araştıran İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İstanbul İstatistik Ofisi, 3 bin TL’nin altında hane halkı gelirine sahip aileler arasında yaptığı araştırmada, hanelerin yüzde 44,7’sinde çocukların yeterli beslenme olanaklarına sahip olmadığını gün yüzüne serdi. Araştırmada yer alan bir diğer çarpıcı veriye göre ise çocuklar yoksulluk nedeniyle çalışmak zorunda kalıyor. Hanelerin yüzde 3,7’sinde 15 yaş altındaki çocukların okul saatleri dışında ücret getiren bir işte çalıştığı ortaya çıktı.

Yine Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Hacettepe Üniversitesi tarafından 2021 tarihinde yapılan araştırmalar sonucunda hazırlanan Türkiye’de Okul Çağı Çocuklarında Büyümenin İzlenmesi (TOÇBİ) Araştırma Raporu, Doğu ve Güneydoğu’da çocukların kronik açlık sonucu gelişme geriliği yaşadığını ortaya koymuştu. Raporda, "Türkiye’de Okul Çağı Çocuklarında Büyümenin İzlenmesi" başlıklı sunumda, "Sağlıklı beslenme için üç ana öğünde yemek önem taşır" ifadeleri yer alırken, Türkiye’de okul çağı çocuk ve gençlerde; zayıflık ve şişmanlık, demir yetersizliği anemisi, iyot yetersizliği hastalıkları, diğer vitamin ve mineral yetersizlikleri, diş çürükleri, şişmanlığa bağlı kronik hastalıklar sık görüldüğü belirtiliyor.

Yukardaki araştırmalarda gösteriyor ki artan gıda enflasyonu sebebiyle insanlar temel gıdaya erişemiyor, okul çağındaki çocuklar ekonomik krizden kaynaklı çalışmak zorunda kalıyor. Bu nedenle Tüm Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği, derinleşen yoksulluğun en çok çocukları vurduğunu; yoksul, dar gelirli ailelerin çocuklarının beslenme çantasına bir kuru ekmek dahi koyamadığını için bir öğün yemeğin okullarda öğrencilere verilmesi için imza kampanyası başlattı.

‘HER DÖRT ÇOCUKTAN BİRİ OKULA AÇ GİDİYOR’

+Gerçek’e kampanya üzerine değerlendirmelerde bulunan Tüm Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği Başkanı Enver Önder, her dört çocuktan birinin okula aç gittiğini söyledi. Mahallelerde ve okula kayıt yaptırmak üzere gelen ailelerle yapılan görüşmeler sonucu, özellikle yoksul, dar gelirli ailelerin talebi üzerine kampanya başlattıklarını söyleyen öğretmen Önder, "Birçok çocuğun beslenme çantasına ne koyacağını bilemeyen anneler, bir dilim ekmek bir meyve ile çocuklarının dengeli beslendiğini düşünmüyorlar elbet" dedi.

‘ÇOCUKLARDA TRAVMAYA NEDEN OLUYOR’

Okula aç giden öğrenciler olduğunu bu nedenle beslenme hakkının koşulsuz her öğrenciye sağlanmasını gerektiğinin altını çizen öğretmen Önder, yeterli beslenememe halinin çocuklar üzerinde travmalara neden olduğunu vurguladı.

‘BESLENME HAKKI KOŞULSUZ SAĞLANMALDIR’

Öv-Der Başkanı Önder, çocukların fiziksel ve ruhsal gelişiminin sağlanması için sağlıklı, doyurucu ve besleyici gıdaya ulaşabilmesi gerektiğini söyleyerek, "Çocuklar sadece ailelerine değil, asıl bulunduğu topluma aittirler. Bu nedenle dengeli beslenmeleri, dengeli gelişimleri ülkenin geleceğine etki eden önemli bir fonksiyondur. Beslenme hakkı, koşulsuz her öğrenciye devlet tarafından sağlanmalıdır. Bu hak devletin ertelenemez bir görevidir" dedi.

Türkiye’nin birçok ilinde öğretmenlik yaptığını, yoksulluk çeken, gün boyu aç kalan öğrencileri gözlemlediğini ve bu durumda çocuklarda travmaya neden olduğunu belirten Önder, okullarda bir öğün yemek verildiği zaman şu durumların olacağını söyledi:

"-Okul devamsızlığını ve terkinin azalmasını sağlar

-Beslenme bozukluklarının engellenmesini ve sağlıklı yemek yeme alışkanlığının kazanılmasını sağlar

-Ekonomik krizlerinde oluşan toplumsal dengesizliğin çocuklara yansımasını minimuma indirir

-Sağlıklı beslenme ile eğitimde başarı artar, çocukların algılamaları gelişir. Öğrendiğinden zevk alırlar

-Dengeli bir toplumun gelişmesine önemli katkılar sunar."

‘SAĞLIKLI BESLENMESİNİ SAĞLAMAK EN BAŞTA DEVLETİN GÖREVİDİR’

Okullarda her gün dağıtılacak bir öğün sıcak yemeğin, ders başarısına katkısının yanı sıra sağlıklı bir neslin yetişmesine de katkı sağlayacağına dikkat çeken Önder, "Çocuklarımızın düzgün ve sağlıklı beslenmesini sağlamak en başta devletin görevidir. Yoksulluğun hızla arttığı, resmi verilerde bile enflasyonun yüzde 61’lere dayandığı bir dönemde çocukların sağlıklı beslenmesi önündeki engeller giderek artmaktadır. Çocukların eğitim gördüğü yerlerde yiyeceğe ücretsiz ve sağlıklı bir şekilde ulaşması için bir düzenleme yapılması artık bir zarurettir" diye konuştu.

‘EKMEĞİN 4 LİRA OLDUĞU KOŞULLARDA YOKSUL AİLELERİN BESLENME ÇANTASI HAZIRLAYACAK KOŞULLARI ZATEN OLAMAZ’

Önder, yoksulluğun sınıf içerisinde eşitsizliği de derinleştirdiğini söyleyerek şunları ifade etti: "Çocuklarımıza bir lokma, bir kaşık çorba verin. Çorba verin de birlikte çorbalarını içsinler. Dikkatlerini öğretmenlerine yoğunlaştırsınlar diye bir sancıdan kaynaklanıyor bu kampanyamız. Bu, bugünün olayı değil. Bu, geçmişten beri süre gelen bir olay. Ama bugün çok aciliyet gerektiriyor. Velilerimiz sıkıntı içerisinde. Velilerimiz evde, çocuğuna ekmek verme rahatlığına sahip değil. Düşünebiliyor musunuz bir simit 5 lira. Bir ekmek 4 lira. Bu koşullarda velinin çocuğunun bir beslenme çantası hazırlama şansı zaten yok. Herkes bu konuda yakınıyor. Çocuğuna istediği gibi beslenme hazırlayacak veli bile bizim kampanyamıza sempatiyle bakıyor. Yani veli çocuğunun diğerleri arasında farklı olmasını istemiyor. Beslenme çantası hazırlayan veliler, çocuklarının ‘bu arkadaşım bir şey yemedi, şu arkadaşımın beslenme çantası yok’ diye kendilerine aktarımda bulunduğundan bahsediyorlar.  Bu herkeste, huzursuzluğa, üzüntüye neden oluyor.  Emin olun veliler bizim Milli Eğitim Bakanlığı’ndan daha ince düşünüyor diye düşünüyorum."