İstanbul Tabip Odası: Serbest çalışmayı kısıtlayan yönetmelik geri çekilsin

İstanbul Tabip Odası: Serbest çalışmayı kısıtlayan yönetmelik geri çekilsin
Yayınlanma:
A+ A-
İTO Başkanı Erdoğan, muayenehanelere yönelik kısıtlayıcı düzenlemelerin ortak amacının özel sağlık sermayesi ve kamu-özel ortaklığı ile yapılan şehir hastanelerine ucuz hekim gücü yaratmak olduğunu söyledi.

Yağmur KAYA


İSTANBUL- İstanbul Tabip Odası (İTO), 6 Ekim tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan ve hekimlerin serbest çalışmasını kısıtlayan yönetmelik değişikliğinin geri çekilmesi talebiyle şube binasında basın toplantısı düzenledi.

Hekimler, 7 Ekim'de uygulanmaya başlanacak olan bu yönetmelikle serbest çalışmayı tercih eden hekimlerin istedikleri hastanede ameliyat yapmalarının ve hasta yatırmalarının önünün kesileceğini söyledi. Yönetmeliğin muayenehanelerin kapanmasına yol açacağını söyleyen hekimler, söz konusu düzenleme ile baraber hastaların da hekim seçme hakkının engelleyeceğini belirtti.

Toplantıda konuşan İTO Özel Hekim Komisyonu üyesi Dr. Hasan Ogan, hekimlerin serbest çalışma haklarının hekimlik mesleğiyle birlikte var olan bir hak olduğunu söyledi. Ogan, serbest çalışma hakkının ortadan kaldırılmasıyla doğrudan hekimlik mesleğinin de engelleneceğini ifade etti.

OGAN: SALDIRILARIN TEMELİNDE 3 ŞEY YATIYOR

Muayene hekimlerine yönelik 'saldırının' temelinde AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılından bugüne kadar yürüttüğü Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın neden olduğunu söyleyen Ogan, bu saldırıyı maddeler halinde sıraladı:

"Çünkü 'Sağlıkta dönüşüm programı'nda muayenehanlerin, muayene hekimlerinin yeri yok. Çünkü gerek sağlık sermayesi gerek devletin kendi eliyle işlettiği bugünkü şehir hastaneleri kendilerine rekabet ortamında hekimleri görmek istemiyorlar. Böyle bir gerçeklik var. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre 7 bin, TTB'nin verilerine göre ise 9 bin civarında hekim var. Bu hekimler bir şekilde kendi yaşamlarını ve mesleklerini sürdürüyor. Sağlık sermayesi açısından nitelikli hekim gücüne sürekli ihtiyaçları var. Yani, 'bu hekimler bizim denetimimiz altında köle olarak çalışsınlar' diye bir yaklaşım var.

İkincisi hekimler özel sağlık sektöründe çalışma koşulları iyi olmamasına rağmen çok tasvip etmiyorlar. Yurtdışına göçler var. Bu da onların sürekli hekim ihtiyacı talebini ortaya koyuyor.

Üçüncüsü de son yıllarda 'Sağlık turizmi' ortaya çıktı. Burada Türkiye ekonomisi açısından önemli bir gelir düzeyi var. Sağlık turizminden sağlık sermayesi sahipleri zincir hastaneler bunun altını da çizmek gerekiyor. Burada da muayenehane hekimleri ile bir rekabet yapmak istemiyorlar. Hekimleri kendi denetimleri altında neredeyse köle gibi çalıştırmaya çalışacaklar. Yani bu iki yönetmelik değişikliğinin temelinde yatan esas nedenler bunlardır."

'HEKİMLER SAĞLIK SERMAMESİNİN KISKACINA ALINMAK İSTEMİYOR'

Ogan, bu düzenleme hayata geçtiği takdirde dört bini İstanbul’da olmak üzere yaklaşık yedi bin muayenehane hekiminden ancak 500’nün hastanelerle sözleşme imzalayabileceğini söyledi. Geriye kalan hekimlerin ise sadece hasta muayene edeceğinin altını çizen Ogan, zincir hastanelerin sayısının her geçen gün arttığını ve bu hastanelerin hekim bulmakta güçlük çektiğini, hekimlerin ucuza, bütük sağlık sermayesinin kıskacına alınmak istendiğine vurgu yaptı.

ERDOĞAN: YÖNETMELİK İPTAL EDİLSİN

Ogan'ın ardından İTO Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nergis Erdoğan basın metnini okudu. Erdoğan, şunlara değindi: "Mevcut iktidar, 2002 yılında başlattığı sağlıkta dönüşüm programı ile sağlıkta özelleştirmenin önünü açmış; yaptığı düzenlemelerle hekimlerin mesleki bağımsızlığını kısıtlayarak, özel sağlık sektöründe iş güvencesinden yoksun, ucuz emek gücü olarak çalışmasını hedeflemiştir.

Geçmişte 3 Ağustos ve 25 Eylül 2010 yönetmelikleri ile fiziki koşullar öne sürülerek muayenehaneler kapatılmak istenmiştir. Şimdi de 6 Ekim 2022 tarihli yönetmelikle muayenehane hekimlerinin hastalarının tanı ve tedavilerini yapmak üzere özel sağlık kuruluşlarından yararlanmaları boş kadro ve sözleşme koşuluna bağlı kısıtlamalar ile engellenmektedir.

'AMAÇ UCUZ HEKİM, BİR TÜR TEMİZLİK YAPMAKTIR'

Muayenehanelere yönelik geçmişte ve bu dönemdeki kısıtlayıcı düzenlemelerin ortak amacı, özel sağlık sermayesi ve kamu-özel ortaklığı ile yapılan şehir (şirket) hastanelerine ucuz hekim emek gücü yaratmaktır. Ayrıca sağlık turizmi de dahil olmak üzere hasta potansiyeli açısından ‘rekabet’ ettiklerini varsaydıkları muayenehane hekimliği ile ilgili alanda bir tür temizlik yapmaktır."

'HEKİMLERİN EMEĞİ UCUZLAYACAK'

İTO Başkanı Erdoğan, yönetmelik değişikliği ile muayenehaneler kapatılmak zorunda kalmasıyla meydana gelecek olayları şöyle sıraladı:

"Sadece mevcut muayenehane sahipleri değil, tüm hekimler bir daha kazanmamak üzere serbest çalışma hakkını yitirmiş olacak, muayenehane açma düşüncesini unutmak zorunda kalacaklardır.

Hekimler şehir hastanelerinde ‘şirket’ ve özel hastanelerde özel sağlık sermayesinin, birlikte belirleyecekleri çalışma ve ücretlendirme koşulları dışında çalışamayacaklardır.

Çalışmak isteyen (işsiz) hekim sayısının artışı ile birlikte hekimler arası rekabet artacak, hekim emeği hedeflendiği gibi ucuzlayacaktır.

'HERHANGİ BİR KAMU YARARI İÇERMİYOR'

Bu yönetmelik değişikliğinin hiçbir bilimsel ve akılcı gerekçesi yoktur. Herhangi bir kamu yararı da içermemektedir. Sadece hekimler değil, hastalar da hekim seçme özgürlüklerini yitirerek zarar görecektir.

Bu düzenlemeler Sağlık Bakanı’nın ifade ettiği gibi özel sağlık kuruluşlarına değil; doğrudan hekimlerin serbest meslek hakkına yöneliktir ve sonuçta muayenehanelerin kapatılmasına yol açacaktır.

Sorun sadece bugün muayenehane hekimliği yaparak mesleklerini sürdüren hekimlerin değil; gelecekte serbest meslek hakkını kullanmak isteyebilecek tüm hekimlerin ortak sorunudur."

Öne Çıkanlar