Kum fırtınasının ortasında kalan işçiler anlattı: Çocukları, yıkılan çadırların altından çıkardık

Kum fırtınasının ortasında kalan işçiler anlattı: Çocukları, yıkılan çadırların altından çıkardık
Yayınlanma:
A+ A-
'Çocuklar baya korktu. Rüzgar kuvvetli gelince, insanlar birbirini bulamadı.Önümüzü göremedik.'

Polatlı'daki toz fırtınasında çadırları yıkılan tarım işçileri yaşadıklarını, "Tozdan önümüzü göremedik, çocukları, yıkılan çadırların altından çıkardık" sözleriyle anlattı.

Ankara'nın Polatlı ilçesindeki kum fırtınası tarım işçilerinin çadırlarını yerle bir etti. Urfa'dan Polatlı'ya çalışmaya gelen tarım işçileri yaşadıklarını ANKA'ya anlattı. Çocuklarını yıkılan çadırların altından kurtaran işçilerden Halil Körpe, "Çadırların altından çocukları kurtardık. Bütün çocukları tren köprüsünün altına götürdük. Burada Suriyeli arkadaşlarımız da var. Suriyeli arkadaşlarımız da çocuklarını çadırın altından çıkarmışlar. Çocuklar baya korktu. Rüzgar kuvvetli gelince, insanlar birbirini bulamadı.Önümüzü göremedik" diye konuştu.

ÇOCUKLAR OKULA GİDEMİYOR

Kalıcı sorunların hala çözülemediğini anlatan işçiler, 5 aydır kaldıkları çadırlarda temiz su ve elektrik olmadığını, çocuklarının okula gidemediğini söyledi. Ailesiyle Polatlı'ya gelen 6’ncı sınıfa geçen Mustafa, okulu bırakmak zorunda kaldığını, eğitime erişecek hiçbir alt yapının bulunmadığını anlattı. Mustafa, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a "Bize kimse yardım etmiyor ki. Bize tablet verseler, elektrik verseler" diye seslendi.

'KIZILAY VE AFAD ERTESİ GÜN GELDİ'

Tarım işçilerinden Alihan, dünkü fırtınadan sonra 3 saat boyunca yardımın gelmediğini söylüyor. Alihan, fırtınada yaralanan olmadığını ve şok geçirdiklerini vurgulayarak Polatlı’daki yerel siyasetçilerin, Kızılay ve AFAD’ın fırtınanın ertesi günü geldiğini kaydetti.

‘ELEKTRİK DE SU DA YOK’

İşçilerin çavuşu Faysal Demir, 4-5 yıldır ayı yerde mevsimlik işçilik yapmalarına rağmen su ve elektrik sorunlarının hala çözülemediğini belirterek, "Buradaki suyu içtiğimiz zaman hastalık yapıyor. Doktora gittiğimizde ‘Temiz su içmiyorsunuz’ diyor. Köy bizden 3-4 km. uzak. Mecbur kalıyoruz, içiyoruz. Elektrik hattı burada ancak elektrik de bağlatamıyoruz. Geceyi ışıldaklarla geçiriyoruz. 1-2 saat yanıyor" diye konuştu.  Demir, kendilerinin de insan gibi yaşamak istediğini vurgulayarak, "Biz buraya keyfimizden gelmedik" dedi.