Lice'de çocuğa polis işkencesi: 'Silah vardı ama kullanmadık, taş gelmiş olabilir'

Lice'de çocuğa polis işkencesi: 'Silah vardı ama kullanmadık, taş gelmiş olabilir'
Lice'de 14 yaşındaki Y.D.'ye işkence yapmakla suçlanan polisler ifadelerinde, araçta uzun namlulu silah olduğunu kabul etti ancak şiddet uygulamadıklarını savundu. Mahkeme mağdurun beyanının gerçekleşme olasılığı gerekçesiyle üç polisi tutukladı.

Bahar KILIÇGEDİK


DİYARBAKIR - Diyarbakır’ın Lice ilçesinde Newroz günü polis işkencesine maruz kalan Y.D.’nin ifadeleri sonrasında, haklarında 'Kasten Silahla ve Kamu Görevlisinin Sahip Olduğu Nüfus Kötüye Kullanılmak Suretiyle Yaralama' suçlamaları yöneltilen beş polisten üçü tutuklandı. Artı Gerçek, polislerin Sulh Ceza Hakimliği'ne verdikleri ifadelere ulaştı.

Beş polis de ifadelerinde, Y.D.'yi Newroz günü zırhlı araca aldıklarını kabul etti ancak şiddet uygulamadıklarını söylediler.

'SİLAH VARDI AMA KULLANMADIK, TAŞ GELMİŞ OLABİLİR'

Y. D.'nin araçta uzun namlulu tüfeğin dipçiliği ile kendisine vurulduğuna yönelik beyanı ile ilgili polisler, olay sırasında araç içerisinden AK-47 ve M40 model iki uzun namlulu silahın bulunduğunu kabul ettiler. Y.D.'nin vücudunda oluşan yaralarla ilgili ise polis memurları Emre Özcan ve İsmail Akkuş araca binerken kendilerine taş atıldığını, bu atılan taşlar nedeniyle çocuğun yaralanmış olabileceğini söyledi. Diğer polislerin ifadesinde ise bu iddia yer almadı.

'KADEMELİ GÜÇ KULLANDIK'

Tutuklanan polislerden İsmail Akkuş ifadesinde, Y.D.'ye 'kademeli güç kullandıklarını söyledi:

"Kendisi bize karşı direndi, biz de kademeli olarak güç kullandık ve 2-3 kişi koluna girerek araca bindirdik, olay yerinden acil uzaklaşmak için A. şoför koltuğuna oturdu, H. ön yolcu koltuğuna oturdu. Ben, Emre ve Gökhan ise aynı yerlerimize oturduk."

MAHKEMENİN 'SİLAH DİPÇİĞİ İLE VURULMASI' YORUMU: MAĞDURUN BEYANI İLE UYUMLU

Lice Sulh ceza hakimliği, Y.D. ile birlikte aracın arkasında olduklarını ifadelerinde kabul eden polis memurları, İsmail Akkuş, Emre Özcan ve Gökhan Bay'ın tutuklanmasına hükmetti. Kararda, üç polisin, mağdur Y.D.'nin beyanıyla uyumlu fiil gerçekleştirme olasılığına dikkat çekildi. Ayrıca suçun katalog suçlardan olması ve verilebilecek cezanın alt ve üst limitleri tutuklama gerekçesi olarak gösterildi ve şöyle denildi:

" ... mağdurun şüpheliyi "kafama, gözüme, omzuma ve sırtıma silahın dipçik kısmı ile vuran" şahıs demek suretiyle 25.03.2023 tarihli teşhis tutanağında teşhis etmesi, şüphelinin beyanına göre mağdurun hemen yanında oturması sebebiyle mağdur beyanıyla uyumlu fiili gerçekleştirme olasılığının gerçek olması kanaatiyle şüphelinin savunmalarına itibar edilmeyerek suçun subutu halinde işin önemi, atılı suçun CMK 100/3-a-3 maddesinde sayılan katalog suçlardan olması, suçun sabit olması durumunda verilmesi beklenen ceza göz önüne alındığında verilebilecek cezanın alt ve üst sınırı dikkate alındığında, tutuklama kararının ölçülü olacağı adli kontrol tedbirinden beklenen faydanın elde edilemeyeceği vicdani kanısı ile şüpheli İsmail AKKUŞ'un TCK'nın 86/1, 86/3-d,e maddelerinde belirtilen "Kasten Silahla ve Kamu Görevlisinin Sahip Olduğu Nüfus Kötüye Kullanılmak Suretiyle Yaralama" suçu yönünden TUTUKLANMASINA ..."

ÖNDE OTURAN İKİ POLİS TUTUKLANAMADI

Mahkeme, A. O. ve H. C.'yi ise olay sırasında aracın ön koltuğunda oturması nedeniyle, arkada bulunan Y. D.'ye silah dipçiği ile vurmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı nedeniyle serbest bıraktı.

Mahkeme ayrıca beş polis için "Silahla, Birden Fazla Kişi tarafından birlikte, Kamu Görevini Sağladığı Nüfus Kötüye Kullanılmak Suretiyle Cebren Çocuğa Karşı Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçundan tutuklama istemini ise reddetti.

Öne Çıkanlar