Can DÜNDAR


ARTI GERÇEK-Ömer Ay’ın İYİ Parti’nin Nevşehir İl Başkanı seçilmesi ve seçime CHP’nin de il delegasyonuyla katılması, zihnimizde hiç kapanmayan kirli bir dosyayı açtı. Çünkü Ömer Ay, 1980’deki, CHP il Başkanı Zeki Tekiner cinayetini azmettirmekten hüküm giyen isim…

Nevşehir, o dönem yükselen sol hareketin önünü kesmek üzere devlet tarafından görevlendirilen ülkücü hareketin kalelerinden biriydi. Ülkü Yolu Derneği’nin Genel Merkezi Nevşehir’deydi. Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’ydu, ikinci başkanı, kendisi de Nevşehirli olan, Abdullah Çatlı’ydı. Yine Nevşehir nüfusuna kayıtlı Ömer Ay, derneğin İç Anadolu Eğitim Sorumlusu idi.

7 TİP’li öğrenciyi katleden Haluk Kırcı da Nevşehir nüfusuna kayıtlı. Abdi İpekçi’nin katili Mehmet Ali Ağca, Kartal Askeri Cezaevi’nden kaçırıldıktan sonra Nevşehir’de saklandı. İpekçi cinayetinde adı geçen 5 ülkücüden dördünün sahte pasaportları da Nevşehir Emniyeti’nde düzenlenmişti.

O dönem Nevşehir Emniyet Müdürlüğü’nde komiser olan İbrahim Şahin, Susurluk kazasından sonra Abdullah Çatlı ile düğünde göbek atarken görüntülenmiş, çete davasında yargılanmıştı.

Ellerinde ölüm listeleriyle solcu avına çıkan bu infaz ekibi, 12 Eylül sonrası devlet tarafından ödüllendirildi. Ya hapisten çıkarılıp kirli işlere yollandılar, ya salıverildiler. Nevşehir Emniyeti’nin pasaport bölümünde çıkarılan yangınla da bütün kayıtlar, bir gecede yok edildi.

O dönemin başrolündekiler 40 yıl sonra bugün, toplumun hafızasızlığına güvenerek sahnelere dönüyor. Mehmet Ağar, Erdoğan’ın desteğine koşuyor. Mehmet Ali Ağca anılarını yazıyor. Haluk Kırcı, televizyonda eski günahlarını aklamaya çalışıyor. Ve Ömer Ay, İYİ Parti’de siyaset yapıyor.

10 yıl önce, Ağca salıverildiğinde bir televizyon programında ağırladığım Abdi İpekçi’nin kızı Nükhet İpekçi, babasının katledilişinden beri sakladığı kanlı, delik deşik gömleğini seyircilere göstermiş, “Aynı gömlekleri taşıyan benim gibi birçok çocuk var” demişti. Bugün Tekinel ailesinin çocukları, babalarının cinayetine ortak olanların hesabını soruyor. CHP’yi de milliyetçi ortaklarına şirin görünmek adına bu suça alet olduğu için eleştiriyorlar.

Evet, onlar kalabalık, devleti arkalarına alıp birbirlerini kolladıkları için güçlüler de… Ama bu tarafta da yakınlarını demokrasi mücadelesinde kurban verenlerden oluşan devasa bir güç var; dünün hesabını soran koca bir yetimler ordusu… 40 yıllık bu çığlık, ancak adaletle susabilir. Nevşehir’deki gibi açık yaraya tuz dökerseniz, o çığlığı daha çok dinlersiniz.