Kendisini "Yandaş denilecek kadar AK Partilim" sözleriyle tanıtan Anadolu'dan Yeryüzüne Sivil Toplum Kuruluşları Vakfı Başkanı Avukat Serpil Balat, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasına tepki gösterdi. İstanbul Sözleşmesi'nin önemine dair değerlendirme yapan Balat, AKP'li vekillere seslenerek "Bu gidiş nereye" diye sordu.

Sözcü'den Veli Toprak'ın haberine göre, 10 yıl önce övünerek ilk imzayı attığımız, 1 Temmuz itibarıyla da yine övünerek iptal ettiğimiz kadına yönelik şiddete ilişkin İstanbul Sözleşmesi'yle ilgili AKP mahallesinden farklı ve yüksek bir ses geldi. İktidar kanadı mensupları ayrılma niyeti gündeme geldiğinden bu yana sözleşmeyi eleştirirken, geçmişte yaptıkları övgü dolu konuşmaları da unuttu. Farklı ses de tam bu aşamada devreye girdi.

“BU GİDİŞ NEREYE?”

TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Araştırma Komisyonu üyelerine düşüncelerini aktaran Anadolu'dan Yeryüzüne Sivil Toplum Kuruluşları Vakfı Başkanı Avukat Serpil Balat, “Ben bir AK Parti seçmeniyim, hatta yandaş denebilecek kadar AK Partiliyim” dedi ve İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasını sert dille eleştirdi. Balat'ın sözleri, TBMM'deki komisyonda yer alan AKP'li kadın milletvekillerinde de şaşkınlık yarattı. “Bu gidiş nereye?” anlamında “Fe Eyne Tezhebün” diyen avukat Serpil Balat, açıklama, sitem ve eleştirilerini şöyle sıraladı:

“ŞAŞKINLIK YAŞIYORUZ”

“İstanbul Sözleşmesi kadınlara yönelik şiddetle mücadelede önemli bir adım, bir dur çağrısı ve kararlılık göstergesiydi. Bugüne kadar öldürülmüş binlerce kadına vefa, şiddet gören kadınlara uluslararası hukuk açısından bir teminattı. Feshedilmiş olmasının şaşkınlığını yaşıyoruz. Bir metinden bir kelimenin çekilip nasıl tüm metnin manipüle edildiğini pratize etmiş olduk. Toplum mühendisliği örneklerine aşinaydık ama İstanbul Sözleşmesi'nin fesih sürecini yaşayarak siyasi mühendislik nasıl yapılır onu da tecrübe etmiş olduk.”

“DİĞER YASALAR HEDEFTE”

Anadolu'dan Yeryüzüne Sivil Toplum Kuruluşları Vakfı Başkanı Balat, “Sözleşmeye karşı çıkan bu grup, haklı bir özgüven kazanmış olacak ki hedeflerine 6284 sayılı yasayı, Medeni kanunu, Türk Ceza Kanunu'nu ve CEDAW Sözleşmesi'ni koyarak bu yasalarının da iptali için çalışmaya başladı. ‘Fe Eyne Tezhebün' diyoruz, yani bu gidişat nereye?” ifadesini kullandı.

Avukat Serpil Balat, sözleşmenin feshine neden karşı olduğunu TBMM'deki komisyonda AKP'li vekillere de anlattı.

Avukat Balat, İstanbul Sözleşmesi'nden çıkış süreciyle ilgili “Bazı siyasiler algı operasyonu konusunda uzman olan akademisyenlerle iş birliği yapıp, süreci başlattılar. Oluşturulan ekip, birçok köşe yazarıyla irtibata geçip, sözleşme karşıtı ısmarlama yazılar yazdırdılar” dedi.

Serpil Balat, “Sivil toplum kuruluşları da sözleşmenin aileyi yıktığını anlattılar. Toplumsal cinsiyet kavramını cinsiyetsizlik teorisine, LGBT bireylerin şiddetten korunma hakkını, LGBT bireylerin evlenme hakkına nasıl dönüştürdüklerini hayretle izledik” dedi ve şu ifadeleri kullandı:

MAAŞ KARTI KOCADA

“Kadın, kadın olduğu için öldürülüyor. Karısına şiddet uygulayan adamlara bir bakın, adam denirse.  Karısının boğazını sıkmış, ‘Dışarıda nasıl?' diye soruyorum, ‘Melek gibidir' diyorlar. Ama eve gelince eşini kendiyle eşit platformda görmüyor, üstün varlık görüyor. Eğitimli hanımlar da dayak yiyor. Hepsinin maaş kartları eşlerinin elinde… Yani üniversite mezunu bir hanım çalışıyor, maaşını istediği gibi harcayamıyor.

ABSÜRT BİR ŞEKİLDE

Ailenin kutsallığı ile söze başladılar, ‘Güçlü kadın aileyi yıkıyor' diyerek sözlerini bitirdiler. Hiç ilgisi olmamasına rağmen evden uzaklaştırma, süresiz nafaka, erken evliliği bile bu sözleşme çerçevesinde tartıştılar. Absürt bir şekilde sözleşmenin ensest ilişkiyi meşrulaştırdığını bile savundular.”