Adana’da 17 Haziran 2018'de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın fotoğrafının olduğu AKP'nin seçim pankartını yırttığı gerekçesiyle Barış Tayfur hakkında "Mala zarar verme" iddiasıyla Adana 26'ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Cezai ehliyetinin olmadığı Adana Doktor Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından raporlaştırılan Tayfur, yürümekte zorlandığı ve konuşamadığı belli olmasına rağmen 4 yıl boyunca duruşmalara ailesi olmadan katılmak zorunda kaldı. 

Savcı mütalaasında; Tayfur'un suçunun sabit olduğunu belirterek, "Sanık Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin raporuna göre, TCK 32/1 maddesi kapsamında akıl hastası olduğu belirlendiği, bu itibarla sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı karar verilmesi, ancak TCK 57/1 maddesi gereğince akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine, yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesini.." dedi.

Mahkeme, 22 Nisan’da yüzde 92 engelli Barış Tayfur için savcının mütalaası doğrultusunda “Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri” kararı verdi. Bu kararla beraber tek başına hayatını idame edemeyen Tayfur, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Bölümü'nde (YGAP) tecrit altında tutulacak. 

BAYRAMDAN SONRA YATIŞI YAPILACAK

Karar doğrultusunda önceki gün Tayfur, polis eşliğinde “Hastaneye, rapor almaya gideceğiz” denilerek evinden alındı. Hastaneye gidildiğinde ise başhekimin "hastanede yer yok, yatışı bayram sonunda yapılacak" denilerek Tayfur, tekrardan evine gönderildi. 

Bu duruma tepki gösteren Tayfur'un ailesi, uygulanacak “tedaviler” için endişeli olduğunu vurguladı.

'BU NEYİN CEZASI?'

Mezopotamya Ajansı'ndan Hamdullah Yağız Kesen'e konuşarak verilen karara tepki gösteren Tayfur'un ablası Evindar Tayfur, yüzde 92 spastik engelli olan kardeşinin, karardan sonra Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Bölümü'nde tecrit altında tutulacağını dile getirdi. Kardeşinin konuşmakta ve yürümekte zorlandığını belirten Tayfur, kendilerini üzen durumun Tayfur'un yüzde 92 engelli olup, cezai ehliyeti olmamasına rağmen mahkemeye çağrılıp, yargılanması olduğunu ifade etti. Dava süreci boyunca yeniden raporlar alıp, anne ve babasının duruşmalara alınmadığına işaret eden Tayfur, Psikiyatri Bölümü'ndeki tedavi sürecinin ne kadar süreceğinin kendilerine söylenmediğini aktardı. Tayfur, "Neyin tedavisi yapılacak, onu bilmiyoruz. Yani Barış'ın raporları ortadadır. Barış'a sevdirme tedavisi mi yapılacak? Ben anlayamadım. Barış'ın cezasının bu olmaması gerekiyor" dedi. 
 

Tayfur, kardeşinin tek başına hayatını idame edemediğini hatırlatarak, Psikiyatri Bölümü'nde tecrit altında tutulacak kardeşinin hayatından endişe duyduklarını kaydetti.

'BU BİR KATLETMEDİR'

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Milletvekilleri Tülay Hatimoğulları ve Kemal Peköz ile HDP Adana İl Eşbaşkanları Helin Kaya ve Mehmet Karakış da Tayfur'u evinde ziyaret ederek, bu yanlıştan dönülmesi için mücadele edeceklerini söyledi. Tayfur'un Psikiyatri Bölümü'ne konulmasına tepki gösteren HDP'li Peköz ise, "Barış durumunda birinin oraya konulması ne insan haklarına, ne adalete ne de hukuka sığar. Barış durumunda birinin oraya götürmek demek onu katletmek anlamına gelir. Böyle bir şeyin yapılmaması için elimizden gelen çabayı sarf edeceğiz. Barış'ın oraya gitmemesi için ne gerekiyorsa onu yapacağız" diye konuştu.