ARTI GERÇEK - Dünya gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, bugünkü yazısında, "Dövizle oynayanın eli yanar dediler, dediler; ama dövizle değil TL ile oynayanın elini, kolunu, her yerini yaktılar! Son on yılda yalnızca mevduat ve iç borçlanma senedi alanlar zararda" ifadelerini kullandı.

Aktaş, "Tasarruf sahibi 2020 sonuna kadar mevduatına enflasyonla neredeyse aynı düzeyde faiz alabiliyordu. Ama geçen yıl yüzde 36’yı aşan tüketici fiyat artışı faiz getirisini silip süpürdü ve tasarruf sahibi mevduattan getiri elde etmek şöyle dursun, yüzde 16’ya yakın zarar etti. Geçen yıl en büyük kayıp ise yüzde 26’yı aşan oranla devlet iç borçlanma senetlerinde yaşandı. Borsa yüzde 4 gibi az da olsa reel bir getiri sağladı. Asıl kazanç ise dövizden ve altından elde edildi" dedi.

Aktaş, şu değerlendirmelerde bulundu:

"2012-2021 döneminde, yani 10 yılın toplamında Türk Lirası cinsinden tasarruf edenler cepten yemekten kurtulamadı. Ne TL cinsi mevduat hesabı açtıranlar, ne devlet iç borçlanma senedine yatırım yapanlar enfl asyonun üstünde getiri elde edebildi. Bu on yılda mevduatta yüzde 14, DİBS’te yüzde 32 reel kayıp oluştu.

Buna karşılık tasarrufunu altın alarak değerlendirenler çok yüksek oranda kar elde etti. Altın, enfl asyonu deyim yerindeyse ezdi geçti.

Yıllar yılı zaman zaman duyduğumuz bir söz var; “Dövizle oynayanın eli yanar” der birileri. Ama hiç de öyle olmuyor. Döviz alanın değil, TL’de kalanın eli yanıyor. Son on yılın verileri, tasarrufunu dolar ve euro cinsinden değerlendirenlerin bu dönemde reel olarak sırasıyla yüzde 113 ve yüzde 83 getiri elde ettiğini ortaya koyuyor."

BU YILKİ KAYIP ÇOK YÜKSEK OLACAK

Aktaş, yazısında şu tespitlerde bulundu:

"Bu yıl enflasyon yüzde 40 dolayında gerçekleşebilir. Mevduat faizi ise şu günlerde yüzde 20. Yani bu yıl mevduatı tercih edenler yine çok büyük bir zarara uğrayacak.

Mevduat faizi, Merkez Bankası’nın politika faizi aşağı çekildikten sonra bir miktar geriledi ama şimdi yeniden yükseldi ve üç ay vadelide yüzde 20 düzeyinde. Üstelik mevduat faizi, Merkez Bankası faizinin aşağı çekilmeye başlandığı tarihtekinden de yüksek. Politika faizinin indirilmesi ve bu çerçevede elde edilen “kazanımlara” bir başka gün detaylı bir şekilde eğileceğiz.

Mevduat faizi yükseldi ama gele gele ancak yüzde 20'ye geldi. Bu oran yıl içinde sabit kalır mı bilemeyiz tabii ki ama en azından önemli bir gerileme kaydetmeyeceğini söylemek yanlış olmaz. Peki oran artar mı; tabii ki bu sorunun yanıtı da uygulanmakta olan politikalarda köklü değişikliklere gidilip gidilmeyeceğine bağlı. O yüzden biz bu yılın faizini yüzde 20 olarak varsayalım.

Bu yılki TÜFE’nin ne olacağına gelince... Yakın zamanda tek haneden söz edenler çıkıyorsa da, herhalde kastettikleri yıllık değil, aylık orandır. Çünkü yıllık TÜFE’nin değil birkaç ay içinde bu yılın hiçbir ayında tek haneye inmeyeceği açık. Aksini söylemek için dört işlemi bilmiyor olmak gerekir.

Geçenlerde de yazdığımız gibi bu yılın TÜFE gerçekleşmesi yüzde 40’a daha yakın olmak üzere yüzde 30-40 arasında oluşabilir. Üstelik bu iyimser bir aralıktır. Yine uygulanacak politikalara bağlı olarak yüzde 40’ın üstünde bir gerçekleşme olasılığı da oldukça güçlü görünmektedir.

Faiz yüzde 20, enfl asyon da yüzde 40 olursa bu yıl mevduatta yüzde 14’lük bir reel kayıp daha oluşacak demektir."