Alev Coşkun: İhbar etsem ne olur, etmesem ne olur?



Artı Gerçek

'Ne ihbarı ya.. İhbar diye bir şey yok ortada. Ne ihbarı, neyin ihbarı.'


Hükümete yakınlığıyla bilinen Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Cumhuriyet gazetesinin sahibi konumundaki Cumhuriyet Vakfı'na tartışmalı bir şekilde başkan olan Alev Coşkun'a 27 Mayıs darbesi sonrası hayatını kaybeden Vedat Eczacıbaşı'nın yakalanışı hakkındaki iddiaları sordu. "Vedat Eczacıbaşını ihbar ettiniz mi?" sorusunu Coşkun "İhbar etsem ne olur, etmesem ne olur... Sıkıyönetim şartları var. Öyle bir şey yok” diye yanıtladı. 

Selvi'nin Hürriyet'te bugün yayımlanan yazısının ilgili kısmı şöyle:

ALEV COŞKUN, VEDAT ECZACIBAŞI OLAYI HAKKINDA İLK KEZ KONUŞTU

HABERTÜRK yazarı Nagehan Alçı, Yıldıray Oğur’un yazısını referans göstererek, 27 Mayıs sürecinde yaşanan çok büyük bir acıyı gündeme taşıdı. Vedat Eczacıbaşı’nın, Toma Meyhanesi’nde kadehini kaldırarak “Benim için hâlâ başbakan olan Adnan Menderes’in şerefine” demesi üzerine Alev Coşkun’un ihbar ettiğini, bunun üzerine tutuklanan Vedat Eczacıbaşı’nın gördüğü işkenceye dayanamayarak intihar ettiğini yazdı. Habertürk’te canlı yayına bağlanan Pınar Eczacıbaşı ise Alev Coşkun’u babasının ölümünden sorumlu tuttuğunu söyledi. Habertürk iddialar hakkında açıklama yapması için Alev Coşkun’a bağlanmak istemiş ancak konuşmamış. Nagehan Alçı’ya sordum. Bir açıklama göndermemiş.

ALEV COŞKUN’UN AÇIKLAMALARI

İddialar hakkında yazmadan önce Alev Coşkun’u aradım. Kendisiyle iki kez konuştuk. “Vedat Eczacıbaşı’nı ihbar ettiniz mi?” diye sordum. “Ne ihbarı ya.. İhbar diye bir şey yok ortada. Ne ihbarı, neyin ihbarı” karşılığını verdi. Olay günü Nurettin Sözen, Dr. Sedat Akman, Özer Öztarhan’la birlikte Toma Meyhanesi’nde yemek yediklerini, Vedat Eczacıbaşı ve 30 arkadaşının saldırısına uğradıklarını anlattı. Vedat Eczacıbaşı’nın “Adnan’ın şerefine” diye kadehini kaldırdığını söyledi. Olayla ilgili haberin çıktığı gazetelerde bazı bölümlerin silinmiş olarak çıkması üzerine sıkıyönetimin “tahkikat başlattığını” anlattı. “İhbar etsem ne olur, etmesem ne olur... Sıkıyönetim şartları var. Öyle bir şey yok” dedi.

Pınar Eczacıbaşı’nın babasının intiharından sorumlu tutmasını ise “O kızın o cevabına duygusal olarak bir şey demem yani. Doğal karşılıyorum” diye değerlendirdi. Bence Alev Coşkun bu olay hakkında daha ayrıntılı açıklamalar yapmalı. Ayrıca Alev Coşkun’un da işaret ettiği gibi Vedat Eczacıbaşı hariç, olayın tanıkları hayatta. Onlar da konuşmalı.
Peki Alev Coşkun’un açıklamalarından ikna oldum mu? Hayır, olmadım. Çünkü karanlıkta kalan ve aydınlatılması gereken birçok nokta var. Bu tür olaylar tek yanlı savunmalarla aydınlatılamaz. Mahkeme dosyası incelenmeli, Vedat Eczacıbaşı ile birlikte tutuklananlar da konuşmalı.
Bir de 27 Mayıs’ta yaşanan bu tür acılar için, Yassıada’da bir hafıza müzesi oluşturulmalı. 

BAĞLANTILI HABERLER