Manisa Valiliği, Yunus Emre İlçesi Horozköy Mahallesi’nde, “tarım arazisine gerekli izinler alınmadan moloz dökülerek doğal yapısının bozulduğu, tarla vasfının yitirilmesine sebep olunduğu” gerekçesiyle 2005 yılında tam 31 bin 185 lira ceza kesti. Arazi sahibi Gülsüm Kestaneci cezadan yıllar sonra haberdar oldu. Araziyi satmış aradan yıllar geçmişti. Hemen itiraz etti. Pasaport kayıtlarında açıkça görüldüğü gibi yurtdışında yaşadığını, molozun dökülmesiyle hiçbir ilgisinin olmadığını anlatmaya çalışsa da dinleyen olmadı.

Konuyu mahkemeye taşıyan Kestaneci, asıl moloz dökenlerin bulunması gerektiğini, bu yönde valilik ve ilgili idare tarafından hiçbir çaba harcanmadığını, arazinin toprak yapısının bozulduğunun belirtildiği tarihlerde kendisinin yurt dışında ikamet ettiğini, dolayısıyla bu kabahatin meydana gelmesinde kendisine atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını savundu. Hatta kamera kayıtlarından moloz döken kamyonun plakasını dahi mahkemeye sundu.

‘ARAZİNİN SAHİBİ SENSİN’

Ama mahkeme “arazinin sahibi sensin” diyerek davayı reddetti. Gülsüm Kestaneci’nin üst mahkemeye yaptığı itiraz da kabul görmedi.

Hukuk mücadelesinden vazgeçmeyen Kestaneci, davayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.Resmi Gazete'de yayımlanan kararda Yüksek Mahkeme yaptığı incelemede şu tespitlere yer verdi:

“Suç isnadı altındaki başvurucunun salt mülkiyet sahibi olması nedeniyle cezalandırılarak otomatik olarak suçlu konumuna düşürüldüğü anlaşılmaktadır. Başvurucuya savunma imkanı tanınmış olması da masumiyet karinesinin ihlalini telafi etmemiştir. Anayasa Mahkemesi neticede şu hükme vardı:

“Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin masumiyet karinesinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Manisa 1. Sulh Ceza Hakimliğine’ gönderilmesine, yargılama giderlerinin başvurucuya ödenmesine kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.