Koronavirüs aşısı sokağa çıkıyor. 11 Eylül’de İstanbul Maltepe’de miting düzenlenecek. Aşı olanlarla aşı olmayanlar, başka bir ifadeyle aşı karşıtlarıyla ,aşı olmak gerektiğini düşünenler arasındaki tartışma büyüyor. Aşı karşıtları aşı olmama kararlarının “bireysel özgürlükler kapsamında” olduğunu ve “Anayasa tarafından güvence altına alındığını” düşünüyor.

Aşı karşıtlarının sahaya indiği günlerde Türk anayasa hukukçusu, akademisyen ve siyasetçi İbrahim Kaboğlu, Birgün’de yazdığı köşesinde aşının kişisel bir tercih mi yoksa toplumsal bir sorumluluk mu olduğu sorusuna yasalar çerçevesinde yanıt arıyor. Ve bir anlamda bu tartışmaya nokta koyuyor.

Kitlesel salgın hastalıklar için koruma önlemlerinin de kitlesel olması gerektiğinin altını çizen, bu noktada devletin ve bireyin sorumlulukları olduğunu belirten Kaboğlu, devletin anayasal zorunluluklarını özetledikten sonra kişisel zorunluluklar açısından şunu söylüyor: “ “Kişiler açısından ise, ‘Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da’ kapsadığı (md.12) için, aşıdan kaçınma hakkı yok.”

Kaboğlu’nun yazının tamamı linkte.