Suriye krizine çözüm amacıyla başlatılan Astana görüşmelerinin 13’üncüsü yayımlanan sonuç bildirgesi ile sona erdi. Kazakistan’ın Başkenti Nursultan’da gerçekleştirilen ve Suriye krizinin baş aktörlerinden Türkiye, Rusya ve İran’ın garantörlük rolü üstlendiği görüşmelerde, çözüm yerine söz konusu devletlerin Suriye’deki menfaatleri konuşuldu.

ANHA'nın haberine göre yayımlanan sonuç bildirgesinde Kürt karşıtlığı vurgusu ön plana çıktı. Bölgede uzun vadeli istikrar ve güvenliğin ancak Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesiyle mümkün olduğunun belirtildiği bildirgede, “Suriye’nin Kuzeydoğusunda Özerk yönetim kurulmasına dönük inisiyatifler de dahil olmak üzere, terörle mücadele bahanesiyle sahada yeni gerçeklikler oluşturmayı amaçlayan tüm girişimleri reddettik. Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü bozmaya yönelik ayrılıkçı planlara karşı çıkma kararlılığımızı dile getirdik" ifadeleri kullanıldı.

İdlib'deki durumuna dikkat çekilen ve ilgili tüm anlaşmaların hayata geçirilerek sahada sükunetin sağlanması gerektiğinin belirtildiği bildirgede, “Heyet Tahrir el-Şam terör örgütünün gerilimi azaltma bölgesindeki varlığını artırmasından duyduğumuz endişeyi dile getirdik ve IŞİD'in, El Nusra'nın, El Kaide ve IŞİD'le bağlantılı diğer tüm kişi, örgüt, kurum ve kuruluşların nihai olarak yok edilmesi için işbirliğini sürdürme kararlılığımızı belirttik” denildi.

Bildirgede ayrıca Suriye için yeni anayasa çalışmalarından memnuniyet duyulduğu belirtildi.