Ankara Tabip Odası (ATO), “Yoksulluk Bir Halk Sağlığı Sorunudur” başlığıyla ATO Genel Merkez’inde basın toplantısı düzenledi. ATO Halk Sağlığı Komisyonu üyesi Dr. Ebru Basa, beslenme, barınma, ısınma ve sağlık hizmetlerine erişim maliyeti arttıkça, yoksulluk ve açlık sınırının yükseldiğini söyledi.

Basa, “Sağlıksız bir toplum olmaya daha çok yaklaşıyoruz. Daha çok hastalanıyor, daha çok sağlık kurumlarına başvuruyor, daha çok ilaç tüketiyoruz. Bugün bir kez daha, çok net bir şekilde ifade etmek gereklidir: Yoksulluk bir halk sağlığı sorunudur” dedi.

'TÜRKİYE'DE HER 5 KİŞİDEN 1'İ YOKSUL'

İstatistiklere göre, Türkiye'de her 5 kişiden 1’i insanın yoksul olduğunu söyleyen Basa, “Açlığın ve yoksulluğun nedeni, her geçen gün daha da artan gelir dağılımındaki adaletsizlik ve toplumsal eşitsizliğin derinleşmesidir. Türkiye'de ilk kez kişi başına düşen milli gelir 7 yıl boyunca düşüş gösterdi. Araştırmalarda görüldüğü üzere Avrupa’da gelir eşitsizliğinde birinciliği kimseye kaptırmayan Türkiye'de en zengin yüzde 20’lik grup en yoksul yüzde 20’lik gruptan 9 kat daha fazla gelir elde etti” diye konuştu.

Basa, ”Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 15 bin 139 TL olurken, açlık sınırı 4 bin 552 TL ile 2022 yılı asgari ücretinin üzerine çıktı. Asgari ücret karın doyurmaya dahi yetmiyor” dedi.

‘YOKSULLUK HALK SAĞLIĞINI ETKİLYOR’

Yoksulluğun ve barınma hakkının kısıtlanması halk sağlığını doğrudan ilgilendirdiğini söyleyen Basa, ekledi, “Yüksek kiralar ve barınma sorunu, üniversiteyi kazandığı halde kaydını donduran öğrencileri, kazandığı ücretin yarısını kiraya ayırmak zorunda kalan çalışanları, penceresi olmayan rutubetli evlerde ucuz diye oturmak zorunda kalan yurttaşları ruhen ve fiziksel açılardan olumsuz etkiliyor. Oysa bu ülkenin tüm yurttaşları sağlıklı evlerde fahiş kiralar ödemek zorunda kalmaksızın insanca yaşayabilmeli, barınabilmeli ve sağlıklı şekilde yaşayabilmelidir” diye belirtti. (MA)