ARTI GERÇEK - Anayasa Mahkemesi (AYM), 2015 yılında Kürt illerinde ilan edilen ‘öz yönetim’ ilanlarına karşılık uygulanan sokağa çıkma yasağı esnasında ‘3. bodrum’ olarak tabir edilen binada mahsur kalanlar adına yapılan ‘ihtiyati tedbir' başvurusunu reddetti.

14 Aralık 2015 tarihinde ilan edilen ve 79 gün süren sokağa çıkma yasağında Şırnak’ın Cizre ilçesi Cudi Mahallesi’nde bulunan bir binanın bodrum katında silahlı güçler arasında kalan sivillerin hayattayken yapılan ‘ihtiyati tedbir başvurusu' aradan geçen yıllların ardından reddedildi. 

2015’te Derya Koç, İbrahim İverendi, Lokman Bilgiç, Murat Keskin, Sinan Kaya, Fırat Malda, Orhan Tunç, Meryem Akyol, Mürsel Dalmış, Sıtar Öztürk, Murat Tunç, Abdülselam Turgut, Fatma Demir, Emek Aydın, Mesut Özer, Abdullah Özgür, Agit Aydın, Barış Ağadır, Sahip Edin ve Ferhat isimleri kişilerin yaşam hakkı için yapılan başvuru yerine getirilmediği için yaşamını yitirmişti.

AYM’den yapılan açıklamada ret kararına, "Eksik belge geçerli sürede tamamlanmadı" gerekçe gösterildi. Cizre'nin Cudi Mahallesi’nde sokağa çıkma yasakları döneminde kamuoyunda “vahşet bodrumları” olarak bilinen 3'ncü bodrumda yaşanan ölümlerle ilgili yapılan başvuru, 21 Nisan'da reddedildi. AYM'nin ret gerekçesi, Resmi Gazete’de yayımlandı. 

Bodrumlarda yaşamını yitirenlerin aileleri Ahmet Tunç, Arjin Edin, Berivan Edin, Güler Yerbasan, Kemal Koç, Mehmet Akyol, Mehmet Siraç Özgül, Muhammed Ali Edin, Nermiye İverendi, Recep Demir, Sahip Baran Edin, Sait Bilgiç, Selim Özkul, Süleyman Edin, Süleyman Turgut ve Zekiye Edin adına yapılan başvurunun ret gerekçesinde, "Başvurunun geçerli mazeret olmaksızın eksikliğin süresinde tamamlanmaması nedeniyle reddine..." ifadeleri yer aldı. 

İHD EŞ GENEL BAŞKANI TÜRKDOĞAN, HERHANGİ BİR HAK KAYBININ OLMADIĞINI AÇIKLADI

AYM’nin “Cizre bodrumları” kararının, başvuruda ismi geçen kişilerin yaşamlarını yitirmeden önce yapılan “ihtiyati tedbir” talebiyle ilgili olduğunu belirten İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, bireysel başvuruların devam ettiğini ve herhangi bir hak kaybının olmadığını açıkladı. 

Türkdoğan, Resmi Gazete’de yayımlanan bugünkü AYM kararının, 10 Şubat 2016 yılında “ihtiyadi tedbir” talepli yaptıkları başvuruya ilişkin olduğunu belirtti. Türkdoğan, “Cizre 3’üncü bodrumunda yaşamını yitiren Derya Koç ve arkadaşlarının yaşam hakkı ihlali bireysel başvuruları AYM’de her bir başvurucu bakımından ayrı ayrı devam etmektedir” diye kaydetti.

Cizre’deki sokağa çıkma yasağında 3 farklı binanın bodrum katlarında yüzün üzerinden kişinin yaşamını yitiren Türkdoğan, “Bu sivillerin basın aracılığı ile yardım taleplerine duyarlı ve hak savunucusu avukatlar olarak cevap verip yaşamlarını kurtarmak için ihtiyati tedbir talepli olarak AYM ve AİHM’e başvurular yaptık. Derya Koç ve arkadaşlarının yaşam haklarının korunması amacı ile 10 Şubat 2016 tarihinde AYM’ye tedbir talepli başvuru yapmış, bu başvurumuza 2016/2629 başvuru numarası verilerek, talebimiz 12 Şubat 2016 günü ölüm haberinin alınması nedeniyle ‘tedbir verilmesine yer olmadığına’ şeklinde karar verilmişti. Bu karar henüz verilmeden aynı gün akşam saatlerinde de AİHM’e başvuru yapmıştık” ifadelerini kullandı.

10 KİŞİ İÇİN BAŞVURU YAPILABİLDİ

Türkdoğan, Derya Koç, İbrahim İverendi, Lokman Bilgiç, Murat Keskin, Sinan Kaya, Fırat Malda, Orhan Tunç, Meryem Akyol, Mürsel Dalmış, Sıtar Öztürk, Murat Tunç, Abdülselam Turgut, Fatma Demir, Emek Aydın, Mesut Özer, Abdullah Özgür, Agit Aydın, Barış Ağadır, Sahip Edin ve Ferhat isimli kişilerin yaşamlarını yitirmesinden sonra da yakınları üzerinden başvuruları sürdürdüklerini aktardı. Türkdoğan, ilk başvuruda ismi geçen çoğunun ailelerine ulaşamadıklarından kaynaklı başvurunun 10 kişi üzerinden sürdürüldüğünü belirtti.

AYM’deki başvuru süreci devam ederken, yaşamını yitiren Derya Koç ve diğer kişilerin Cizre ve Şırnak Cumhuriyet Başsavcılıklarındaki dosyalarını kentteki avukatlarla birlikte takip ettiklerini ifade eden Türkdoğan, “Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı görevsizlik vererek, dosyayı Şırnak’a göndermiştir. Ardından da Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının takipsizlik kararlarına avukat arkadaşlarımızla itiraz ettik. Bu itirazlar ayrı ayrı Şırnak Sulh Ceza Hakimliği tarafından ret edildi. Ret kararlarına karşı, süresi içinde her bir başvurucu için ayrı ayrı AYM’ye bireysel başvuru yaptık. Bu başvurular da halen derdesttir ve başvurular 2017-2019 yıllarında yapılmış olmalarına ve önemlerine rağmen halen AYM tarafından karara bağlanmamıştır” diye aktardı.

KARAR ÖNCEKİ BAŞVURUYA İLİŞKİN

AYM’nin bugün yayımlanan kararının, Derya Koç ve arkadaşları yaşıyorken yaptıkları “ihtiyati tedbir” talebiyle ilgili olduğunu ifade eden Türkdoğan, devamla şunları belirtti: “Yaşamlarını yitirdikten sonra savcılık ve hakimlik süreçleri tamamlanınca AYM’ye aileleri adına ayrı ayrı başvuruları yaptık ve bu başvurular halen devam etmektedir. Ayrıca Cizre 1. ve 2. bina bodrumları ile ilgili ihtiyati tedbir amaçlı yapılan toplu başvurular ile ilgili olarak AYM henüz bir karar vermeyip bu başvurulardan birisini ayırmıştır. Buradan da ne çıkacağını beklemekteyiz. Ancak tekrar belirtmek gerekir ki; Yaşamını yitiren her bir başvurucu için Şırnak Sulh Ceza Hakimliği kararından sonra AYM başvurusu yapıldığı için bu gibi usulü kararların esas bakımından ciddiye alınmaması gerektiğini, ancak 5 yıl sonra etkili hukuk yolu olmadığı, içtüzüğe aykırı olarak usulü eksiklik talep edildiği, ek süre tebliğinden itibaren 30 gün içinde evraklar teslim edildiği halde, bu yokmuş gibi davranılması gibi hususlarda bu kararı AİHM’e taşıyacağımızı da belirtmek isterim.”

Cizre bodrumlarında yaşamını yitirenlerin yakınlarının ve hak savunucularının adalet talebinin inatla ve ısrarla sürdürüldüğüne vurgu yapan Türkdoğan, “Yaşamını yitirenlerin yakınları bakımından herhangi bir hak kaybı oluşmamıştır. Çünkü bireysel başvurular devam etmektedir” dedi.