HDP'nin önceki Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’a yönelik sosyal meduyada yapılan cinsiyetçi saldırıya tepkiler devam ediyor. Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Fesih Bozan, Başak Demirtaş’ı ziyaret etti.

Gazete Duvar'ın haberine göre, eşi ve partisinin kadın kolları başkanıyla destek ziyaretinde bulunan Bozan, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, “Bu ahlaksız paylaşımı yapan kişi, kişiler ve zihniyeti kınıyor ve lanetliyorum” dedi.’

Hükümete eleştirilerde bulunan Bozan, “Partiler, farklı fikir, düşünce ve programlara sahip oldukları için ayrı teşkilatlanmakta ve iktidar için siyasi faaliyetlerde bulunmaktadırlar. Siyasi partiler, program, fikir ve icraatlarıyla mücadele etmelidirler. Siyasi partiler birbirlerinin düşmanları değil, rakipleridirler. AKP iktidarının, kendileri dışındaki tüm muhalefete karşı kutuplaştırıcı, ötekileştirici ve terörize edici bir dil kullanması sonucu, maalesef toplum içinde kin ve düşmanlık duygularının zeminini oluşturmaktadır. Daha önce Malatya Pütürge’de seçim günü Saadet Partili iki sandık görevlisine saldırı yapılmış, iki parti mensubumuz hayatını kaybetmişti” dedi.

‘SİYASİLERİN AİLELERİYLE UĞRAŞMAK AHLAKSIZLIKTIR’

“Bunun son bir örneği de, tutuklu bulunan HDP eski Eş Başkanı Sayın Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’a yönelik sosyal medyada yapılan ahlaksız paylaşımdır” diyen Bozan, açıklamasının devamında şunları söyledi:

“Bu ahlaksız paylaşımı yapan kişi, kişiler ve zihniyeti kınıyor ve lanetliyorum. Bu vesile ile, bugün ben, eşim, kadın kolları başkanımız ve kadın kolları teşkilat mensuplarımızla beraber, Başak Demirtaş Hanım’ı evinde ziyaret ettik. Bu saldırıyı tüm kadınlara yapılmış olarak kabul ettiğimizi ve iktidarın kutuplaştırıcı, ötekileştirici ve herkesi terörize eden söylemlerinin bir yansıması olduğunu ifade ettik. Biz Saadet Partisi olarak, ülkemizin ve milletimizin birlik ve beraberliği, huzur, barış, adalet, hak, hukuk ve kardeşliği için, iletişim kanallarının açık tutulmasının gerektiğini, farklılıklarımızı ayrıştırıcı değil bir zenginlik olarak görülmesi gerektiğine inanıyoruz. Benzer olayların olmaması için, faillerin hak ettikleri cezayı almalarını ve bundan sonra iktidarın kutuplaştırıcı dili terk ederek, barışçıl ve kucaklayıcı dil kullanmasını diliyorum.” (Kaynak: Gazete Duvar)