Seda TAŞKIN 


ARTI GERÇEK – Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin HDP'nin kapatılması yönündeki açıklamalar ve hakkında açılan fezlekeye ilişkin Artı Gerçek’e konuştu.  

Beştaş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin HDP'nin kapatılması çağrısına ilişkin olarak, “Siyasi etik, siyasi yarış, siyaset yapma biçimi olarak bir çaresizlik olarak görüyoruz. MHP bizden daha az oy olan bir partidir ve biz meclisin 3’ncü büyük partisiyiz. Siyasi partiler kanununa, anayasaya göre kurulan bir partiye, kapatmaya yönelik yargıya talimat verilmesi HDP’nin mücadelesinde ne kadar haklı olduğunu gösteriyor” dedi. 

‘SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ’

Bahçeli’nin HDP’nin kapatılmasına yönünde yaptığı çağrıların anayasal bir suç olduğunu söyleyen Beştaş, şöyle devam etti:

“Sadece HDP’nin yönetiminden bahsetmiyorum milyonlarca insanın iradesine büyük bir saygısızlık ve büyük bir inkar niteliğindedir. Ve kendisi hakkında merkezi olarak suç duyurusunda bulunacağız. Bu yargıya müdahaledir. Yargıyı yönlendirmedir, yönetme iradesidir. MHP’nin iktidar bloku içindeki gücünü de biliyoruz. Bir yönüyle acizlik ve zavallılıktır. HDP bir bina, bir duvar, bir yönetimden ibaret değildir. HDP’nin kapatılması ile bu mücadelenin bitirilmesi mümkün değildir. Bunu geçmişte defalarca yapmaya çalıştılar ancak HDP daha da büyüyerek yoluna devam etti. Bu yönüyle bizim yolumuz açıktır.”

‘AKP İLE MHP ARASINDA NASİL BİR ÇATIŞMA VAR?’

AKP ile MHP arasında yaşanan çatışmaya işaret eden Beştaş, “MHP ile iktidar arasında bir çatışma var, bunu çıkıp açıklasınlar. İktidar ortaklarından biri, Avrupa Birliği bizim geleceğimiz derken, diğeri bizim partimizi kapatmak için kamuoyu oluşturuyor. Bu konuda biz AKP’yi tanırız. MHP, AKP iktidarının büyük ortağıdır. Parti kapatılması konusunda suskunluk yetmez. Hele Demirtaş kararından sonra Avrupa Birliği’ne girme iradesi varsa, ki biz girilmesinden yanayız, Demirtaş kararı dahil HDP’ye yönelik saldırılar derhal durdurulması gerekiyor. Avrupa’nın normlarına uygun davranış, yönetim ve pratik sergilenmesi gerekiyor” dedi. 

HDP’nin kapatılması için hiçbir gerekçenin olmadığını söyleyen Beştaş, HDP’nin kapatılmasına ilişkin çağrıların ise HDP’yi siyasetten uzaklaştırmaya yönelik bir hamle olarak değerlendirdiğini söyledi. MHP’inin siyasi bir kampanya yürüttüğünü söyleyen Beştaş, şöyle devam etti:

“Ben Yargıtay Başsavcılığı’nın da Anayasa Mahkemesi’nin de böyle bir tutuma girmeyeceklerine inanmak istiyorum. Bunu siyasetçi kimliğimle değil hukukçu kimliğimle söylüyorum. Çünkü aynı hataların tekrarlanması, tarihte ilki trajedidir ama ikincisi komediye dönüşür. HDP yolundan bu şekilde alıkonulamaz. Ama siyasi kararlar verilirse bile bu yine uluslararası alandan ve halktan geçmez.  İktidar partisi her gün yeni kararlar alıyor ve konjektüre göre siyaset üretiyor. Daha 2012 yılında anayasa uzlaşma komisyonunda canhıraş parti kapatmaya karşıyım diyen bir iktidar, kendisine Anayasa Mahkemesi’nde hakkında dava açılan bir iktidar, hazine yardımından mahrum bırakılan bir iktidar neden susuyor. Bu konuda yığınla açıklamaları var.”

'SİYASETTEKİ ETKİMİZİ KIRMAYA DÖNÜK'

Kendisi ile birlikte 8 HDP’li milletvekili hakkında hazırlanan fezlekelere ilişkin de değerlendirme yapan Beştaş,  “Fezlekelerin hiç birinde suç yoktur. Tamamen siyasidir. Tamamen bizim siyasetteki etkimizi kırmaya dönüktür. Kamuoyunda HDP vekillerine ‘suç makinası’ algısı yaratmaya çalışıyorlar. Hâlbuki HDP milletvekilleri en çok çalışan, halkı ile birlikte olan, halkın sorunlarını dinleyen ve bunun mücadelesini yürüten vekillerdir” dedi. 

Kobane iddianamesinin hukuki değil, siyasi bir metin olduğunu söyleyen Beştaş sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Orada hiçbir suçun faili zaten belirlenme ihtiyacı bile duyulmamıştır. Ayrıca Kobane İddianamesi AİHM Büyük Dairesi’nden zaten peşinen geri çevrilmiştir. Bu karara rağmen yapılan bir hamle olsa da AİHM kararı gereğince kesinlikle bu iddianamenin sonuç doğurması mümkün değildir.”