Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden yarın BM Genel Kurulu’ndaki ilk konuşmasını yapacak. Biden, Avustralya Başbakanı Scott Morrison’la New York’ta bir araya geldikten sonra Washington’a dönecek ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson’la görüşecek.

Reuters'ın haberine göre; Biden’ın BM ziyaretiyle ilgili basın brifingi düzenleyen üst düzey bir Amerikalı yetkiliden geldi. Üst düzey yetkili gazetecilere yaptığı açıklamada, Biden’ın, ABD, Avustralya ve İngiltere arasında nükleer denizaltı anlaşmasına bir hayli tepkili olan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’la da telefonda görüşmeyi istediğini söyledi. Anlaşma, Avustralya’ya nükleer denizaltılar için gelişmiş teknoloji sağlanmasını içeriyor.

Amerikalı yetkili, Biden’ın Fransa’nın duruşunu anladığını ancak aynı görüşte olmadığını belirtti. Amerikalı yetkililer, Avustralya’nın daha önce ABD teknolojisi için talepte bulunduğunu kaydediyor.

BM’de yapacağı konuşma Biden’a, hem yurtiçi hem yurtdışından maruz kaldığı eleştirilerin arttığı bir dönemde ABD dış politikasının geleceği hakkında konuşmak için başkanlığı sırasında bugüne kadarki en büyük fırsatı sağlayacak.

Amerikalı yetkili, “Başkan, Afganistan’da savaşı bitirmenin savaşa odaklanan bir faslı kapattığı ve maksatlı, etkili, yoğun bir Amerikan diplomasisi faslını açtığı mesajını verecek” dedi.

Yetkili, Biden’ın yapacağı görüşme, toplantı ve açıklamaların, “yeni bir Soğuk Savaş değil ama büyük güçlerle canlı bir rekabet çağı olduğu” mesajını vermeyi amaçlayacağını kaydetti.

Yetkili ayrıca, Biden’ın ABD’nin iklim değişikliği ve Corona virüsü aşılarının bağışı konusundaki taahhütlerini arttıracağı bilgisini verdi ancak bununla ilgili somut ayrıntı paylaşmadı.

“Başkan Biden yarın dünyanın bloklara ayrıldığı yeni bir Soğuk Savaş fikrine inanmadığı mesajını verecek. Çatışmanın içine sürüklenmeyen canlı, yoğun, ilkeli bir rekabete inanıyor” diyen Amerikalı yetkili, ABD Başkanı’nın aynı mesajı Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’le 9 Eylül’de yaptığı telefon görüşmesinde de vurguladığını söyledi.

VON DER LEYEN: KABUL EDİLEMEZ

AB Konseyi Başkanı Michel, Fransa'ya destek vererek ABD'yi "vefasızlık"la suçladı. Michel, "Müttefikler için temel ilkeler şeffaflık ve güvendir ve bunlar birbirinden ayrılmaz. Ve şimdi ne gözlemliyoruz? Şeffaflık ve vefanın olmadığını gözlemliyoruz" şeklinde konuştu.

Deutsche Welle Türkçe'nin haberine göre; Avrupalıların bu tutumun arkasında yatan nedenleri anlamaya ihtiyacı olduğunu belirten Michel, bu hamlenin Avrupa'nın kendi savunma kapasitesini oluşturma çabalarını artıracağını ifade etti. Bunun müttefiklere yönelik bir adım olmayacağını kaydeden Michel, "Ama bizim daha güçlü ve sağlam olmamız, müttefiklerimizin de daha güçlü olacağı anlamına gelir" şekilde konuştu. Michel, selefi Donald Trump'ın ardından ittifakları güçlendirme sözü veren Joe Biden yönetiminden duyduğu hayal kırıklığını da dile getirdi.

VON DER LEYEN: KABUL EDİLEMEZ

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen da denizaltı geriliminde ABD, Avustralya ve İngiltere'nin Fransa'ya yönelik tutumunu "kabul edilemez" olarak nitelendirdi. Amerikan CNN televizyonuna konuşan von der Leyen "Yanıtlanmayı bekleyen birçok açık soru var" dedi. AB Komisyonu Başkanı, "Neyin, neden olduğunu bilmek istiyoruz" dedi.

ABD, İngiltere ve Avustralya geçen hafta Hint-Pasifik bölgesinde yeni bir güvenlik ittifakı oluşturduklarını açıklamıştı. Avustralya'nın nükleer denizaltılarla donatılmasını öngören ittifak nedeniyle Canberra'nın Fransa ile 2016 yılında imzaladığı 56 milyar euroluk denizaltı anlaşmasını feshetmesi, Paris'in tepkisine yol açmıştı. Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Washington ve Canberra’daki büyükelçilerini istişareler için geri çağırdıklarını duyurmuştu