Can DÜNDAR


ARTI GERÇEK-Sedat Peker sayesinde Saray kabinesi içindeki büyük çatışmanın detaylarını öğrendik. Peker, itiraflarıyla Davutoğlu’nun uzun süren suskunluğunu bitirmesini ve kendisine karşı kurulduğunu söylediği kumpası ifşa etmesini sağladı. Soylu-Berat Albayrak çatışmasından sonra Davutoğlu ile Binali Yıldırım arasındaki çekişmeden de haberdar olduk.
    
Sonra yine Peker videoları sayesinde kimi önemli faili meçhul cinayetlerde derin devletin nasıl örgütlendiğini öğrendik. Bodrum Marina gibi örneklerde devletin istediğinde gözüne kestirdiklerinin mal varlığına nasıl çöktüğünü gördük. 

Ardından Emniyet’teki iç çatışmayı öğrendik. İstanbul ve Ankara ekiplerini, Soylu ve Albayrak gruplarını tanıdık, birbirine nasıl diş bileceklerine tanık olduk.
Bütün bunlar bize ipuçlarını gördüğümüz çürümeye dair sağlam kanıtlar ve tanıklar sunarken, iktidardaki yarılmayı da hepten derinleştirdi.
    
Bundan böyle her Peker videosunda bu yarık büyüyebilir ya da “Cumhur İttifakı-mafya-kontgerilla” bloku, “Birbirimize yeterince zarar verdik, uzlaşalım” diyerek kavgayı sonlandırabilirler.
    
Ama her ne olursa olsun, Susurluk kazasında olduğu gibi Peker krizinde de biz göreceğimizi gördük, öğreneceğimizi öğrendik. Yarınki hesaplaşma için önemli ölçüde bilgi, belge, tanık biriktirdik.
    
Bütün bunlar, yargı, meclis, medya denetimini bertaraf eden mutlak tek adam rejiminin yansımaları… Her şey tek adamın elinde olduğu için, pastadan pay alabilmek isteyen herkes, tek adamın gözüne girmeye çalışıyor. Tek adamın gözüne girmenin yolu da diğer adayların gözünü oymaktan geçiyor. Dolayısıyla bu pisliğin temizlenmesinin ilk koşulu, tek adam rejiminin yıkılıp yerine kurumsal dengelere dayalı güçlendirilmiş bir parlamenter rejimin kurulması…
    
Sonra da bütün bu pislikte rol alanların yargılanması… 

Hiç şüpheniz olmasın, onun da vakti yakın...