ARTI GERÇEK- ARTI TV'de ekrana gelen "Odak" programında Ezo Özer'in konuğu Demokrasileri Savunma Vakfı (FDD) Türkiye Programı Direktörü Aykan Erdemir oldu. 

Erdemir, Sezgin Baran Korkmaz'a yönelik ABD'deki iddianameler hakkındaki son bilgileri ve nasıl bir süreç yaşanabileceğini anlattı. Korkmaz hakkında açılmış ve açılması muhtemel soruşturmaları, Trump'ın özel avukatı ile Korkmaz'ın ve AKP hükümetinin ilişkilerini anlatan Erdemir, "AKP hükümeti aklınıza, hayalinize gelebilecek her tür kumpas girişimiyle masumiyet karinesi hiçe sayılarak ve insanlar sahte delillerle, iftiralarla karalanarak, rehine diplomasisi de dahil her tür ahlaksız yöntemle kara paranın, terör finansmanının, yaptırım delmenin, uyuşturucu kaçakçılığının üzerini örtmek için elinden geleni yapıyor" dedi.

'İSLAMCILIĞIN VE CİHATÇILIĞIN YEDEĞİNDEKİ KUMPASÇILARIN KİRLİ ÇAMAŞIRLARI ORTAYA DÖKÜLECEK'

Erdemir, Sezgin Baran Korkmaz'a yönelik ABD'de iki ayrı hukuki sürecin işlediğini, bunlardan birinin Avusturya'da yakalanmasının ardından gündeme gelen kara para aklama ve dolandırıcılık, diğerinin de daha önce Korkmaz ve ortaklarına yönelik ABD'nin önde gelen iş insanlarından biri olan Yalçın Ayaslı'nın açtığı kişisel dava olduğunu söyledi. "Bu dava da laik ve cumhuriyetçi bir kişi olan Kavaslı'nın 'FETÖ'cü ilan edilerek mal varlıklarına el konulması ile ilgili" diyen Erdemir, bunu kısaca "BoraJet'e çökme davası" olarak adlandırdı. 

Erdemir, "Siz Türkiye'de 'FETÖ Borsaları' kurabilir, suç işlemiş Gülencileri aklayıp suç işlememiş laik kesimleri mahkum edebilirisiniz. Ama Yalçın Ayaslı bir ABD vatandaşı olduğu için burada sert kayaya çarptılar. Bundan sonrası artık ABD yargısının elindedir. O dava görülürse, Türkiye'deki bu kokuşmuş düzenin yani İslamcılığın, cihatçılığın yedeğindeki sözde laik, sözde solcu ve sözde ulusalcı satılık kalemlerin, kumpasçıların bütün kirli çamaşırları ortaya dökülecek. Bu açıdan da aslında Türkiye için öneli bir aklanma ve yeniden hukukun üstünlüğünü, masumiyet karinesini kurumsallaştırmak için de bir fırsat olacaktır" dedi.

'TRUMP'IN KİŞİSEL AVUKATINA 'TÜRKİYE ADINA KAYIT DIŞI LOBİ FAALİYETİ YÜRÜTMEKTEN' SORUŞTURMA AÇILDI'

Erdemir, Sezgin Baran Korkmaz'la ilgili başka iddianamelerin de olabileceğini söyledi: "Korkmaz'ın Venezuela bağlantıları, yaptırım delme ve uyuşturucu, altın kaçakçılığı ve kara para aklama iddialarını gündeme getirebilir. Bu hafta içinde Trump'ın kişisel avukatı Rudy Giuliani'ye yönelik Türkiye adına kayıt dışı lobi faaliyeti yürütmek nedeniyle bir soruşturma açıldı. Korkmaz'ın da Trump'ın ekibine ulaşan kişilerden biri olduğuna yönelik iddialar basında yer almıştı. Son olarak, bahsi geçen kara para aklama, altın ve uyuşturucu kaçakçılığı iddialarının bir ayağı da Lübnan Hizbullah'ına ulaştığı için ABD savcıları tarafından bir terör finansmanı soruşturması üzerinden genişleyebilir. Çok kapsamlı, çok boyutlu bir sürecin içindeyiz."

'TÜRKİYE, KARA PARA AKLAMA İŞLEMİNİ YASAL OLARAK YAPABİLECEĞİNİZ BİR ÜLKE'

"Bütün bunlar Erdoğan hükümetinin başını ağrıtacak davalar" diyen Erdemir, "Türkiye'nin de, ne yazık ki, AKP hükümeti tarafından  nasıl bir kara para aklama, altın kaçakçılığı, yaptırım delme, terör finansmanı gibi meselelerin içine sürüklendiğinin yansıması" ifadelerini kullandı. 

Varlık Barışı'nın kara para aklamanın bir aracı haline dönüştüğü tartışmaları üzerine de konuşan Erdemir, "Varlık Barışı'nın sürekli hale getirilmesiyle Türkiye kara para aklama işlemini yasal olarak yapabileceğiniz bir ülke. Ancak bunun Türkiye'de yasal hale getirilmesi, diğer taraflarda da bunu yasal hale getirmiş olmuyor. Korkmaz'ın çok zor bir dava sürecinin parçası olacağını bugünden tahmin etmek zor değil." dedi. 

'BIDEN HÜKÜMETİNİN, TRUMP GİBİ, BU BÜYÜK YOLSUZLUKLARIN ÜZERİNİ ÖRTECEĞİNİ ZANNETMİYORUM' 

"AKP hükümeti aklınıza, hayalinize gelebilecek her tür kumpas girişimiyle masumiyet karinesi hiçe sayılarak ve insanlar sahte delillerle, iftiralarla karalanarak, rehine diplomasisi de dahil her tür ahlaksız yöntemle kara paranın, terör finansmanının, yaptırım delmenin, uyuşturucu kaçakçılığının üzerini örtmek için elinden geleni yapıyor" diyen Erdemir, "Fakat Türkiye'deki gibi iktidar güdümünde bir yargı olmadığı için ABD'de bunların hepsi peyderpey yargının konusu oluyorlar ve yavaş yavaş da olsa, geç de olsa beraberinde mahkumiyetler yaşanıyor. Fakat ben zannetmiyorum ki Biden hükümeti Trump hükümeti gibi bir al-ver içerisine girsin ve Afganistan'daki bir anlaşma nedeniyle bu büyük yolsuzluk ve hukuksuzluk skandallarını üzerini örtsün" diye konuştu. 

'BRUNSON, TAKAS İÇİN REHİNEYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ'

Erdemir, Sezgin Baran Korkmaz isminin Rahip Brunson olayında da geçmesini değerlendirdi. "Sezgin Baran Korkmaz, Brunson'ın savunma avukatının yanında görüntü vermişti" diyen Erdemir, şunları söyledi:

"Giuliani'nin önce Brunson ile Zarrab arasında, sonra Mehmet Hakan Atilla arasında bir takas için entrümantalize edildiğini görüyoruz. Bu şunu gösteriyor: Bugün artık Türkiye'de öyle bir kokuşmuş düzen var ki, siz yargıyı Türkiye'de 20 yılın üzerinde görev yapmış ve hiçbir suça karışmamış bir Protestan rahibi, bir rehineye dönüştürecek bir kumpasın parçası yapabiliyorsunuz ve daha sonra Brunson'ı bir kara para aklayıcı ile takas etmek için Beyaz Saray'a çıkabiliyorsunuz."