Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) Başkan Joe Biden'ın Dışişleri Bakanı adayı göstereceği Tony Blinken'in Türkiye için kullandığı "sözde müttefik" ifadelerini değerlendiren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Patriot füzelerine de işaret ederek "Varsa şikayetin gel' diyerek Blinken'a seslendim. Bizim teklifimiz geçerli. Eğer müttefiklerimiz satmak istiyorlarsa iyi bir teklif ve garantilerle gelmek gerekiyor" dedi.

Bakan Mevlüt Çavuşoğlu, "AB'nin aralık zirvesini bize uzatılan el olarak gördük. Reformlar pozitif atmosfere katkı sağlayacaktır" açıklamasında bulundu. Çavuşoğlu, vize serbestisine ilişkin ise "Zor ama hayata geçirilmesi gereken bir söz" dedi.

Geçtiğimiz gün Brüksel'e gelen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ve AB Komisyonu'nun bazı üyeleriyle görüştü. Ziyaretinin ikinci gününde Bakan Çavuşoğlu, Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’le bir araya geldi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Brüksel'deki temaslarını gazetelere değerlendirdi.

NTV'nin aktardığına göre, Çavuşoğlu, "AB'nin aralık zirvesini bize uzatılan el olarak gördük. Reformlar pozitif atmosfere katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. 

Çavuşoğlu, S-400'e ilişkin ise "NATO çatısı altında komisyon kurma teklifimizin geçerli olduğunu kendisine hatırlattık. Nato Genel Sekreteri ABD’nin kabul etmesi halinde bu teklife olumlu bakıyor" diye konuştu. 

CNN Türk Muhabiri Sena Alkan da Çavuşoğlu'nun açıklamalarını şöyle aktardı: 

"Reformlar pozitif atmosfere muhakkak katkı sağlayacaktır. Vize serbestisi zor ama hayata geçirilmesi gereken bir sözdür.

(Blinken'in sözleri) O anlamda söylemediği konusunda bize bilgisi oldu dedi. 'Varsa şikayetin gel' diyerek Blinken'a seslendim. Bizim teklifimiz geçerli. Eğer müttefiklerimiz satmak istiyorlarsa iyi bir teklif ve garantilerle gelmek gerekiyor.

Somut öneriler ve garantiler bekliyoruz.

(Doğu Akdeniz konferansı) Biz Rum kesimini tanımıyoruz, onlar KKTC'yi tanımıyorlar. Ama hakça paylaşım gerekli mi? Gerekli. O yüzden pragmatik davranmamız gerekiyor. İki tarafı bir araya getirmemiz lazım. Toplantılara ikisi de katılmalı. Belki ayrı bir formatta ayrı bir toplantı olabilir. (HABER MERKEZİ)