Yağmur KAYA


ARTI GERÇEK- Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), devlet destekli birçok tarikatın asimilasyon politikaları yürütmelerine tepki amaçlı İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi'nde basın toplantısı düzenledi. 

"Dersim'de her türden asimilasyona hayır" yazılı pankartın bulunduğu toplantıda basın metnini DEDEF Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doğan Güzel okudu. 

Dersim'in bin yıllardan beri zalimlerin zulmüne maruz kaldığını belirten Güzel; top, tüfek, süngüler ile  başaramadıklarını doğaya yönelik talan ve tahribat projeleri ile başarmaya çalıştıklarını vurguladı. 

Güzel, Dersim kentinin, 1938 Dersim Katliamı ile başlayan ve 12 Eylül 1980 askeri darbesi ile devam eden süreçte her köye cami yapılması, Dersimli çocukların Kuran kursu ve imam hatip okullarına zorla götürülmesi ve köy boşaltmaları ile sürgünlerin hedefi oldu olduğunu söyledi. 

Sürgünler, katliamalar sonrası Dersim'de kalan insanların Gülen Cemaati ile asimilasyona maruz bırakıldığını belirten Güzel, "Gülen cemaati ile ters düşen devlet, bugünlerde ise diğer gerici tarikat, cemaat vb. dernekler ile bu asimilasyonu devam ettirmek istemektedir" dedi. 

'TARİKATLAR DEVLETTEN BAĞIMSIZ DEĞİLLER'

"Dersim’de yer alan bu gerici cemaat ve derneklerin bir kısmını Munzur Eğitim ve Kültüre Hizmet Derneği (Süleymancıların), Ehlibeyt Sevenler Eğitim Kültür ve Sosyal Yardımlaşma Derneği (Menzil tarikatı), Ensar Vakfı Tunceli Şubesi, Birlik Vakfı Tunceli Şubesi, İlim Yayma Cemiyeti Tunceli Şubesi, Tügva Tunceli Temsilciliği ve Milli Beka Hareketi Derneği gibi (sosyal medya üzerinden faaliyet sürdürüyor) çok sayıda ve farklı isimler altında faaliyetlerini sürdürdüklerini görüyoruz" diyen Güzel, Dersim’de dernek ve vakıf adı altında kurumlaşan bu tarikatların, devletten bağımsız faaliyetlerini sürdürdüğüne inanmadıklarını da sözlerine ekledi. 

'MUNZUR ÜNİVERİSTESİ TARİKATLARIN ÇİFTLİĞİ HÂLİNE GELDİ'

Güzel, bilimin ve aydınlanmanın merkezi olması gereken Munzur Üniversite’nin cemaat ve tarikatların kadro kaptığı bir çiftlik haline geldiğini, üniversite uzantılı kentteki cemaatlerin aynı zamanda birbirini beslemekte olduğunu söyledi. 

'BU YAPILANMALAR ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ OLARAK DÜŞÜNÜLEMEZ'

Güzel, "Küçük bir Alevi kenti olan Dersim’de cemaat ve tarikat yapılanması toplumsal gereksinim olmayıp, tamamen asimilasyon politikalarının araçları olarak kullanılmaktadır. Dolayısıyla bu yapılanmalar örgütlenme özgürlüğü kapsamında düşünülemez ve değerlendirilemez" diye konuştu. 

'KABUL ETMİYORUZ'

"Bugün caddeleri, sokakları ırkçı sembollerle donatılan, inanç yerleri, dağı taşı bombalanan, doğası, maden ocaklarıyla talan edilen, ormanları yakılan, kutsal kabul ettikleri dağ keçileri için av ihalesi açılan Dersim coğrafyası sahipsiz değildir.  Bütün toplumsal varlığımıza, dilimize, kültürümüze, inancımıza yönelik bu ve benzer saldırıları hiçbir vicdanlı Dersimli’nin kabul etmeyeceği gibi, bu ülkedeki emek ve demokrasi güçleri de asla kabul etmeyecektir. Ahtımız aht, sözümüz söz olsun, tarikatlara da AKP’ye de bu kuşatmaya da dur diyeceğiz" diyen Güzel, yetkilere çağrıda bulunarak Dersim’de devlet destekli cemaat ve tarikat örgütlenmeleri bir an önce durdurulmasını söyledi.