DEVA Partisi Sözcüsü ve hukukçu İdris Şahin, Artı Gerçek TV’nin YouTube kanalında yayınlanan “Canan Kaya ile Ya Sorulmasaydı?” programına konuk oldu. Programda, 29 Kasım’da “askeri ve siyasi casusluk” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilen DEVA Partisi Kurucu Üyesi Metin Gürcan’la ilgili açıklamalarda bulunan Şahin, AK Parti’de görev yaptığı yıllarda yaşanan hukuksuzluklarla ilgili sorulara da yanıt verdi. Şu anda dosyada gizlilik kararının olduğuna dikkat çeken Şahin, “Bizim ulaştığımız bilgiler içerisinde Metin Gürcan’ın aleyhine delil teşkil edebilecek, bu suç tipine uygun en ufak bir delil söz konusu değildir” dedi.

“HEM GÜRCAN’A HEM DE DEVA’YA KOMPLO KURULDU”

Şahin, Gürcan’ın tutuklanmasıyla ilgili açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Gözaltına alındığı andan itibaren partinin ilgili hukukçuları olarak başından itibaren bu hadiseyi yakınen takip ediyoruz. Acı olan, dosyada gizlilik kararı olmasına rağmen kollukta alınan ifadesinin hemen ardından, henüz olay savcılık aşamasına bile intikal etmeden, bazı görüntülerin ve bilgilerin bir kısım basın ve yayın organlarına servis edilmesidir. Bu hem gizliliğin ihlali, hem de hadisenin sadece hukuki bir süreç olarak işlemediğini, bir algı operasyonuna dönüştürüldüğünü ve bu olay üzerinden hem Gürcan’a, hem de partimize bir komplonun kurulduğunun net bir şekilde göstergesidir.

“AK PARTİ’DE GÖREV YAPARKEN, KEYFİ GÖZALTILARA TEPKİ GÖSTERİYORDUM”

İdris Şahin, kendisine yöneltilen ”Sizin AK Parti’de görev yaptığınız dönemde de bu ülkede haksız ve hukuksuz tutuklamalar yaşanıyordu. Bugünkü hukuksuzlukları, o günlerde yapılan hatalar oluşturmuş olabilir mi?” sorusuna ise şöyle cevap verdi:

“Tabii ki ben, AK Parti’de aktif siyaset yaptığım dönemde de benzer hukuk ihlallerine sesini yükselten birisiydim. Geçmiş dönemde baro başkanlığı ve parlamentoda iken de Anayasa Komisyon Başkanvekilliği, Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu Sözcülüğü ve Çözüm Komisyonu Sözcülüğü yaptım. Benim, özellikle de usule dair isyanlarımdan birisi, gözaltı süreçlerinin çok keyfi uygulandığı noktasındaydı.

Parlamentodayken ve aktif milletvekiliyken de Diyarbakır Barosu Başkanı Sayın Tahir Elçi merhumun, Ahmet Hakan’ın canlı yayınında yaptığı bir açıklamadan dolayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı bir gözaltı kararı vermişti. O dönem bunun son derece çirkin bir davranış olduğunu söylemiştim. Biz burada acı yarıştırmak derdinde de değiliz elbette. Ama o yaşanmışlıklardan ders alarak bu ülkede hukuku nasıl tesis edebiliriz buna bakmalıyız. Metin Gürcan dosyası da bu hukuksuzluklara bir örnektir.

“2013’TEN ÖNCEKİ AK PARTİDE YOLSUZLUKLARIN ADI BİLE GEÇMİYORDU”

AK Parti döneminde yapılan hatalar hâlâ devam ediyor. Keşke Metin Gürcan olayı son olsa. Bizim bulunduğumuz süreç içerisinde AK Parti’de gerçekten çok güzel şeyler icra edildi. O dönem içerisinde elbette ki kısmi yanlışlıklar mutlaka olmuştur. Ancak Türkiye’nin demokratikleşmesi adına atılan adımların altına imzamızı koyduk. Bundan da büyük bir onur duyduğumu ifade etmek istiyorum. 2013’ten önceki AK Parti döneminde yolsuzlukların adı bile anılmıyordu. O nedenle AK Parti’nin 2013’ten önceki ile sonraki sürecini ayrı değerlendirmek lazım”