Canan KAYA


ARTI GERÇEK- DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen, Artı Gerçek TV’de yayınlanan “Ya Sorulmasaydı?” programında gazeteci Canan Kaya’nın sorularını yanıtladı.

Partinin kurulduğu günden bu yana ülke genelinde yüzde 70 oranında teşkilatlandıklarını belirten Ekmen, haftada ortalama 4 gün sahada olduklarını açıkladı. “Bir siyasi liderlik, program, söylem ve kadroyu devralmadan, miras yoluyla ‘ben bunu temsil ediyorum ve şunun gerçek temsilcisi benim’ demeden kurulan ilk veya nadir siyasi partilerden birisiyiz” diyen Ekmen, DEVA Partisi’nin kendi özgün kimliğini oluşturduğunu ifade etti.

KALİTELİ VE NİTELİKLİ KADIN ARKADAŞLARIMIZ TALİP OLURSA, GÖREVİ DEVRETMEYE HER AN HAZIRIZ”

Kadın ve gençlik kotası gibi kotalarda bazı profillerin yer yer öne çıktığını söyleyen Ekmen, “Siyaset hiç de kolay bir iş değil. Buna gerçekten kaliteli ve nitelikli arkadaşlarımız talip olduğunda, hele hele bu kişiler kadın olursa, görevi devretmeye her an hazırız” dedi.

Sahada yaptığımız çalışmalarda “Çok kısıtlı, ‘Reis’e ihanet ettiniz ya da siz de siyasal islamcı değil miyidiniz’ gibi söylemlerle gelen ve oranı yüzde 3’ü geçmeyen gruplar dışında, partimize geniş bir kredinin açıldığını gördük” dedi ve “Bütün bunlar bir araya gelince de 2002 yılına benzer bir siyasi altüst olmuşluğun eşliğinde olduğumuza inanıyorum” görüşlerini dile getirdi.

ABDULLAH GÜL’Ü, SAYIN ALİ BABACANLA BİRLİKTE BELLİ ARALIKLARLA ZİYARET EDERİZ”

Ekmen, Kaya’nın “Partinin arkasında Abdullah Gül’ün olduğu söyleniyor, bu iddialar doğru mu?” sorusuna “DEVA Partisi, kendi kurulları tarafından yönetilen bir partidir. Abdullah Gül’ü, Sayın Ali Babacan da, ben de belli aralıklarla gidip ziyaret ederiz. Şahsi olarak görüşlerinden faydalandığım tecrübeli bir siyasetçidir” ifadelerini kullandı.

"DEVANIN CUMHURBAŞKANI ADAYI ALİ BABACAN”

Üçüncü ittifak tartışmalarıyla ilgili “Parti kurullarında üçüncü bir ittifak tartışması yapılmadı, böyle bir tartışma olursa da ben bunu doğru bulmam” diyen Ekmen, DEVA Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayının Ali Babacan olduğunu söyledi.

“İKİ ADAYLI BİR SEÇİMİN DAHA DOĞRU OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

Ekmen’in açıklamalarındaki en dikkat çekici bölümlerden biri ise şu ifadeleri oldu:

“Türkiye’de ortalama 7 yıldır toplumsal kesimleri çok demoralize eden ve toplumsal bağlara zarar veren süreçler yaşadık. Herhangi bir partinin yüzde 50+1’e veya Meclis’te 350-400 rakamına ulaşması senaryosunda dahi, önümüzdeki restorasyon döneminin bir ortak zeminde inşa edilmesi gerektiğine inanıyorum. Yani mevcut gidişata karşı çıkan bütün partiler, sağlıklı bir diyalog ve istişare zemini içerisinde olmalı ve karar alma süreçleri olabilecek en geniş toplumsal mutabakata dayanmalı. Bu konu parti meclislerinde konuşulmuş değil ama şahsen ben, iki adaylı bir seçimin daha doğru olacağını düşünüyorum. Aday yapısının gelinen noktada ve yüzde 50+1’lik bir seçim sisteminde doğru olmayacağına inanıyorum. Siyasi partilerin de bu kadar büyük bir yaşanmışlıktan sonra, Türkiye’nin yararına olan bir karara kolaylıkla yanaşabileceğini düşünüyorum.

Önümüzdeki 5 yıl bir restorasyon süreci olsun. Devleti yeniden ayağa kaldıralım, siyasi kesimler arasında artan gerilimi azaltalım, duvarları ortadan kaldıralım, yankı odalarına hapsolmuş toplum kesimlerini birbiriyle aynı masanın etrafında çay ve kahve içer hale getirelim, 5 yıl sonra da tekrar siyasi nezaket ve dostluk temelinde bir rekabete dönelim.”