Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), İstanbul Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü önünde kitlesel basın açıklaması yaptı. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, resmi enflasyonun yüzde 73'e tırmandığını, gıda enflasyonunun yüzde 130'a yaklaştığını belirterek, mevcut ekonomi politikasının emekçi kesimleri daha da yoksullaştırmak üzerine kurulduğunu söyledi.

Çerkezoğlu, şöyle konuştu:

'ASGARİ ÜCRET KOMİSYONU DERHAL TOPLANMALI'

"Son 6 ayda, tam da Maliye Bakanı'nın dediği gibi dar gelirliler ve ücretiyle geçinenler, yani bu ülkenin en az dörtte üçü ağır biçimde yoksullaştı. Bir avuç zengin, bir avuç sermayedar ise kasasını doldurdu. Bu durum politik ve sınıfsal tercihlerin sonucu. Bu yıkımın karşısında derhal ilk olarak başta asgari ücret olmak üzere tüm ücretler artırılmalıdır. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun derhal toplanmasının önünde hiçbir mevzuat engeli yoktur. Bir engel varsa, o da AKP'nin politik ve sınıfsal tercihleridir."

'EMEĞİ ULUSLARARASI PAZARLARDA SATILIĞA ÇIKARDILAR'

Bunların hiçbiri tesadüf, ya da iş bilmezlik değil… Bilerek ve isteyerek yapıyorlar. Tam 6 ay önce bizler 'geçinmek istiyoruz' diyerek taleplerimizi yükseltirken, iktidarın gayet bilinçli bir politika izlediğini söylemiştik. Türk lirasını değersizleştirerek emeğimizi ucuzlattıklarını, ücretlerimizi bilerek ve isteyerek baskı altına aldıklarını savunmuştuk. Fakirden alıp zengine veren bir sistem kurduklarını söylemiştik. Emeği ucuzlatmak, halkı yoksullaştırmak, bir avuç ayrıcalıklıyı ise zengin etmek üzerine kurulu bu ekonomik modelin felaket getireceğini ifade etmiştik. Ve bizim emeğimizi uluslararası pazarlarda haraç mezat satılığa çıkarmaya kalkışanlara 'Bu ülke, bu halk, Türkiye işçi sınıfı satılık değil' demiştik.

TALEPLER

Mevcut ekonomi koşullarında asgari ücretin artırılmasının da yetmeyeceğini belirten Çerkezoğlu, talepleri şöyle sıraladı:

Yoksulluğu ve adaletsizliği büyüten bir ekonomik büyümenin bu ülkeye, bu halka, Türkiye işçi sınıfına bir faydası yoktur. Bu yüzden asgari ücret tespitinde sadece enflasyon değil büyüme oranı ve yoksulluk sınırı da esas alınmalıdır.

 Asgari ücret üzerindeki sigorta pirim yükü azaltılmalı, işverenlere verilen SGK prim desteği işçiler için de sağlanmalıdır.

Asgari ücrete paralel olarak diğer tüm ücretler ve emekli aylıkları da arttırılmalıdır.

En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine çekilmeli, EYT’lilerin emeklilik hakları verilmelidir.

Artık açlığa karşı bir mücadeleye dönüşen hayat pahalılığı karşısında milyonlarca işçiyi, emekçiyi, emekliyi, dar gelirliyi korumanın en acil yolu gelirleri artırmaktır. Ancak yetmez. Acilen alınması gereken diğer tedbirler şunlardır:

1-Elektrik, su, doğalgaz ve internet faturalarına yapılan zamlar geri alınmalı, temel tüketim mal ve hizmetleri vergi ve kesintiden muaf tutulmalıdır. Tüm fiyatları doğrudan etkileyen akaryakıt üzerindeki vergi yükü düşürülmelidir.

2-Enflasyon karşısında eriyen ücretler üzerindeki vergi yükü azaltılmalı, kâr ve faiz gelirlerinin vergilendirildiği, çok kazananın çok vergi verdiği adil bir vergi politikası benimsenmelidir.

3-Yoksulluğu yenmek için güvenceli istihdam şarttır! Bugün başta belediyeler olmak üzere birçok iş kolunda çeşitli isimler altında devam eden tüm güvencesiz istihdam biçimlerine son verilmelidir. Kadrolu, güvenceli bir iş herkesin hakkıdır, belediye şirket işçilerine kadro verilmelidir.

4-İşçi sınıfının yaşadığı gelir kaybını telafi etmesinin en önemli yolu, sendika ve grev hakkıdır. Bu hakların kullanımın önündeki tüm yasal ve fiili engelleri kaldırılmalıdır.