Diyarbakır Barosu: Dava aşamasına geçilmeli

13.02.2020 13:40    Güncelleme: 13.02.2020 13:44

Tahir Elçi cinayetinin üzerinden 4 yıl geçtikten sonra 3 şüpheli belirlendi. Şüpheli polislere adli kontrol şartı dahi uygulanmadan serbest bırakıldı.

Remzi BUDANCİR


ARTI GERÇEK-Diyarbakır’da 28 Kasım 2015’te Sur’da öldürülen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi cinayeti soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Başsavcılığı, Londra Üniversitesi’nin hazırladığı bilirkişi raporunda işaret ettiği 3 polisin şüpheli sıfatıyla ifadesini aldı. Diyarbakır Barosu bu yeni gelişme üzerine basın açıklaması yaptı. Diyarbakır Barosu Tahir Elçi Cinayeti Araştırma Komisyonu avukatlarının da katıldığı basın açıklamasını Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın okudu.

Dosyada yaşanan bu gelişmeyi soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için kamuoyu ile paylaşmadıklarını ifade eden Aydın, “Baro Başkanımız Tahir Elçi cinayetine ilişkin soruşturma dosyasında 9 ve 10 Ocak 2020 tarihlerinde üç polis memurunun şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmıştır. Şüpheli olarak ifadesi alınan polislerden ikisinin görev yeri değiştirilmiş, diğerinin ise meslekten ihraç edildiği ifadelerden anlaşılmaktadır. Bazı soru işaretleri olsa da iki şüphelinin ifadesi bizzat savcılık odasında, bir şüpheli ise SEGBİS yoluyla ifade vermiştir. Şüpheliler hakkında tutuklama talep edilmemiş,  herhangi bir adli kontrol tedbirine de başvurulmamıştır” dedi.

“13 AY SONRA ŞÜPHELİLER DİNLENDİ”

Diyarbakır Barosu’nun Tahir Elçi cinayetinin açığa kavuşturulması, faillerin yargı önüne çıkarılması için cinayetten hemen sonra bir komisyon kurduğunu ifade eden Aydın, cinayetin aydınlatılması için Londra Üniversitesi’nin Goldsmiths Koleji bünyesinde faaliyet gösteren Forensic Architecture adlı araştırma merkezine başvurulduğunu söyledi. Londra Üniversitesi’nin hazırladığı bilirkişi raporunda 3 polisin şüpheli olarak belirlendiğini anlatan Aydın, şunları söyledi: “Bu raporda bilimsel verilerden hareketle varılan sonuçlardan hareketle, soruşturma komisyonumuz tarafından hazırlanan soruşturmanın genişletilmesi ve muhtemel şüpheliler üzerine odaklanması talepli dilekçemiz, 14 Aralık 2018 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmuştur. Bu dilekçede üç polis memuru ilk kez şüpheli olarak zikredilmiş, üç polis memurunun şüpheli olarak ifadelerinin alınması, müteakiben tutuklamaya sevk edilmeleri talep edilmiştir. Ancak talebimizden 13 ay sonra şüphelilerin ifadesine başvurulmuştur. Şüphelilerin tutuklanmamış olması ihmaller ve özensizlikler zincirine bir halka daha eklemiştir.

“SORUŞTURMA ÖZENSİZ YÜRÜTÜLDÜ”

Olağan hukuk rejimlerinde yoğun suç şüphesi altında olan kişiler, şüpheli olarak kabul edilip ceza muhakeme usulündeki soruşturma usulleri kapsamında soruşturulmaktadır. Örneğin iletişimleri izlenebilir, görev başında olmaları nedeniyle delillerin karartılması ihtimali bulunduğundan açığa dahi alınabilirlerdi. Ancak daha ilk günden bu yana son derece özensiz bir şekilde yürütülen bu soruşturmada, bu özensizlikler yetmezmiş gibi Tahir Elçi’nin bulunduğu yöne doğru silahlarını ateşledikleri görülen, doğrudan ateş alanına sahip polis memurlarının şüpheli olarak ifadelerine başvurulması ve gerekli soruşturma ve araştırma usullerine tabi olmaları gerekirdi.  Ancak aradan geçen 4 yılı aşkın bir zaman sürecinde dosyada hiçbir zaman şüpheli olarak zikredilmediler.

“CEZASIZLIK POLİTİKASI UYGULANDI”

Üç polis memurunun, 4 yılı aşkın bir süredir cezasızlık politikasından istifade ederek ısrarla soruşturmaya dahil edilmemiş ve şüpheli sıfatı almamış olmalarının; soruşturmanın gidişatına, delillerin kaybolması ya da karartılmasına neden olmadığını umuyoruz.  Bu saatten sonrasında artık kovuşturma aşamasında delillerin tartışılmasının ve değerlendirilmesinin önü açılmalıdır. Meslek hayatı boyunca Türkiye’deki cezasızlık politikasıyla mücadele eden Tahir Elçi’nin dosyasında kovuşturma aşamasına geçilmesi, cezasızlığın son bulmasına yönelik bir umut ışığı olacaktır. Kamuoyunun gözleri önünde işlenen bu cinayetin faillerinin yargı önünde hesap verecek olması, cezasızlık politikasında küçük de olsa bir gedik açacaktır.

“OLAY YERİNDE KEŞİF YAPILMADI”

Bizler bu cinayet ile ilgili ihmaller dizisini biliyoruz ve farkındayız.  Cinayetten hemen sonra olay yerinde bir keşif yapılmadığını, olay anını gösteren bazı kamera kayıtlarında sözüm ona “görüntü kaybı” olduğunu, olay yerindeki bazı kamera kayıtlarına açıklanmayacak bir şekilde “ulaşılamadığını”, dosyadaki bazı belgelerin bizlerden gizlendiğini biliyoruz. Hazırlanacak iddianamenin bu sorulara cevap olmasının yanı sıra, 4 yılı aşkın bir süredir neden ve neyi beklediğimize de cevap vermesini bekliyoruz.

“DAVA AŞAMASINA GEÇİLMELİ”

Tutuklama için yeterli ve kuvvetli şüphe olması, ceza usul yasasındaki diğer tutuklamaya dair diğer koşulların da olmasına rağmen; şüphelilerden ikisinin halen görevlerinin başında olması ve tutuksuz yargılanmalarından derin bir endişe duyduğumuzu da not etmek isteriz. Tahir Elçi ailesinin, Diyarbakır Barosunun her bir üyesinin ve kamuoyunun talebi ve beklentisi; bir an önce iyi temellendirilmiş bir iddianame ile şüpheli ya da şüpheliler hakkında bir iddianame düzenlenmesi ve dava aşamasına geçilmesidir.”