DTK'den 'KCK Ana Dava' açıklaması

26.09.2019 11:43    Güncelleme: 14.11.2019 02:15

Demokratik Toplum Kongresi, KCK Ana Davası'nın 'FETÖ' operasyonu sonucu olduğunu belirtti.

Yargıtay’ın KCK Ana Davası kararını onamasının demokratik siyaseti tasfiye amaçlı olduğunu belirten DTK, “Kararın, Türkiye halklarına, demokrasisine, evrensel hukuka ve özellikle de halklarımızın kardeşliğine ve birliğine kastettiği açıktır” dedi.

 
Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Yargıtay’ın KCK Ana Davası'nda 59 kişiye verilen 475 yıl hapis cezasını onamasına ilişkin yazılı açıklamada bulundu. KCK Ana Davası’nı “hukuk skandalı” ve “hukuk faciası” olarak değerlendiren DTK açıklamasında, Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde 15 Temmuz askeri kalkışmanın yıl dönümü dolayısıyla hazırlanan raporda KCK Ana Davası’nın “Kumpas davası” olarak tanımlandığı hatırlatıldı. Cumhurbaşkanlığı raporuna dikkat çekilerek, KCK Ana Davası’nın “FETÖ operasyonu” sonucu olduğu kaydedilen açıklamada, hukuk tarihine kara bir leke olarak geçtiği belirtildi.
 
‘ÇİFTE STANDART’
 
KCK Ana Davası’nda soruşturma başlatan ve yargılamayı yürüten hakim ve savcıların, hukuksuzluklar ve kumpaslar nedeniyle tutuklanarak yargılandıklarına yer verilen açıklamada, “Ergenekon, Balyoz vb. davalar bu nedenle beraatla sonuçlandırılarak düşürülürken, aynı kumpasın bir parçası olan KCK davasına karşı tam anlamıyla bir çifte standart uygulanmıştır. AKP-MHP faşizminin Kürt düşmanlığı üzerinden oluşturduğu milliyetçi-ırkçı ittifakın ‘yargı’ üzerindeki baskıları ve talimatları sonucunda Yargıtay bu hukuk faciasını ve siyasi soykırım operasyonunu sahiplenerek onaylamıştır. AKP-MHP faşist ittifakının, genelde demokratik siyaseti, özelde de demokratik Kürt siyasetini tasfiye etme amaçlı yürüttüğü politika ve uygulamalar KCK davası şahsında derinleştirilmiştir. KCK davası ‘kararı’ yasa ve hukuk tanımazlığın somut bir ifadesidir” denildi.
 
‘DEMOKRATİK SİYASETİ TASFİYE AMAÇLIDIR’
 
Yargıtay’ın onama kararıyla Kürt halkına yasal, demokratik ve barışçıl siyaset yapma imkan ve olanaklarını tamamen ortadan kaldırmanın hedeflendiğine işaret edilen açıklamada, “Son derece ırkçı, ötekileştirici ve düşmanlaştırıcı ideolojik-politik bir karardır. Aynı zamanda HDP milletvekilleri de olan, eşbaşkanımız Sayın Leyla Güven ve Eşbaşkanlık Divanı üyelerimiz Musa Farisoğulları ve önceki dönem milletvekili Selim Sadak’ın da içinde olduğu yüzlerce Kürt siyasetçinin şahsında, demokratik siyaseti ve muhalefeti bastırmayı, tasfiye etmeyi amaçlayan bu kararın Türkiye halklarına, demokrasisine, evrensel hukuka ve özellikle de halklarımızın kardeşliğine ve birliğine kastettiği açıktır” ifadelerine yer verildi.
 
‘SAVCI VE YARGIÇLAR HUKUK KARŞISINDA MAHKUM OLDU’
 
Kararın hukuki karşılığının olmadığının altı çizilen DTK açıklamasının devamında, şunlar kaydedildi: “Kararı veren savcı ve yargıçların, halklarımız, uluslararası toplum ve evrensel hukuk karşısında şimdiden mahkûm olduklarını belirtmek istiyoruz. Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere ulusal ve uluslararası hukuk kurumlarını bu karar karşısında evrensel hukuka ve adalet değerlerine sahip çıkmaya, demokratik Kürt siyaseti ile dayanışmaya; yine halkımız başta olmak üzere, tüm Türkiye halklarını ve demokratik siyaset kurumlarını bu karar karşısında tutum almaya çağırıyoruz. Hiçbir politik yargı kararının bedeli ne olursa olsun halkımızı ve onun demokratik kurumlarını demokratik siyaset yapma kararlılığından alıkoyamayacaktır.” (Mezopotamya Ajansı)