Remzi BUDANCİR


ARTI GERÇEK - Tüm itiraz ve tepkilere rağmen Batman'da tarihi Hasankeyf ile birlikte 199 yerleşim yerini sular altına bırakacak Ilısu Barajı'nın ilk tribün açılışı 19 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın video konferansla katılımıyla yapıldı. Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Diyarbakır Şubesi yazılı açıklama yaparak baraj açılışının yapılmasına tepki gösterdi.

DİCLE VADİSİNDE BULUNAN TARİHİ KALINTILAR VE DOĞA SULARA GÖMÜLDÜ

12 bin yıldan bu yana birçok medeniyete ev sahipliği yapan tarihi Hasankeyf’in büyük bölümü ile çok sayıda köy ve yerleşim yerinin artık sular altında olduğunun belirtildiği açıklamada, bu açılışla siyasi iktidarın uygarlıklar tarihinden asla silinmeyecek bir utanç belgesine imza attığı vurgulandı.  Tüm tepki ve protestolara rağmen faaliyete geçirilen Ilısu Barajının sadece Hasankeyf’i yok etmediğinin hatırlatıldığı açıklamada, "Hasankeyf yanı sıra daha bilimsel kazıları bile yapılmayan çok sayıda arkeolojik alan, çeşitli endemik bitki ve hayvan türü ile verimli tarım arazilerini barındıran Dicle havzasının sular altında kalmasına neden olan Ilısu Barajı, yöre halkını da yerinden etmiştir. Hasankeyf’teki bazı anıt eserler taşınmış olsa da, tarihi eserlerin bulundukları yerde korunması ve sergilenmesinin önemi ve birkaç eserle yeni bir Hasankeyf inşa edilemeyeceği gerçeği, tarihi dokunun bozulmadığı iddialarını yalanlamaktadır” denildi.

“GARANTİLER VERİLEREK, SERMAYE ÇEVRELERİNE YENİ KAZANÇ KAPILARI AÇILMIŞTIR”

Ilısu Barajının üreteceği enerjinin Türkiye’nin enerji kurulu gücüne katkısının yüzde 1.3 oranında olacağının belirtildiği açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Gerçekçilikten uzak enerji projeksiyonları ile yıllardır yapılan yatırımlar sonucu bugün enerjide arz fazlası oluşmuştur. Kamu kaynakları, ihtiyaç duyulmayacak ya da yarı kapasite ile çalışacak termik ya da hidroelektrik santrallar için seferber edilmiş, üstelik alım garantileri verilerek, sermaye çevrelerine yeni kazanç kapıları açılmıştır.

“SİYASAL İKTİDAR 18 YILLIK İCRAAT BİLANÇOSUNA KARA BİR SAYFA DAHA EKLEMİŞTİR”

Ilısu Barajı’nın tamamı devreye alınsa bile Türkiye’nin enerji kurulu gücüne katkısı yaklaşık yüzde 1.3 olacaktır. Kurulu gücümüz ihtiyacı fazlasıyla karşılarken, daha fazla elektrik üretmek adına binlerce yıllık tarih ve çevre göz ardı edilerek Ilısu Barajı’nın hizmete sokulmasının açıklanabilir hiçbir yanı yoktur.  İnsanlığın ortak mirası olan Hasankeyf, küresel kapitalizm ve neoliberal enerji politikalarına kurban edilmiştir. Siyasal iktidar, binlerce yıllık Anadolu uygarlıklarının bizlere bıraktığı mirası yok ederek, 18 yıllık icraat bilançosuna kara bir sayfa daha eklemiştir.

“TARİH VE DOĞAYI YOK EDECEK PROJELER DERHAL DURDURULMALI”

Üstelik açılış, Koronavirus salgını ile mücadele sürecinde ve sokağa çıkma yasağının uygulandığı bir dönemde gerçekleştirilerek, demokratik tepki mekanizmalarının kullanılması da engellenmiştir. Ayrıca, Mardin’de tarihi alana yapılmak istenen RES (Rüzgar Enerji Santrali) ile Danıştay’ın kararına rağmen Van’da, Kürtlerin toplumsal hafızası açısında önemli bir yer tutan ve doğayı tahrip edecek, Zilan Deresi üzerine yapılmak istenen HES (Hidro Elektrik Santrali) iktidarın tarih ve doğaya bakışını bir kez daha ortaya koymuştur. Elektrik enerjisi ihtiyacı açısından “mecburi” olmayan ve yaşanan kayıplara rağmen hala geç olmadığını belirterek Hasankeyf’te yapılan yanlıştan biran önce dönülmesini, Van Zilan Deresi ve Mardin’de yapılmak istenen, tarih ve doğayı yok edecek projelerin de derhal durdurulmasını istiyoruz.”