Can DÜNDAR


ARTI GERÇEK- Erdoğan’ın yaşgünüydü bugün… Allah ömürler versin.

Şimdi hatırlatmazsak olmaz:

2000 yılının 14 Mayıs’ında Fazilet Partisi’nin kongresi vardı.

Kongre, Erbakan’la Erdoğan arasında bir gölge boksu şeklinde geçiyordu. Yasaklı Erbakan adına Recai Kutan, yasaklı Erdoğan adına Abdullah Gül yarışıyordu. Eski hocasına meydan okuyan Erdoğan, partisinin “aksaçlılar”ını eleştirirken, “partinin büyümesi için ne yapmalı” diye soranlara aynen şöyle diyordu:

“Siyasetin gençlere ihtiyacı var. Yaşlıların seçilme hakları olmasın. Nasıl siyasete girmek için yaş limiti varsa, siyaseti bırakmak için de 65 yaş sınırı konulabilir.”

Cumhurbaşkanı’na 67 yaşına bastığı bugün, kimse bu sözlerini hatırlatamadı tabii… İktidara geldikten sonra koltuğun cazibesi onu da zehirledi. Eski sözlerini gömdü. Yaşlılar hükümranlığından tek adam sultasına kadar Erbakan’da eleştirdiği ne varsa kendisi yaptı.

“Anlaşılan o ki insan yaşlanınca gerçekleri daha az görüyor ve kişisel hırsları daha da artıyor'.'

Bu son cümle var ya… bunu Erdoğan, 2002 Mayısında Ecevit için söylemişti. O zamanlar, Ecevit’in devleti yönetmek şöyle dursun, yürüyemez halde olduğu söyleniyor, teklediği konuşmalar, hastane raporları, evinin detayları çarşaf çarşaf yayınlanıyordu.

Şimdi Erdoğan’ın dil sürçmeleri ya da merdivenden inmekte zorlandığına dair görüntüler ancak sosyal medyada yer buluyor. Korkudan medya yazmaya, insanlar yorum yapmaya çekiniyor. Ama fısıltı gazetesi çalışıyor. Arşiv, sadece eski sözleri değil, yeni görüntüleri de apaçık ortaya seriyor.

Yaşgününü kutlarken Cumhurbaşkanı’na soralım o halde:

-Hala 65 yaş üstüne siyaset sınırını savunuyor musunuz?

-Koltuğunuzu damadınız dışında gençlere devretmeye var mısınız?

-Ecevit için savunulan, “halkın siyasetçilerin sağlığı hakkında bilgi sahibi olması gerekir” fikrine bugün katılıyor musunuz?