Organize suç örgütü lideri Sedat Peker'in, 1990'lı yıllardaki polis-mafya-siyaset üçgeninin ortaya döküldüğü Susurluk Davası'nda "çete yöneticiliği"nden mahkum edilen eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun da aralarında bulunduğu birçok isme dair ortaya attığı iddiaların yankıları sürüyor.

Peker, son yayınladığı videoyla, savcı-hakim atadıklarını söylediği her iki isimden; Ağar'ın şantajla kimi iş insanlarının mal varlıklarına el koyduğunu, Soylu'nun akrabası Sadık Soylu'nun ise Çevre Şehircilik Bakanlığı'ndaki imar işlerinde parmağı olduğunu öne sürdü.

Peker, yine "derin devletin başı" olarak nitelendirdiği Ağar'ın başında olduğu uyuşturucu ticaretine ve kumpasla bazı iş insanlarının mal varlıklarına el koyulmasına dair birçok iddia ortaya attı. 

Peker'in son videosunda "evinde oturuyor" dediği eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür, gazeteci İsmail Saymaz'a ortaya atılan iddialara ilişkin konuştu. 

'BUGÜNKÜ TABLO SUSURLUK'TAN ÇOK DAHA VAHİM'

Eymür, Ağar hakkındaki iddialara dair "Zamanında Ağar ile ilgili şeyleri yazdık. Birtakım kimseler 'İki Mehmet'in kavgası' dediler. En rahatsız olduğum laftı. Olayı küçülten bir deyim" dedi. Eymür, Susurluk'un yaşandığı dönem ile günümüzdeki tabloyu karşılaştırarak, "Bugünkü tablo çok daha vahim. O zaman hiç değilse işleyen bir yapı vardı. Görevimizi yapıyorduk, ciddiyetle yapıyorduk. Destek de alıyorduk. Şimdi daha kuralsız tabii. Şimdiye kadar savcılığın harekete geçtiğini duymadım. Kesinlikle. Yer yerinden oynuyor. Bütün millet yazışıyor. Her gün videoları bekliyorlar, daha ne olsun. Son videosunda savcıların ne yapması gerektiğini anlatıyor" diye kaydetti. 

‘90'LARDA BU KADAR KEPAZELİK YOKTU’ 

90'lı yıllarda da siyasetçilerin mafya örgütleri ile ilişkilerinin olduğuna dikkati çeken Eymür, "90'larda bu kadar kepazelik yoktu. Bu derece yoktu" dedi. Ağar hakkındaki daha önceki ithamları da sorulan Eymür, "Evet, söyledim. Hatta zamanında söylediğim bir lafı yine tekrarlamak istiyorum. Bu gidişin sonu siyasi cinayetlerdir" ifadelerini kullandı.