+GERÇEK - Yeniçağ gazetesi yazarı Evren Devrim Zelyut, bugünkü yazısında, "AKP ekonomisi sıfırı tüketti. Bugün Hazine/Merkez tekrardan 70 Cent'e muhtaç durumdadır. TCMB rezervleri -56 milyar civarındadır. Allah korusun ülkenin başına deprem, savaş gibi bir risk gelse stoklardaki cephane ya da malzeme tükenene kadar devlet çarkı döner, daha sonraki tedarikler tehlikeye girer" dedi.

Zelyut, yazısında şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ülke ekonomisi döndükçe ithalat artmakta ve ihracat tutarından çok daha fazla cari açık vermekteyiz. Üç ayda verilen açık 26,2 milyar dolardır. Bu durumu önceki yazılarımızda da ele aldığımız gibi enerji maliyetleri daha kötü duruma sokmaktadır.

AKP ekonomisi borçla, kur korumalı mevduat ile, ihracatçıların elinden aldığı dövizle, kuru 15 altında güç bela tutarak enflasyonun artmasını önlemeye çalışmaktadır. Ancak yaktığı dövizler emanet paradır. Ülke ekonomisinin ihracat gelirine dayanmayan her bir doların acısı sonradan çok fena çıkacaktır. Zaten Temmuz ayında KKM hikâyesi biterken kurun kontrol edilmesi için yine milyarlarca lira faiz vermekten başka AKP ekonomisinin çıkış yolu yoktur.

Ülke 70 cent'e muhtaç durumdadır. 26,3 milyar dolarlık açık yıl sonunda en iyi ihtimalle 65-70 milyar dolara vuracaktır. Bu açık nasıl kapatılacak? Kurun ya da faizin fırlamasından başka yol kalmamıştır.

Ülke muhtaç diyoruz çünkü son alınan ekonomi kararları, sinekten yağ çıkartırcasına döviz toplamak için AKP ekonomisinin ne kadar çaresiz olduğunu göstermektedir. Nedir bu kararlar?

1- Geçen hafta menkul satışlarda bedellerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırıldığı sözleşmelerin ödemelerinde Türk lirası kullanma zorunluluğu gelmesi çaresizliğin dışa vurumudur. Ticari işlemlerde dolar bozdurmaya zorlamak tamamen geçici, ülkenin ihtiyacı olan dövizi karşılamaktan uzak sığ bir düşüncedir. Zamanında üretim ekonomisi olmak yerine tüketimi seçenlerin çaresizliğinin son noktasıdır.

2- İhracat bedellerinin yüzde 40'ının alınmasının dışa bağlı bir ekonomide üretimi vuracağını, ne yazık ki AKP ile Türk firmalarının bir girdisinin de dolar ve euro olduğunu belirtmiştik. Şimdi AKP ekonomisinin buraya kadar indiğini görüyoruz.

3- Bazı ticari kredilerde bankaların verdikleri kredilerin yüzde 10'u kadar zorunlu karşılık ayırmaları demek de, verilen kredileri azaltmak için yapılmıştır. Peki neden azaltma ihtiyacı duyulmuştur? Çünkü kredilerin, AKP ekonomisine güven duyulmaması başta olmak üzere, tekrar üretim için yarı mamul tedariki amaçlı dövize kaydığı görülmüştür.

Bakın bir sürü yan çözüm, bürokrasi, bunlarla dolar tutulur mu? Rezervler dolar mı? Sırf günü kurtarmak için beyhude çözümler var karşımızda.

Krediyi azaltıp harcamaları düşürmek ve enflasyonu indirmek! Ne dahiyane bir düşünce! Ama farkında değiller, enflasyonun iki nedenin biri olan tarım, iflasa gidiyor. Tıpkı diğer neden sanayide olduğu gibi. Yukarıda kapanan firma sayılarını verdim. Bakın tarımda da çiftçi sayısı nasıl çakılıyor, bağlı olarak üretim azalıyor ve fiyatlar roket gibi yukarı gidiyor.

Konuyla ilgili son rakamlar TEPAV İstihdam İzleme Bülteni'nin 116. sayısında çıktı. Buna göre, SGK verileri son bir yılda çiftçi sayısında yüzde 13,2 (75 bin) düşüş olduğunu söylüyor. Söz konusu düşüşle birlikte, çiftçi sayısı Türkiye'de 493 bin olmuştur. 2008 yılında bu rakam 1,1 milyondu.

Enflasyon, tarım ve sanayideki üretimden vazgeçme ile artarken, Lira otomatik olarak değer kaybediyor. Buna cari açık ekleniyor, salgın ve savaş gibi nedenler de durumu daha kötü hale getiriyor.

Sözün özü; artık 70 cent bile kıymetli, çünkü hazine tam takır kuru bakır…"