3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla bir açıklama yapan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, “Gazetecilik ne hükümetin ne muhalefetin yandaşlığıdır. Gazetecilik kamunun, tüm toplumun yararınadır” dedi.

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, gazetecilerin yaşadığı sorunlar ile toplumun ifade özgürlüğü sorununun aynı şey olduğunu vurguladı.

‘KUTLAMA DEĞİL MÜCADELE GÜNÜ, ELİMİZDEN ALINAN ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ YENİDEN KAZANMAK ZORUNDAYIZ’

Yazılı açıklama yapan Bilgin, “3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü kutlamıyoruz. Çünkü bu özel gün, biz gazeteciler için bir kutlama günü değil, bir mücadele günü haline geldi. Elimizden alınan özgürlüğümüzü yeniden kazanmak zorundayız. 3 Mayıs, sadece meslektaşlarımız için değil, tüm toplumumuz için düşünce ve ifade özgürlüğü, halkın haber alma hakkı ve kamu yararı için bir araya gelmemiz gerektiğini hatırlatan bir gündür” diye belirtti.

“Bu bayram gününde maalesef geleceğe umutla bakmamıza neden olacak çok az gelişme var” ifadesini kullanan Bilgin, devamında şunları kaydetti:

“Gazeteciler Cemiyeti olarak her ay hazırladığımız Özgürlük İçin Basın Raporu’na göre mayıs ayı başında 19’u hükümlü ve 22’si tutuklu olmak üzere cezaevinde bulunan meslektaşlarımızın sayısı 41 oldu. Türkiye, Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında maalesef ancak 149. sıraya yerleşebildi. Bu ağır tablonun sorumluluğu hepimize aittir. Ülkemizin özgür, demokratik, çoğulcu bir medya atmosferine kavuşması tüm toplumumuzun ortak demokratik geleceği için zorunludur. Ne üzücü ki ülkemiz, ‘Özgür Olmayan Ülkeler’ kategorisindedir ve basına baskıların en yoğun olduğu ülkeler arasında Çin’den sonra başı çekmektedir.”

‘BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ, TOPLUMUN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN GARANTİSİDİR’

“Basın özgürlüğü, sadece gazetecilerin değil tüm toplum olarak hepimizin düşünce ve ifade özgülüğünün garantisidir. Gazetecilerin üzerindeki her türlü baskı, halkın haber almasının ve özgür seçimler yapabilmesinin önünde engeldir. Gazetecileri özgür olmayan bir toplumun düşüncelerini ifade etme özgürlüğü yok demektir. Gezi davasında verilen tartışmalı kararlar bu durumun son örnekleri olarak görülebilir.”

‘BİZDEN NEDEN KORKTUKLARINI HERKESİN DÜŞÜNMESİ GEREKİYOR’

 “Basının özgür, demokratik ve çoğulcu nitelikte olmasını neden istemez hükümetler? Her düşünceyi ve görüşü güç sahiplerinden ve iktidarlardan bağımsız biçimde yansıtan bir basından neden korkarlar? Bu soruları herkesin düşünmesini isterim.

Biz gazeteciler kendi geleceğimizi, kişisel özgürlüğümüzü aramıyoruz. Bu talebi kamu yararı için yani hepimiz için dile getiriyoruz. Çünkü gazetecilerin özgürce yazması demek toplumun özgürce öğrenmesi demektir. Bu nedenle 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü günü gazetecileri ilgilendirdiği kadar tüm toplumu da yakından ilgilendirir. Basın özgürlüğüne sahip çıkıp bunu savunmak ve aramak, bu nedenle tüm toplumun özgürlük talebinin parçasıdır. İşte bu yüzden 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü kutlama günü değil, hepimizin düşünce ve ifade özgürlüğü için ortak mücadelemizi büyütmemiz gerektiğini hatırlatan bir gündür.”

‘BU GÜZEL ÜLKEYİ ÖZGÜR VE YAŞANILASI KILMAK İÇİN KAVGA EDİYORUZ’

“Bu günlerde üç bayramı bir arada kutlamamız gerekirken, maalesef bir yandan ekonomik sıkıntılar, diğer yandan ifade ve basın hürriyeti önündeki yaşamsal sorunlar, bizlere engel oluyor. Bayramlarımızı kutlayamıyoruz, ancak kutlanacak günlere ulaşma için mücadele kararlılığımız artıyor. Kavgamız bu güzel ülkeyi özgür ve yaşanası kılmaya yöneliktir.”

‘GAZETECİLİK NE HÜKÜMETİN NE MUHALEFETİN YANDAŞLIĞIDIR’

Vedat Bilgin, “Ülkemizin özgür, çoğulcu bir medya atmosferine kavuşması tüm toplumumuzun ortak demokratik geleceği için zorunludur” dediği açıklamasının sonunda şu mesajı verdi:

“Halkın haber alma hakkı için biz gazeteciler basın özgürlüğünü savunmaya, ifade özgürlüğü için mücadele etmeye devam edeceğiz. Hiç unutmayalım. Gazetecilik suç değildir! Gazetecilik ne hükümetin ne muhalefetin yandaşlığıdır! Gazetecilik kamunun, tüm toplumun yararınadır. Gazeteciler üzerindeki baskılar yasa dışıdır, suçtur! Artık sorunlarımızın artmadığı, özgürlüklerimizin daha çok kısıtlanmadığı 3 Mayıs’lar istiyoruz.” (ANKA)