Siyasi ve ekonomik krizin derinleşmesi, alım gücünün düşmesi ardından Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu’nun (KESK) “Geçinemiyoruz” şiarıyla Ankara Tandoğan Meydanı’nda bölge mitingi düzenledi. Dünkü mitinge katılan binlerce emekçi, yürüyüş yaptı, hükümeti istifaya çağırdı, taleplerini açtıkları pankart ve attıkları sloganlarla dile getirdi.

Mitingi katılan KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mehmet Arslan, Eğitim Sen 3 Nolu Şube Başkanı Cemal Erdoğan ve sendika yöneticisi Tahir Göktürk, ekonomik krizin emekçilere yansımasına dikkat çekerek, mücadeledeki birlik ve beraberliğin önemini vurguladı.

‘EMEKÇİLER ÖFKELİ’

Mitinge katılanlar arasında yer alan Eğitim Sen 3 Nolu Şube Başkanı Cemal Erdoğan, asgari ücretin daha Ocak ayının sonunda emekçinin eline geçeceğini hatırlatarak, “Aralık ayı yüzde 10 beklenen enflasyon Ocak ayında ondan daha yüksek olması bekleniyor. Emekçiler gerçekten çok öfkeli, geçinemiyorlar" dedi.

Öğretmen olan Erdoğan, "Biz beden eğitimi dersinde çocukları erken bırakırız, kantinde kuyruk olmasın ki bir şeyler alsınlar diye. Çocuklara ‘2 dakika var kantine gitmek isteyenler gidebilir’ dedim. Çocuğun birisi şunu dedi, 'paramız yok hocam, ne kantini.' İşin özeti budur. Emekçiler çocuklarına harçlık veremeyecek durumdadır. Ciddi sosyal patlamalar oluşabilir. Bir an önce halk için bütçe planlanmalı ve bu hayata geçirilmeli, yoksa bizi çok kötü günler bekliyor” şeklinde konuştu.

‘KAZANCIMIZDA KAYIP YAŞANIYOR’

 Enflasyona ve döviz artışına bakıldığında asgari ücretin yetersiz olduğunu kaydeden Eğitim Sen 3 Nolu Şube Mali Sekreteri Tahir Göktürk ise, bu yılki asgari ücretin 384 dolara karşılık geldiği hatırlatması yaparak, “Bugün ise 275 dolara karşılık gelen bir asgari ücret belirlediler. Bir gün sonra doların yükselmesiyle beraber bu 250-260’lara indi” dedi.

 Emekçilerin almış oldukları ücretin enflasyona karşı yenildiğini ve alım gücünün zayıfladığını belirten Göktürk, “Bugün asgari ücret öğretmen maaşını baskılamış durumda. İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ülkelerinde öğretmene en az ücret veren ülkelerden birisiyiz. Bugün asgari ücret öğretmen maaşını baskılamışsa bunun sorgulanması gerekiyor. Sadece bu alanda değil şu anda artan oranda vergi indirimine baktığımız zaman bizim Ocak ayında kamu çalışanlarına verilen ücret aradan 2-3 ay geçtikten sonra artan oranda vergi dilimine girerek Aralık ayına geldiğimizde bin 500-2 bin lira kazancımızdan kayıp yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

VERGİ DİLİMİ

Vergi dilimindeki adaletsizliği işveren ve sermayeden yana kullanılması gerektiğine dikkati çeken Göktürk, “Emekçileri vergi dilimi yükünde kurtarmaları gerekiyor. Sadece bu da değil, bugün hükümetin politikaları ekonomik anlamda değil eğitim alanında da çökmüş durumda . Eğitimde tarikatlara, cemaatlere yer açılmış durumda , bütün kararları onların baskısı altında almaktadırlar. Bugünkü başkanlık sistemi de , dış politikada iflas etmiş durumda. Nereden bakarsanız orası kopuyor. Bugün halkın çağrısı şudur; bir an evvel seçip yapıp, bu önümüzdeki çıkmazdan bir an evvel çıkmamız gerekir. Bugün demokrasinin önüne sosyal, ekonomik, eğitim anlamında tıkanmış bir işleyişin önünün açılması demokratik seçimleri gündeme getirmektir” dedi.

‘KIŞI BAHARA ÇEVİRECEĞİZ’

KESK Ankara Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mehmet Arslan da emekçilerin, İzmir, Diyarbakır, Ankara ve İstanbul’da alanları dolduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Tüm emekçiler bu kara kışı bahara çevirmeye geldi. Bizler örgütlü mücadelemize devam edeceğiz. Ankara’daki bu ses Türkiye’nin her iline yayılacak. Geçinmeyle, barınmayla bu düzenle sorunun olan herkes bir araya gelmek, omuz omuza durmak zorundadır. Biz inanıyoruz ki bu birliği beraberliği başaracağız ve en sonunda biz kazanacağız.” (MA)