Avrupa Konseyi'nin Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu (GRECO), Türkiye üzerine yayınladığı Dördüncü Aşama Değerlendirmesi Üçüncü Ara Uyum Raporu'nda; milletvekilleri, hakimler ve savcıların karıştığı yolsuzluklarla mücadele alanında 2016 yılında yayınlanan GRECO tavsiyelerinin uygulanmasına yönelik ilerlemeleri değerlendirdi.

Raporda, Türkiye'de yargının yürütme karşısındaki bağımsızlığının yetersiz olduğu ve milletvekilleri arasındaki yolsuzlukların önlenmesinde ilerleme kaydedilmediği konusu öne çıktı.

VOA Türkiye'nin haberine göre GRECO, Türkiye'nin "Dördüncü Tur Değerlendirme Raporu’nda yer alan 22 tavsiyeden üçünü tatmin edici şekilde yerine getirmiş veya ele almış" olduğu kaydetti. Dokuz tavsiyenin kısmen yerine getirildiği, 10 tavsiyeninse yerine getirilmediği belirtildi.

'YOLSUZLUK KONUSUNDA SOMUT BİR GELİŞME KAYDEDİLMEDİ'

İkinci Ara Uyum Raporu'nun kabul edilmesinden bu yana milletvekilleri bakımından yolsuzlukların önlenmesi hakkında somut bir gelişme kaydedilmediği sonucu çıkan raporda, Değerlendirme Raporu'ndan bu yana da hiçbir gelişme olmamasının üzüntüyle karşılandığı bildirildi.

Milletvekillerine Yönelik Etik Davranış İlkeleri Kanun Tasarısı "önceki yasama meclisi tarafından incelenmemiş olup, mevcut yasama meclisinde görüşülmeyi beklemektedir" denilen raporda tasarının ayrıca yeterli ayrıntı içermediği kaydedildi. Söz konusu ayrıntılara "hediyeler, çıkar çatışmalarının özel olarak bildirilmesi, malvarlığı beyanlarının doğrulanması ve kamuya duyurulması" örnek gösterildi.

Raporda ayrıca "Yargı bağımsızlığını zayıflatan ve yürütme ve siyasal erklerden daha az bağımsız görünmesine yol açan temel yapısal değişiklikler, GRECO'nun tavsiyelerinin altında yatan gerekçeler olmaya devam etmektedir" denildi.

'MECLİS'İN HSK ÜZERİNDEKİ ETKİSİ 'ÖZERK YARGI' STANDARDIYLA ÇELİŞİYOR'

HSYK'nın yerini alan Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) üyelerini Cumhurbaşkanı ve TBMM’nin belirlemesi ve üyelerin hiçbirinin hâkim ve savcılar tarafından seçilmemesinin Avrupa'nın bağımsız ve özerk yargıya ilişkin standartlarıyla çeliştiğinin altı da raporda çizildi.

Türkiye'de yargıyla ilgili olumsuzluklardan biri de yürütmenin, "yargının işleyişinde, hâkim ve savcı adaylarının seçimi ve hizmete dahil edilmesi sürecinde, adli makam sahiplerinin görev yerlerinin kendi rızaları dışında değiştirilmesi, disiplin işlemleri ile savcı ve hakimlerin eğitimi gibi bir dizi kilit konuda" güçlü etkisini sürdürmesi olarak kaydedildi.

TÜRKİYE HANGİ KONULARDA EKSİK KALDI?

GRECO raporuna göre Türkiye, "Milletvekilleri bakımından yolsuzluğun önlenmesi” başlığı altındaki tavsiyelerden ilki olan "yasama sürecinin şeffaflığının arttırılması" tavsiyesini yerine getirmedi.

Bu tavsiye kapsamında "çok sayıda birbiriyle ilgisiz yasal düzenlemenin tek bir paket olarak hazırlanmasından kaçınılması" olarak nitelenen torba yasaların uygulanmasına son verilmesi de vardı.

Raporda ayrıca milletvekillerinin mal beyanlarının doğruluğu ve gerçekliği ile bu beyanların kamuoyuna açıklanması tavsiyesinin de yerine getirilmediği kaydedildi.

Türkiye, milletvekilleri hakkında rüşvet suçlamasıyla yürütülen cezai soruşturmaların engellenmemesi için kararlı tedbirlerin alınması yönündeki tavsiyeye de uyum sağlayamadı.

YARGI BAĞIMSIZLIĞI VURGUSU

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) bağımsızlığının güçlendirilmesi için kararlı tedbirlerin alınması, hâkim ve savcıların mesleğe alımında yargı erkinin "müdahilliğinin ve sorumluluğunun önemli ölçüde arttırılması," hâkim ve savcıların etik davranış ve dürüstlük konusundaki "değerlendirmelerinin kamuoyuna açık ve Avrupa standartlarıyla uyumlu kesin ve nesnel kriterlere dayalı olması" tavsiyeleri de rapora göre yerine getirilmedi.

Hâkim ve savcıların kendi istek ve rızaları dışında görev yerlerinin değiştirilmesinin engellenmesi ve görev yer ve sürelerine ilişkin güvencenin güçlendirilmesi tavsiyesi de uygulanmadı