Günay: İktidar, 'kadın katillerini korumaya devam edeceğim' mesajı veriyor



Artı Gerçek

HDP Sözcüsü Ebru Günay, iktidarın Diyarbakır'daki ev baskınları ve gözaltılar ile, kadına şiddet uygulamaya, tecavüzcüyü, kadın katillerini korumaya devam edeceği mesajı verdiğini söyledi.


Remzi BUDANCİR


ARTI GERÇEK- Diyarbakır güne ev baskınları ve gözaltı operasyonları ile uyandı. Diyarbakır merkezli yürütülen soruşturma kapsamında sabah saat 04.00 sularında çok sayıda Kürt siyasetçinin evine Rosa Kadın Derneği binasına baskın düzenlendi. Ev baskınları sırasında aralarında Rosa Kadın Derneği Başkanı Adalet Kaya, derneğin kurucu üyeleri Narin Gezgör ve Ayla Akat Ata, TJA aktivistleri Gülcihan Şimşek ve Zelal Bilgin, DBP eski Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan ve HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Özlem Gündüz’ün aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı.

GÖZALTILAR, KALDIRIMA GÖMÜLEN CENAZELER VE HDP’YE YÖNELİK BASKILAR

Diyarbakır’da haftalık olağan basın toplantısı düzenleyen HDP Sözcüsü Ebru Günay’ın gündemi sabah saatlerinde yapılan ev baskıları ve gözaltı operasyonları, kaldırıma gömüldüğü ortaya çıkan cenazeler, kayyımlar ve Ankara’da parti yönecilerine yönelik polis şiddeti vardı.

'İKTİDAR 'KADIN KATİLLERİNİ KORUMAYA DEVAM EDECEĞİM' MESAJINI VERİYOR'

İlk önce Diyarbakır’da gerçekleşen ev baskınları ve göz altılara değinen Günay, güne siyasi soykırım operasyonuyla başladıklarını hatırlattı. AKP’nin bu baskıları, hukuksuzlukları, gözaltıları ve siyasi soykırım operasyonlarının kendilerini şaşırtmadığını ifade eden Günay, “Rosa Kadın Derneği bölgede kadına yönelik şiddete direnen tek kadın derneğidir. Kadına yönelik şiddetle mücadele eden bir derneğin basılması, yöneticilerinin gözaltına alınması, TJA’lı aktivistlerin gözaltına alınması şu demek oluyor… İktidar diyor ki: Ben kadına şiddet uygulamaya devam edeceğim, ben erkekleri korumaya devam edeceğim, ben tacizciyi, tecavüzcüyü, kadın katillerini korumaya devam edeceğim. Çünkü kadınları koruyan, kadınları savunan bir derneğin yöneticileri bu sabah gözaltına alındı. Tam da çocuk istismarına yönelik yasayı tartıştığımız, kadınların ‘aklınıza bile getirmeyin’ dediği bir yasal düzenlemenin arifesinde kadınlar gözaltına alınıyor. İktidar aslında kadın düşmanlığı yapmaya devam edeceğinin mesajını veriyor. Ben de buradan şunu söylüyorum: Bizim kadın mücadelemizi, kadın dayanışmamızı hiçbir baskı engelleyemedi; mücadelemiz hiçbir sınırı tanımadı. Bugün de tanımadı yarın da tanımayacak. Biz dayanışmaya, kadın mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. Buradan tekrar söylüyorum, kadın arkadaşlarımız ve gözaltına alınan diğer partililerimiz derhal serbest bırakılmalıdır” dedi.

'KAYYIMLARIN NASIL YOLSUZLUK YAPTIĞINI GÖRECEĞİZ'

Günay açıklamasının devamın kayyım uygulamaları, partilerine yönelik baskılar, tahrip edilen mezarlar ve iktidarın politikaları hakkında konuştu. AKP’nin kayyım politikası konusunda ısrarcı olmaya devam ettiğini hatırlatan Günay, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Şu ana kadar 51 belediyemiz AKP tarafından gasp edildi; 45’ine kayyım atandı, 6’sı KHK bahanesiyle gasp edildi. Son olarak Iğdır ve Siirt belediyelerimize kayyım atandı, Iğdır Belediyesi 3 dönemdir HDP’nin yönettiği bir belediyeydi. İller Bankası’nın gönderdiği kıt kanaat imkanlarla eşbaşkanlarımız Iğdır halkına hizmet ediyordu. Ama kayyım el koydu. Biz önceki kayyım dönemlerinde tanıklık ettik, Iğdır’da da tanıklık edeceğiz. AKP’nin kayyımlarının nasıl yolsuzluk yaptığını, halkımızın kaynaklarını nasıl yandaşlarına peşkeş çektiğini göreceğiz. Kayyımların yaptıkları hepimizin hafızalarında.

'TÜRKİYE’NİN ÜÇÜNCÜ BÜYÜK PARTİSİNİN SEÇME SEÇİLME HAKKI GASP EDİLİYOR'

Yine aslında kayyımlarla seçme seçilme hakkına darbe var. 21’inci yüzyılda Kürtlerin seçme seçilme hakkı gasp ediliyor, engelleniyor. Biz Türkiye’nin 3’üncü büyük partisiyiz. Parlamentoda temsilimiz var ama ne oluyor: Seçimle kazandığımız belediyeler polislerle, TOMA’larla, özel harekatla sarılarak gasp ediliyor, halkın belediyelerine el konuluyor.

'AKP KİRLİLİĞİNİ, TALANINI İSTİKLAL MARŞI İLE ÖRTMEYE ÇALIŞIYOR'

Siirt'te belediye binasının etrafı çevik kuvvetlerle sarıldı, özel harekatlar nöbet tuttu. Daha önemlisi, belediye binasında İstiklal Marşı Siirtlilere dinletildi. İstiklal Marşı, Türkiye’nin ulusal marşı. AKP iktidarı ne yapıyor? AKP iktidarı kendi talan politikasını, kendi kirliliğini, çirkinliğini, talanını bir halkın ulusal marşı ile örtmeye çalışıyor. Ve bu aslında aynı zamanda ulusal marşa hakarettir. Buradan tekrar ifade ediyorum. Yapacağınız hiçbir şey sizin kirliliğinizi, çirkinliğinizi, kötülüğünüzü örtemeyecek. Bu halk bunları görecek, biliyor ve görüyor. Buradan başta Siirt ve Iğdır’da kayyım iradesini tanımayan, bunu kabul etmeyen her yerde bunu ifade eden halkımıza teşekkür ediyorum.

ANKARA’DA POLİS ŞİDDETİ

Bu ülkenin başkentinde, Ankara'da kayyımı kabul etmeyen, bunun için sokağa çıkan partililerimiz polis tarafından darp edilerek gözaltına alındı. İlk gün MYK üyemiz, PM üyelerimiz, il eşbaşkanımız darp edilerek, sürüklenerek gözaltına alındı. Sonraki gün Ankara il binamızın önünde kayyımı kabul etmediğini söyleyen partililerimize saldırı oldu. Ankara’nın göbeğinde Türkiye’nin 3. büyük partisinin milletvekilleri darp edildi polis tarafından. İşkenceye uğradı. Ankara Emniyet Müdürü, Ankara Valisi derhal istifa etmelidir. Bir halkın iradesine bu şekilde saldıramazlar. Derhal istifa etmeliler. Kendilerini demokrasiye davet ediyoruz.

'MEZARLAR TAHRİP EDİLDİ'

Ramazan ayındayız, önümüz bayram, ama Ramazan ayında da iktidarın kötülükleri bitmedi. Türkiye’nin dört bir tarafında mezarlıklar tahrip edildi. Düşünün Ramazan ayında oruçlu bir anne çocuğunun mezarı saldırıya uğramasın diye günlerce mezarlıkta nöbet tuttu. Ama iktidar mezarlıklara saldırmaktan vazgeçmedi.

'KALDIRIMA GÖMÜLEN İKTİDARIN VİCDANI, İNSANLIĞIDIR'

Son olarak Bitlis Garzan Mezarlığı’ndan İstanbul Adli Tıp Kurumu'na götürülen 282 cenazenin Kilyos’ta mezarlığa değil de kaldırıma gömüldükleri basına yansıdı, hepimiz gördük. Dün bir kez daha kaldırımlara gömülerek aileler cezalandırılmış oldu. Mezarlıklar toplumun ortak değeri ve kutsalıdır. İslamiyete göre cenazenin kimliğine, inancına ve düşüncesine bakılmaksızın saygı duyulur. Cenaze geçerken durum ne olursa olsun herkes ayağa kalkar ve saygı gösterir. Ama İktidar halkın kutsalına saldırmaya devam ediyor. Ahlaksızca mezarlıkları kaldırıma gömüyor. O kaldırıma gömülen iktidarın vicdanı, ahlakı, iktidarın insanlığıdır."

BAĞLANTILI HABERLER