+GERÇEK - Irak’ta, 16 Mart 1988 tarihinde Saddam Hüseyin liderliğindeki Baas rejimi Irak Federe Kürdistan Bölgesi'nin Halepçe kentinde Kürtlere yönelik hardal gazı ve ölümcül sinir gazı sarin ile kimyasal saldırı gerçekleştirdi. 34 yıl önce gerçekleştiren bu katliamda 6 bine yakın sivil insan hayatını kaybetti, 10 binden fazla kişi de yaralandı. Kimyasal saldırının etkisi yıllarca devam etti. 

Diyarbakır’da, Amed Emek ve Demokrasi Platformu, Halepçe katliamının yıl dönümünde yaşamını yitirenleri andı. Koşuyolu Parkı İnsan Hakları Anıtı önünde yapılan basın açıklamasına HDP, CHP, EMEP, TİP, DEVA ve Gelecek Partileri yanı sıra, meslek örgütleri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu katıldı. Açıklamayı KESK Dönem Sözcülüğü adına Tüm-Belsen Başkanı Mehmet Candar okudu.

 SALDIRI 43 BİN 753 AŞKIN KİŞİNİN ÖLÜMÜNE NEDEN OLDU

“Kürtlerin Halepçe Katliamı yaraları hâlâ Kanıyor” ifadelerini kullanan Candar, 16 Mart 1988 tarihinde Halepçe’de insanlık dramı yaşandığını söyledi. Ortadoğu coğrafyasında Kürtlerin uzun yıllardır trajik katliamlarla karşılaştığını ifade eden Candar, bu katliamların tarihsel arka planlarının olduğuna dikkat çekti.

Candar, “İran-Irak Savaşı sırasında İran sınırına yakın bir kent olan Halepçe'de yaşayan Kürt halkı dönemin Cumhurbaşkanı Saddam Hüseyin emri ile "Kimyasal Ali" olarak tanınan Ali Hasan el-Mecid'in tarafından kimyasal gaz bombaları bırakılarak Kürtlere karşı Enfal Hareketi başlatılmıştı. Halepçe’de 16 Mart 1988’de yaklaşık 5 saat süren kimyasal bombardıman sonrası, çoğunluğu çocuk ve kadın 6 bin 357 kişi Katliamda yaşamını yitirdi, 14 bin 765 kişi de ağır derecede yaralandı. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) raporuna göre bu kimyasal saldırı, günümüze kadar 43 bin 753 aşkın kişinin ölümüne, 61 bin fazla kişinin de sakat kalmasına sebep oldu” dedi.

KATLİAMIN ETKİSİ HALA SÜRÜYOR

Etkileri uzun süreli olan kimyasal gazlardan etkilenen yüzlerce kişinin tedavilerinin hâlâ devam ettiğini hatırlatan Candar, şunları söyledi: “Katliam sonrası ikinci bir saldırıdan kaçarken ailelerini, çocuklarını kaybeden insanların travmaları devam ediyor. Kimyasal Ali, kimyasal silahın etkili olabilmesi için önce evleri konvansiyonel silahlarla bombalayarak camların kırılmasını sağlamış ardından kimyasal bombaları devreye sokmuştu.

İkinci saldırı başladığında ortaya kesif bir koku yayıldı. Kurtulanların “elma kokusu”na benzettiği kokuya kimse anlam verememişti. Mecid’in bombardımanda kullandığı hardal, sarin ve VX gibi gazların kokusunu genizlerinde hisseden Halepçe’deki İnsanlar, ve diğer tüm canlılar birer birer toprağa düştü. Amed Emek ve Demokrasi platformunu oluşturan sendikalar, odalar ve meslek örgütleri olarak bu katliamları kınıyoruz bir daha yaşanmamasını diliyor Unutmadık ve Unutturmayacağız.”