Anayasa Mahkemesi (AYM), Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin’in 843 sayfadan oluşan ve 451 kişi hakkında siyasi yasak istemiyle hazırladığı Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılması yönündeki iddianameyi kabul etti. Kapatma davasına tepkiler sürerken, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, partilerinin kapatma girişimlerine karşı muhalefete mücadele vurgusu yaptı. 

‘TABELA PARTİSİ DEĞİLİZ’

HDP’nin kapatılması talebinin tamamen siyasi bir karar olduğunu belirten Hatimoğulları, partilerinin kapatılması yönündeki taleplerin Kobane Davası’yla gündeme getirildiğini aktardı. HDP’nin kapatılması tartışmalarının her ne kadar iktidar ortağı MHP tarafından dile getirilse de bu kararın arkasındaki en büyük gücün AKP iktidarı olduğunu kaydeden Hatimoğulları, “Son 6 yılki sürece baktığınızda partimizin binlerce üyesi, gönüllüsü şu anda cezaevinde, geçmiş dönemdeki tüm MYK’larımız ve eski eş genel başkanlarımız yine birçok milletvekilimiz tutuklu. Belediyelerimizin hepsine kayyım atandı. Bugün yaşananların hepsi parti kapatmayla eş değerdir. Siyaset yaptırmamaya çalışıyorlar ama tüm bunlara rağmen partimizi kapatmazlar diyoruz. Bu bir ajitasyon değil tamamen gerçekliktir. Bu zamana kadar zaten fiili olarak partimizi kapatmaya çalıştılar. Ama HDP tüm saldırılara rağmen kendisini küllerinden yeniden var etti. HDP’den önce, parti kapatma ve cezalandırmalara kadar tüm süreçlerden deneyimler yaşadık. Kendimizi var edip mücadele etmemizin nedeni halkımızın örgütlü olmasıdır. Partimiz tabela partisi değildir” ifadelerini kullandı. 

NEWROZ HATIRLATMASI

Geçen seneden bu yana parti kapatma tartışmalarının sürdüğünü kaydeden Hatimoğulları, hem iktidarın hem de iktidar ortağının bu tür girişimlerden vazgeçmeye çağırarak, “Geçen sene de partimizi kapatmak istemişlerdi, fakat halkımız bu kapatmaya karşı pandemiye rağmen Newroz alanlarını milyonlarla doldurarak cevap verdi. Partimizi kapatma ile uğraşmaktan vazgeçsinler, çünkü güçleri yetmez” diye belirtti. 

‘MÜSAADE ETMEYECEĞİZ’

HDP’ye dönük saldırıların, 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 seçimleriyle iktidar eliyle hayata geçirildiğini kaydeden Hatimoğulları, bu saldırıların nedeninin de iktidarın Türkiye’ de kurmak istediği rejimden kaynaklı olduğunu aktardı. 7 Haziran sürecinden bu yana sürdürülen fiziki saldırıların bugün İzmir il binalarında katledilen Deniz Poyraz’a kadar süre geldiğini dile getiren Hatimoğulları, “Saray ve saray gladyosunun operasyonel senaryolarını deşifre etmeye devam edeceğiz. Aynı suyla iki kez yıkanılmaz. Bize tekrar 7 Haziran sürecindeki katliamları yaşatmalarına müsaade etmeyeceğiz. Muhalefetin de bu katliamlara ve saldırılara karşı aldığı tutum çok önemlidir. Bugün aydınlar, gazeteciler, Aleviler, solcular, sosyalistler, Kürtler hedeftir. Çünkü bu tür katliamlar en fazla da bu kesimler üzerinden hayata geçiriliyor. Oluşabilecek saldırılardan da aynı gladyo sorumludur. Çünkü bu toplumu provakasyon ortamına çekerek, bir çatışmalı ortamına çekerek halkı sindirmeyi amaçlıyor. Bu tür saldırıları durdurmak başta HDP ve tüm muhalefet sorumludur” çağrısında bulundu. 

ORTAK MÜCADELE VURGUSU

HDP’nin kapatılması halinde geri dönüşü olmayan bir hukuk cinayetinin işleneceğini kaydeden Hatimoğulları, “Bu girişim gerçekten de bu ülkedeki demokrasiyi tamamen katletmenin finali olur. Bu finali, biz bütün demokrasi güçleriyle dayanışarak yaptırmamalıyız. Bugün HDP’yi kapatmak isteyen iktidar, sadece HDP ile hesaplaşmak istemiyor, kendisine biat etmeyen herkesle HDP üzerinden hesaplaşmak istiyor. O yüzden HDP’nin kapatılmasına karşı güçlü duruşu sergileyecek olan şey ortak mücadeledir. Biz partimizin kapatılması halinde kendi seçeneklerimiz masaya yatıracağız” ifadelerini kullandı. (MA)