Seda TAŞKIN 


ARTI GERÇEK-  HDP, kapatma davasıyla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) sunulan ön savunmayla ilgili açıklama yaptı. HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede, Hukuk Komisyonu üyesi avukat Maviş Aydın, Parti Meclisi (PM) üyesi avukat Doğan Erbaş ile HDP’nin hukukçu milletvekillerinden Mehmet Rüştü Tiryaki toplantıya katıldı. Komisyon adına açıklama yapan Ümit Dede, yaklaşık 4 aylık bir süreçte hukukçu, avukatlar ve akademisyenin emeği sonucu ön savunmalarını hazırladıklarını söyledi. 

‘İDDİANEMEYE CEVAP DEĞİL, TÜRKİYE DEMOKRASİNE ETKİLERİ ÜZERİNDE DURDUK’

Dede, Türkiye siyasi tarihi açısından HDP’nin kapatılma davası bir ilk olmadığı ve bundan önceki süreçlerde de Türk yargısının benzer kararlar verdiğini belirtti. Dede, gelinen son aşamada HDP’nin kapatılmak istendiğini belirterek, “Bu çerçevede HDP’nin kapatılmasına ilişkin hazırlanan iddianamedeki iddialara cevap vermeyi değil, ön savunmada daha çok parti kapatmaların Türk yargısı içindeki yeri ve Türkiye demokrasisine yönelik etkilerini üzerinde daha ayrıntılı durduk” dedi. 

Anayasa Mahkemesi’nin kapatma davasına yönelik öncelikli olarak ele alması gereken hususların olduğunu belirten Dede’nin konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde: 

“Örneğin siyasi partiler yasasını 102. Maddesinde eş başkanlar ve merkez organları dışındaki kişilerin siyasi partinin odak haline geldiği düşünülen eylemleri varsa, Yargıtay Başsavcılığı’na bu konuda siyasi partinin uyarı yapması gerekirken, hiçbir uyarı yapmış olmaması bu davanın açılmaması gerektiğini gösteriyor. İddianamede 451 arkadaşımızın siyasi yasağı istiyor.”

‘İRFAN FİDAN YARGILAMAYA KATILAMAZ’

“Bir diğer husus İrfan Fidan anayasa mahkemesi üyesi öncesinde İstanbul Cumhuriyet Savcısı iken onun sorumluğunda yürütülen birçok soruşturma, HDP iddianamesi içine konulmuş ve HDP’nin kapatılması için bir gerekçe olarak gösterilmiş. Yasada düzenlenen hakimin çekilme sebepleri ve hakimi reddetme sebeplerinden biri eğer bir hakim soruşturma açısında o konuyla ilgili soruşturma yürütmüşse sonrasında yürütülen yargılamaya katılamaz demektir. Bu da emredici bir hüküm. Hakimi yasaklılık sebeplerinden biri HDP davası itibariyle gerçekleşmiş bulunuyor. Anayasa Mahkemesi şimdiden soruşturma süreçleri devam ederken ki milletvekili arkadaşlarımız açısından henüz fezleke açılmış durumdadır. Anayasa mahkemesinin bireysel başvuru yolu ve yapılacak bireysel başvuruları nasıl bir arada dengeleyecek öncelikli olarak bunu öne alması gerekir.”

‘SİYASİ PARTİLER YASASI ANAYASA DÜZENLEMELERİNE AYKIRI’

Siyasi partiler yasasında düzenlemeler mevcut. Siyasi partiler yasasındaki 80. ve 81. Maddeler anayasadaki düzenlemelere aykırıdır. Anayasa Mahkemesinin bu hususu dikkate alıp bu maddelerin anayasaya uygunluğunu denetlemesi gerekir. Bunun bir ön mesele olduğunu incelenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yine 82. Madde sorunlu bir maddedir. Uygulamada siyasi partilerin kapatılmasında dayanak olarak gösterilmiştir. 82. Maddede sorunlu bir maddedir. 82. Maddeyle ilgili ırkçılık yapan bir siyasi partinin elbette faaliyetlerinin yargısal denetime tabi tutulması gerekir. Bu ırkçılık tanımının Anayasa Mahkemesi’nin evrensel tanımlanarak açıklık getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. 

Bir diğer husus Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) hem de Anayasa Mahkemesi’nin Türk Ceza kanundaki bir kısım maddelere ilişkin ön görülemez olduklarından bahisle aslında bir yasa maddesini taşıması gereken nitelikleri taşımadığı yönünde kararları mevcut olup yine uluslarası kurumlar tarafından bu yasaların iptal edilmesi gerektiği yönünde birçok rapor yayınlanmıştır. Bu yasaların iptal edilmesi gerektiği yönünde birçok rapor yayınlanmıştır. AİHM, Demirtaş Türkiye davasında verilen kararda buna dikkat çekilmiştir ve bu maddenin kaldırılması gerektiği kararı verilmiştir.

AYM kapatma davasını incelerken her ne kadar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı iddianamesinde AİHM kararlarını göz önünde bulundurmamış, AİHM içtihatlarını esas almamışsa da AYM’nin bunları dikkate alacağına inancımızı koruyoruz.  Demokratik Toplum Partisi’ne (DTP) ilişkin AİHM’in verdiği kararın AYM’nin dikkatine sunuyoruz. 

Türkiye demokrasisi açısından bir şansımız olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. AYM’nin hiç bir üyesi şu anda bir kapatma davasına imza atmış değil.  Avrupa hukuk sistemi ile hukuk sistemimiz, içtihat birliğine yol açacak, demokrasinin önünü açacak, örgütlenme özgürlüğü ve bir çok hakkın ihlali niteliğinde olan kapatma davalarında yeni bir yol açacağına inanıyoruz. Bu yol AKP’ye ye ilişkin açılan davada başlamıştı, orada bir ret kararı verilmişti. O günden bu yana AYM bir kapatma kararı vermedi. HDP açısından da kapatma kararın verilmeyeceğini düşünüyoruz. HDP’ye ilişkin yürütülmekte olan yargılama, savcının mütalaası beklemeden, savunma belirttiğimiz hususlar göz önünde bulundurularak durdurulmalıdır. AYM’nin bu yönde bir karar vereceğine ilişkin inancımızı koruyoruz."

BUNDAN SONRA NE OLACAK?

HDP’nin savunmasını sunmasından sonra Yargıtay Başsavcısı Bekir Şahin, esas hakkındaki görüşünü sunacak. Bu görüş de HDP’ye gönderilecek. Daha sonra AYM tarafından belirlenecek tarihlerde Şahin sözlü açıklama, HDP yetkilileri de sözlü savunma yapacak.

Bu sürecin ardından davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. İşlemler sürerken gerek Yargıtay başsavcılığı gerekse davalı HDP, ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.

Raporun, Yüksek Mahkeme üyelerine dağıtılmasının ardından Başkan Zühtü Arslan, toplantı için gün belirleyecek, üyeler belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak.

15 ÜYENİN 10’UNUN OY ÇOKLUĞUYLA KARAR VERİLECEK

HDP hakkındaki kapatma davasını, 15 kişiden oluşan AYM heyeti karara bağlayacak. Anayasa’nın 69. maddesinde sayılan hallerden ötürü partinin kapatılmasına veya dava konusu fiillerin ağırlığına göre devlet yardımından kısmen ya da tamamen yoksun bırakılmasına, toplantıya katılan üyelerin üçte iki oy çokluğuyla yani 15 üyenin 10’unun oyuyla karar verilebilecek. Karar, Yargıtay başsavcısı ile HDP’ye tebliğ edilecek ve Resmi Gazete’de yayımlanacak.

AYM’nin, siyasi yasak istenen partililerin, beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına neden olduğunu belirlemesi halinde bu kişiler, kesin kararın Resmi Gazete’de gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve denetimcisi olamayacak.