Irak'taki Federe Kürdistan bölgesinde KDP'nin tutumunu değerlendiren KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat, KDP’nin bir “Kürt davası” olmadığını belirterek, “KDP’nin davası Kürdistan’ın kaynaklarını Türk devletine pazarlayarak zenginliğine zenginlik katmaktır” dedi.

Hozat, Barzani ailesinin ABD, Avrupa, Türkiye ve Körfez ülkelerinde mal varlıklarıyla dünyanın sayılı zenginleriyle yarıştığını söyledi. 

'50 YILLIK PETROL ANLAŞMASI YAPILDI'

Yeni Özgür Politika Gazetesi'ne konuşan Hozat, bölgedeki çatışmalrın perde arkasında KDP ile Türkiye arasındaki anlaşmalar olduğuna işaret ederek, “KDP’nin Türkiye ile ciddi bazı anlaşmalar yaptığı artık bir sır değildir. Başûrê Kurdistan’daki petrol ve gazın Türkiye üzerinden Avrupa’ya aktarılacağı, ABD ve Avrupa’nın da bunu desteklediği görülüyor. Rusya-Ukrayna savaşından kaynaklı ortaya çıkan gaz krizinin bir parçada olsa böyle aşılmak istendiği yorumları gerçeğin sadece bir parçası. KDP yıllardır Başûr’un petrol ve gazını Türkiye’ye satıyor. Bu konuda 50 yıllık anlaşmalar yaptıklarını kendileri açıkladı. Irak ve YNK ile KDP’nin yaşadığı sorunların önemli bir nedeni de budur” dedi. 

'KÜRDİSTAN TÜRKİYE'NİN UCUZ MAL PAZARINA DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ DURUMDA'

KDP'nin Kürdistan’ın gazını ve petrolünü Türkiye’ye satarak kazandığı parayla Türkiye’de, ABD’de ve daha birçok ülkede milyar dolarlar değerinde mallar-mülkler satın aldığını söyleyen Hozat, "Dünyanın sayılı bankalarına hazineler yatırıyor. Halk ise perişan durumda. Tarım ve ziraat çökmüş. Üretim alanları yok edilmiş. Yıllardır memurlar beş kuruş maaş alamıyor. Öğrenciler sefalet içinde. İşsizlik, yoksulluk, açlık hat safhada. Kadına karşı şiddet dehşet düzeye ulaşmış. Halk Türkiye’nin artıklarından, çöplüğünden beslenen zavallı bir duruma getirilmiş. Kürdistan Türkiye’nin ucuz mal pazarına, çöplüğüne dönüştürülmüş. Halk evine bir lokma ekmek götüremezken, öğretmenler yıllardır maaş alamazken, umutsuzluk içindeki gençler Kürdistan’ı terk ederken, KDP elitleri ceplerini, kasalarını doldurmakla, şatafatlı köşkler ve saraylar almakla-yapmakla meşgul" diye konuştu.

"KDP’nin bu gerçeğini topluma anlatan çok sayıda aydın, siyasetçi, gazeteci de zindanlardadır" diyen Hozat, "KDP kirli gerçeğini halktan gizlemek için tüm muhalif sesleri susturuyor; aynen AKP-MHP faşizminin Türkiye’de yaptığı gibi aykırı herkesi zindanlara dolduruyor. Ciddi tehlike gördüklerini ise komplolarla ortadan kaldırıyor” dedi.

MUSUL VE KERKÜK’TE HAKİMİYET

Türkiye’nin bu anlaşmalara dayanarak Musul ve Kerkük’te siyasi ve askeri hakimiyet geliştirmeye çalıştığını söyleyen Hozat, KDP’nin Türkiye’nin "Misak-ı Milli sınırlarına ulaşma planını desteklediğini" dile getirdi.

Hozat, “Plan gereği Başûrê Kurdistan’ı Türkiye’nin bir vilayeti haline getirme konusunda Türkiye ile KDP'nin anlaştığını ve bu durum gerçekleşirse bu vilayetin başına da vali olarak Barzanilerden birinin konulacağını" söyledi.

BARZANİ’NİN İNGİLTERE ZİYARETİ 

Federe Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani’nin Erdoğan ile görüşmesinden hemen sonra İngiltere’de görüşmelerde bulunmasına dikkat çeken Hozat, "Anlaşılan Erdoğan ile yaptığı anlaşmalara dair İngiltere’nin ve Avrupa’nın desteğini almak istiyor. Öte yandan bu görüşme İngiltere’nin de bu savaştaki rolünü ortaya koyuyor" dedi.

'KÜRDİSTAN ÇÖLLEŞİYOR'

KDP'nin desteği olmadan Türkiye’nin bölgede hakimiyet kuramayacağını vurgulayan Hozat, "KDP’nin daveti ve verdiği istihbaratlar üzerine her gün havadan yağan onlarca bomba, Kürdistan’ın dağını, taşını, ağacını, çimenini, suyunu zehirliyor, cennet ülke Kürdistan çölleşiyor" dedi.