+GERÇEK - Karar gazetesi yazarı İbrahim Kahveci, bugünkü yazısında, "Türkiye’de ücret düzeyi hızla gerileyerek asgari ücrete yaklaşıyor. Ortalama ücret ile asgari ücret artık nerede ise birleşti. Özellikle bu yıl ücret artışları hem asgari ücretin gerisinde kaldı hem de enflasyonun altında ezildi" dedi.

Kahveci, yazısında şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre ocak-şubat ayı 16 milyon çalışanın ortalama brüt ücreti 7.735 lira olarak gerçekleşti. Buna göre özel sektörde bütün çalışanların aylık net ücretleri de 6.167 liraya geliyor.

Geçen yıl ocak-şubat aylarında özel sektör çalışanlarının ortalama brüt ücretleri 5.440 lira ediyordu. Bu hesaba göre ülkemizde son bir yılda ücret artışı yüzde 42,2 düzeyinde gerçekleşti. Oysa asgari ücretin yüzde 50,5 düzeyde arttığı görüldüğünde ortalama ücret artışının çok geride kaldığı anlaşılıyor.

Burada dikkat çeken noktayı belirtelim: Asgari ücret artışı yüzde 50,5 ve ortalama ücrete çok yakın. Bu demektir ki, asgari ücretin üzerindeki ücretler yüzde 40’ın da gerisinde bir artış yaşadı. Bu sayede ortalama ücret arışı yüzde 42,2 düzeyinde gerçekleşti.

2021 Ocak-Şubat ortalama net ücret:4.157 TL

2022 Ocak-Şubat ortalama net ücret: 6.167 TL

2021 asgari ücret 2.826 TL

2022 asgari ücret 4.253 TL

Ortalama ücret asgari ücret farkı;

2022 -%31,0

2021 -%32,0

Verilerden görüldüğü gibi sadece bu yıl ortalama ücret ile asgari ücret farkı bir puan daha daralmış oldu.

ENFLASYONUN YARISI KADAR ÜCRET

Önceki gün İstanbul Ticaret Odası İstanbul ücretliler geçinme endeksini açıkladı. Buna göre İstanbul’da fiyatlar son bir yılda yüzde 79,97 artış gösterdi. Bu artışın içinde özellikle gıda fiyatlarının yüzde 84,4 artışı dikkat çekiyor.

İstanbul’da gıda fiyatlarındaki artış oranı aslında ücretlerdeki artış oranının tam iki katı şeklinde gerçekleşti.

Hatta sebze ve meyve fiyatlarında yaşanan yüzde 127,0 oranındaki artış ise ücret artışının tam üç katına ulaştı.

Türk-İş’in nisan ayı açlık sınırı ise 5.323 lira oldu. Gıda fiyatlarındaki artış yüzde 85,02 olurken açlık sınırındaki yıllık artış ise 2.767 liradan 5.323 liraya yüzde 92,4 artış yaşamış oldu.

Bu veriler de gösteriyor ki, ülkemizde açlık-yoksulluk oranlarında yaşanan artışın yarı seviyesinden daha düşük oranda bir ortalama ücret artışı gerçekleşti.

Geçen yıl ilk 2 ayda alınan ortalama ücret (4.157 TL) ile açlık sınırı arasında +1.390 lira fark vardı (%50,0). Oysa bu yıl açlık sınırı (5.323 TL) ile ortalama ücret (6.167 TL) arasında sadece 843 lira fark kaldı (%16,0).

Asgari ücretlinin açlık sınırının altında bir maaş aldığı ülkemizde henüz yılın ilk yarısında olunmasına rağmen ortalama ücretin de açlık sınırına geldiği görülüyor.

Önceki yılların son çeyreğinde açlık sınırına gelen asgari ücret artık yılın daha ikinci ayında bu seviyenin altına düştü. Ama belki de tarihte ilk kes ortalama ücretin de açlık sınırının altına düşmesi ile karşı karşıya gelmiş bulunuyoruz.

Ülkemizde ücret düzeyinin fakirlikte birleştiğini ve artık ortalama ücretin bile açlık sınırına geldiğini gösteriyor.

Okumanın-eğitimin bile çalışanları açlıktan kurtarmaya yetmediği bir ortamda orta sınıftan nasıl bahsedilebilir ki?"