Can DÜNDAR


ARTI GERÇEK-Ben imaj danışmanlarına pek inanmam, basın danışmanlarının da giderek işlevsizleştiğini görüyorum, ama Muharrem İnce’nin iyi bir imaj ve basın danışmanına ihtiyacı olduğu kesin… Kamuoyu önüne çıktığından beri sürekli iletişim kazası yapıyor çünkü…

Bu kazalar serisi, bence 2018 yazında, “CHP’nin Genel Başkanı, doğal cumhurbaşkanı adayıdır, kaçamaz” deyip 4 ay sonra CHP Genel Başkanı’nın, Cumhurbaşkanı adaylığı teklifine olur demesiyle başladı. Ya o lafı söyleme, ya teklifi kabul etme, ya da 4 ayda fikrinin neden değiştiğini izah et, değil mi? Hiçbiri olmadı.

Öfkesine hâkim olamadığı, küfürlü telefon konuşmaları, Meclis’e dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle gelen fezlekenin içeriği, muhaliflerinin eline koz verdi; ama İnce, bunlara rağmen kampanya boyunca sergilediği performansla toplumu ayağa kaldırmayı başardı.

Erdoğan’ın tahtını salladı. Ancak zincirleme kazalar, seçim gecesi bütün gözler onu ararken ortadan kaybolmasıyla başladı. Basın açıklamasında özür dilemek zorunda kaldığı o kaza, hala tamir edilemeyen bir güven krizi yarattı. Peşinden bu kez de bir gazeteciyle yaşadığı güven sorunundan doğan, “Adam kazandı” mesajı geldi.

Bir süre köşesine çekildi. Yeniden ortaya çıktığında, eski iletişim hatalarından hiç ders almadığını gördük. Birkaç gazeteciyle telefonla konuşup başkasına atfen yazılmasını istemesi, çok modası geçmiş bir kandırmacaydı. Nitekim sonradan “Öyle demedim”, “Ben demedim” diye yalanlamak zorunda kaldı. Son dakikada Nagehan Alçı’yla aynı telefon sıkıntısını yaşadı. Sanırım İnce’nin, CHP’den önce, telefonunu terk etmesi daha hayırlı olacak.

Atatürkçülük iddiasıyla yola çıkıp Lozan’ın yıldönümünde Ayasofya’da namaz için sıraya girmesini, yani yörüngesizlik sorununu başka bir yoruma bırakıyorum. Ama dünkü basın açıklamasında, soru almayıp gazetecileri birer tutanak memuruna çevirmesi, tam da Erdoğan’la başlayan, “Ben söylerim, onlar yayınlar” tavrının tekrarıydı. Yandaş medya zaten tam kadro yayındaydı.

Hareket daha çok yeni, ama şu ana kadar, İnce hareketinin önündeki ilk engel, İnce’nin kendisi gibi görünüyor.