Batman’ın Kozluk ilçesine bağlı Timoq (Gümüşörgü) köyüne 31 Mart’ta askerlerce yapılan baskında, 15 kişi darp edilerek gözaltına alındı. Askerler, gözaltına aldığı Yahya Karabaş’ın başına çuval geçirerek, kendisine 4 gün boyunca işkence yaptı. Serbest kaldıktan sonra darp raporu almak isteyen Karabaş’a rapor verilmedi. 

KÖY ABLUKADA 

29 Mart’tan beri ablukaya alınan ve daha sonra yasak ilan edilen Timoq köyüne hala giriş çıkışa izin verilmiyor. Gördüğü işkencenin basına yansıması sonrası yeniden gözaltına alınıp bırakılan Karabaş, 15 Nisan’da 3’üncü kez gözaltına alınarak tutuklandı. Batman Sulh Ceza Hakimliği tarafından “Ruhsatsız silah bulundurmak”, “Patlayıcı madde bulundurma ve temin etme” ile “Örgüt üyeliği olmak” iddiasıyla tutuklanan Karabaş’ın avukatı Yunus Bağış, yaşanan süreci Mezopotamya Ajansı’na (MA) anlattı.

AĞIR İŞKENCELERE MARUZ KALDI

Aynı zamanda İnsan Hakları Derneği (İHD) Şube yöneticisi olan Bağış, işkencenin yaşandığı güne dikkati çekerek, “Karabaş, çok ağır bir işkencelerle karşılaştı. Kendisi olayın mağduru olmasına rağmen evinin 46 metre uzağında çok eski bir silah bulunmasından kaynaklı ‘örgüt üyeliği’, ‘patlayıcı madde bulundurma ve temin etmek’ iddiasıyla tutuklandı. İlk gözaltında adli kontrol kararı verildi. 12’sinde ise savcılık tutuklama istedi. Hakimlikte serbest bırakılan Karabaş 15 Nisan’da imza atmaya giderken, somut bir delil olmamasına rağmen tutuklandı” diye konuştu.

DELİL YOK

Savcılığın tutuklamada ısrar ettiğini vurgulayan Bağış, “Savcılık inat ve ısrarla ‘örgüt üyeliği’ne delil oluşturmaya çalışıyor. Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) göre, bir delil varsa bir kişi yargılanır. Yani delilden sanığa ulaşmaya çalışılır. Ancak burada savcılık şüpheliden delile ulaşmaya çalışıyor. Bu kanuna aykırı bir durumdur. Tüm bunlar bir araya getirildiğinde savcılığın ısrarla delil oluşturma çabası içerisine girdiğini gösteriyor. 3’üncü kez gözaltına alındığında ilk alındığında da somut bir delil yok” dedi.

SAVCILIK SUÇ ÜRETTİ

Savcılığın Karabaş’ın evine 46 metre uzaklıkta bulunan eski bir silahtan 3 ayrı suç üretme çabası içerisine girdiğini dile getiren Bağış, “Bir kişinin yargılanıp ceza alması için somut delilerin olması şartı var. Bu dosyada ‘örgüt üyeliği’ne delil oluşturacak somut bir şey yok. Kişi kendi evinin veya bahçesinden sorumludur. 46 metre uzaklıkta bulunan kim tarafından konulduğu, ne amaçla konulduğu belli olmayan bir materyalden sorumlu tutulamaz. Burada ‘örgüt üyeliği’ni oluşturacak bir delil yok. İddia makamı hukuka aykırı bir şekilde davranarak Karabaş’ın tutuklanmasını istedi” diye belirtti. 

İŞKENCEYE SORUŞTURMA YOK 

Bağış,  Karabaş’a yapılan işkenceye ilişkin 11 Nisan’da Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduklarını hatırlatarak, şimdiye kadar hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunan kolluğun olmadığını kaydetti. Bağış, “İşkence dosyalarında maalesef kolluğun yaptığı işkenceleri hep birlikte bertaraf ediyorlar. Bu olaydan önce de sadece Batman'da değil diğer yerlerde de gerçekleşen işkenceden kaynaklı caydırıcı bir suç verilmiş değil. Uluslararası hukuk hiçe sayılarak bu durum gerçekleşiyor. Cezasızlık politikası sürdükçe bu durum böyle devam edecek. Cezasızlık politikası yeni işkenceleri beraberinde getiriyor” diye konuştu.

‘KÖYDE BİR ŞEYLER SAKLANIYOR’

Karabaş’ın kan çanağına dönen gözlerinin iyileşmeden tutuklandığını ifade eden Bağış, tutuklamaya karşı itirazda bulunacaklarını söyledi. Köye yaşanan duruma ilişkin de konuşan Bağış, şunları dile getirdi: “Köy 29 Mart gününden bu yana abluka altında. Köyde ne olduğuna dair sağlıklı bilgi alamıyoruz. Burada saklanan bir şey yoksa girip bilgi alalım. Ancak ne hak savunucuları ne de milletvekillerinin köye girilmesine izin verilmiyor. Köye girdiğimizde bir rapor hazırlayıp bunu kamuoyu ile paylaşacağız.” (MA)