ARTI GERÇEK- Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi, hayatı boyunca özellikle Kürt sorunu konusunda resmi ideolojiye karşı mücadele etmiş, gerçekleri açıklama uğruna 17 yılını hapiste, 30 yıl mahkemelerde geçirmiş bilim insanı, akademisyen İsmail Beşikçi için bir video hazırladı. 

"İsmail Beşikçi'ye saygılarımızla" başlıklı videoda İsmail Beşikçi'nin dostları, akademisyenler, yazarlar, gazeteciler onu ve mücadelesini anlatıyor. Aralarında Artı Gerçek yazarları ve Artı TV programcılarının da bulunduğu anlatıcılardan bazılarının sözleri özetle şöyle:

Gazeteci yazar Doğan Özgüden: 60'lı yıllarda Ant dergisini yönetirken onun Doğu Anadolu üzerine yaptığı çalışmalar Kürt sorununa yaklaşımımızda önemli kaynaklardan biriydi. Doğu Anadolu'nun Düzeni kitabı Türkiye sol hareketinin temel referanslarından biri olmuştu. Sarı Hoca Türkiye düşün dünyasının kilometre taşlarındandır.

Gazeteci yazar Hasan Cemal: Sevgili İsmail Beşikçi hoca seninle çok uzun yıllardır görüşmedik ama hiçbir zaman aklımdan çıkmıyorsun. İsmail Beşikçi hoca deyince Kürt İdris'in o sözü aklımdan çıkmıyor: "Bizim adımız babaya kabadayı çıkmış ama asıl kahraman, kabadayı sizsiniz." Türkiye'de resmi ideolojinin, resmi tarihin yalanlarını deşifre ederken ömrünün 30 yılını mahkemelerde, 17 yılını hapishanelerde geçiren sevgili Beşikçi iyi ki varsın.

Siyaset bilimci Prop. Dr. Baskın Oran: Kendisini Erzurum Atatürk Üniversitesi'nde barındırmadılar. Bizim sosyoloji hocamız İsmail Yasa onu asistan olarak aldı. Hatta kendi odasında oturttu. O zamandan tanıyorum. Odası benimki ile karşı karşıyaydı. Dedim ki bir gün, ya şey yapsan, Kürt meselesinin bu ortamda telaffuz edilmesi zor bir şey... 'Ne zaman Baskın, ne zaman...' dedi. O zaman benim de kafamda şimşekler çaktı, birdenbire değiştim. İsmail Beşikçi benim için koskoca bir yürek. 17 yıl yatmış içeride gık dememiş. Bu memlekette vicdanı olan herkes için o bir devdir. Hepimiz ondan esinlendik. Tabii vicdan sahibi olanlarımız demek istedim...

Araştırmacı yazar Ayşe Hür: İsmail Beşikçi hocam benim genç kızlığımdan beri rol modelimdir. Mücadelesini ve bu mücadele sırasında takındığı dervişane tutumunu her zaman saygı ve hayranlıkla izlemişimdir. Bence sadece devletin baskı ve zorbalıklarına karşı değil ama kendisine çok yakın olması gerektiği beklenen grupların kadir kıymet bilmezliklerine, yalnızlaştırmalarına karşı takındığı tavır daha çok anlamlıdır. 

Araştırmacı yazar Dr. Fikret Başkaya: O sıradan bir aydın değildi, sıradan bir münevver de değildi bir entelektüel yani gerçeğin peşine düşen ve asla taviz vermeyen değerli bir düşünce insanı, yani ideolojik köleliğe isyan eden, bu ülkede yetişmiş birkaç entelektüelden biridir desek asla abartı olmaz.

Müzisyen aktivist Şanar Yurdatapan: Neydi onu 17 yıl hapiste, bir o kadar da mahkeme kapılarında süründüren şey? Açık sözlülüğü, aka ak karaya kara deyişi. Nasıl Türk'e Türk diyorsa Kürt'e de Kürt deyişi. Nasıl ki Bulgarların yaşadığı topraklara Bulgaristan diyorsak Kürklerin yaşadığı toprakların adına da Kürdistan deyişi. Onun hayatını karartan sözleri ve yazıları hepimizin ufkunu aydınlattı, aydınlatıyor.